Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/2912 E. , 2024/4831 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/2912 Karar No : 2024/4831 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … VEKİLİ : Av. …, Av. … 2- … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, …
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/2912 E. , 2024/4831 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/2912 Karar No : 2024/4831 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … VEKİLİ : Av. …, Av. … 2- … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada … parsel sayılı (eski … sayılı parsel) taşınmazı kapsayan alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan Yalı Kıyı Kesimi I. Etap Koruma Amaçlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu imar planlarının, kendi arasında uyumlu olmasına karşın dava konusu parselin bir kısmının planlama alanı dışında kalması, plan onama sınırının 1/25.000 ölçekli planda turizm tesis alanı olarak gösterilen bölgenin tamamını kapsamaması, kavşağın kuzeyinde yer alan yolun sürekliliğinin olmaması sebepleriyle 1/25000 ölçekli nazım imar planına aykırı olduğu, dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamadığı, Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik hükümlerine göre koruma amaçlı imar planlarının doğal sit alanları ile varsa etkileşim geçiş sahalarının bütününü kapsayacak şekilde, içinde bulunduğu yerleşme ile ilişkileri kurularak hazırlanması esas olmasına karşın etkileşim geçiş alanında yer alan kavşak düzenlemesinin bir kısmı ve kuzeydeki taşıt yolu ile III. derece doğal sit alanlarının bir kısmının planlama alanı dışına bırakıldığı, doğal sit alanlarının bulunduğu yerleşme ile ilişkilerinin kurulmadığı, turizm tesis alanlarına sadece 7 metrelik yaya+taşıt yolları ile ulaşım sağlandığı ve bu yolların da hiçbir yere bağlanmadığı için ulaşımda bir sürekliliğin sağlanmadığı, %30 üzerinde eğime sahip ormanlık bir alana yönelen 15 metrelik taşıt yolunun Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, “Koruma İlkeleri” başlığı altında 5.1.2 maddeli hüküm ile “orman alanlarının korunması” ilkesi ile uyuşmadığı, bu nedenle plan bütünlüğü ve hiyerarşisi içinde genel ilke ve stratejilere dayalı olarak bir çelişki ve tutarsızlık oluşturduğu, onay aşamasından önce Büyükşehir Belediyesinin görüşünün alınmadığı, yol hattının güney batısında yer alan bölgenin yaya ve bisiklet yoluna bırakılarak karayolu sürekliliğinin bozulduğu, yeni yapılacak yolun gerek bireysel ulaşım gerekse de toplu ulaşım kuralları açısından genel ilke olan en kısa mesafe-en kısa süre ilkesine uymadığı, planlanan kavşak için tüm yönlerden gelen yol eksenlerinin kavşak ile birlikte uyum göstermediği ve bu durumun kavşağın geometrisini bozarak trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, parselin kuzeyinde bulunan bölgenin dar bir alanda yaklaşık %30 gibi bir eğim farkı yarattığı ve bölgenin zeminin kayalık olması sebebiyle inşaat maliyetlerinin oldukça fazla olacağının anlaşılması karşısında; dava konusu Muğla ili, Bodrum ilçesi, Yalı mahallesi II. ve III. Derece Doğal Sit Alanı sınırları içinde yer alan Yalı Kıyı Kesimi I. Etap Koruma Amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının planlama tekniklerine, şehircilik ilkelerine, kamu yararına ve imar mevzuatına uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu taşınmaz üzerinde oluşturulan yol ve kavşak alanının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında yer alan bir gösterim olduğu, davanın konusunun kavşak alanına ilişkin olduğu göz önüne alındığında davacının istemi aşılarak karar verildiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu olduğu iddiasıyla temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının değişik gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muğla ili, Bodrum ilçesi, Çiftlik Mahallesi, Yalı Mevkii, … ada … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Yalı Kıyı Kesimi I. Etap Koruma Amaçlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygula imar planlarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanarak 29/11/2017 tarihinde 30 gün süreyle askıya çıkarılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir. 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Genel Plânlama Esasları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; "Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir." düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Yukarıda anılan temyize konu karar incelendiğinde dava konusu imar planlarının tamamına yönelik değerlendirmelerde bulunularak iptal hükmü kurulduğu görülmektedir. Uyuşmazlığa konu imar planlarının dayanağı 1/25.000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle davacılar tarafından ... İdare Mahkemesinde açılan ve Dairemizin E:2019/16137 sayılı esasına kayıtlı olarak temyiz aşamasında bulunan dosyada yer alan dava dilekçesinin incelenmesinden, davacılar tarafından, taşınmazlarının dayanak 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında