8. Ceza Dairesi 2017/12059 E. , 2018/10141 K. Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında 21.01.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 289/1. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine dair; KIRIKHAN (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2014 gün ve 2014/200 esas, 2014/556 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dav…
**8. Ceza Dairesi 2017/12059 E. , 2018/10141 K.** **"İçtihat Metni"** Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında 21.01.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 289/1. madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyetine dair; KIRIKHAN (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 18.06.2014 gün ve 2014/200 esas, 2014/556 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi: Gereği görüşülüp düşünüldü: Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 106. maddesi gereğince haczedilen menkul malların 1 yıl içerisinde satışının istenmemesi halinde haciz işleminin hukuki sonuçlarının ortadan kalkacağı ve müsnet suçun da oluşmayacağı, dosya kapsamına göre; haciz tarihinin 04.02.2009 olduğu ve bu tarihte mahcuzların yediemin olarak sanığa teslim edildiği, 08.03.2010 tarihinde yapılan satış gününde sanığın mahcuzları satış mahallinde hazır etmediği, ancak dosyada satış talebi tarihi ve satış kararına ilişkin evrak bulunmadığının anlaşılması karşısında; hükme esas alınan icra dosyası getirtilerek incelenmesi, satış isteme süresini durduran veya kesen herhangi bir işlem yapılmadığının tespit edilmesi, süresinde satış istenmemesi halinde atılı suçun hukuka aykırılık öğesi oluşmayacağı; satış isteme süresini durduran veya kesen bir işlem yapılması ve