kavşak alanına isabet etmesi nedeniyle parsel üzerindeki yapıların, zeytin ve narenciye ağaçlarının zarar göreceği, kavşak düzenlemesinin orman ile taşınmazları arasındaki geniş açıklık alana kaydırılması halinde herhangi bir zarar doğmadan sorunun çözülebileceği iddialarıyla anılan davanın açıldığı görülmektedir. Dava dosyasında yer alan dava dilekçesinde ise İdare Mahkemesince 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptaline karar verildiğinden dayanaksız kalan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali gerektiği iddiasıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyasıyla Dairemizin E:2019/16137 sayılı esasına kayıtlı dosyasının birlikte incelenmesinden, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında Bodrum ile Mumcular bölgesini birbirine bağlayan yolun sadece kavşak noktasına ilişkin bölümünün dava konusu edildiği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, davanın sadece kavşak noktasına ilişkin açıldığı ve anılan yolun üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planından gelen bir karar olduğu hususları göz önüne alındığında yol ve planlama bölgesinin tamamına yönelik değerlendirmelerle iptal hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir. Öte yandan, planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içermesi gerekir. Bu nedenle, farklı ölçekteki imar planlarının, birbirlerinin büyütülmüş kopyaları olmayıp soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayırıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir. Alt ölçekli planları denetleyen, yönlendiren ve esneklik çerçevesini çizen üst ölçekli planlar, kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgelerdir. Bu açıklamalar ışığında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ilke düzeyinde gösterilen kavşak noktasının alt ölçekli 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ölçeğin gerektirdiği düzeyde daha ayrıntılı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda kavşak düzenlemesine ilişkin kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Bu durumda ölçeği gereği daha ayrıntı plan kararları içermesi gereken 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı ile dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında plan kararları üretilirken trafik güvenliğini sağlayacak nitelikte kararlar alınması elzemdir. Bu itibarla, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu tespiti dikkate alındığında planlamanın bu açıdan şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konusu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. (X)- KARŞI OY: Uyuşmazlığa konu imar planlarının dayanağı 1/25.000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle davacılar tarafından açılan ve Dairemizin E:2019/16137 sayılı esasına kayıtlı olarak temyiz aşamasında bulunan dosyada yer alan dava dilekçesinin incelenmesinden, davacılar tarafından, taşınmazlarının dayanak 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında kavşak alanına isabet etmesi nedeniyle parsel üzerindeki yapıların, zeytin ve narenciye ağaçlarının zarar göreceği, kavşak düzenlemesinin orman ile taşınmazları arasındaki geniş açıklık alana kaydırılması halinde herhangi bir zarar doğmadan sorunun çözülebileceği iddialarıyla anılan davanın açıldığı görülmektedir. Dava dosyasında yer alan dava dilekçesinde ise İdare Mahkemesince 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptaline karar verildiğinden dayanaksız kalan dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali gerektiği iddiasıyla işbu davanın açıldığı ifade edilmiştir. Bu durumda, işbu dava dosyasıyla Dairemizin E:2019/16137 sayılı esasına kayıtlı dosyasının birlikte incelenmesinden, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında Bodrum ile Mumcular bölgesini birbirine bağlayan yolun sadece kavşak noktasına ilişkin bölümünün dava konusu edildiği sonucuna varılmaktadır. Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan paftalarında yer verilen kavşak noktasının, 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planları paftasıyla uyumlu olduğu, dolayısıyla planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı görülmektedir. Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda kavşak düzenlemesine ilişkin kavşak kollarının yol eksen çizgilerinin birbirleri ile örtüşmediği ve geometrik açıdan trafik güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte olduğu tespitlerine yer verilmiş olmakla birlikte anılan sorunun uygulama projelerinde çözümlenebilecek bir sorun olup planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olarak planlanan kavşak noktasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, 1/100.000 ve 1/25000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olarak uyuşmazlığa konu 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında planlanan kavşak noktasının şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna varıldığından davanın reddi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk karara katılmıyoruz.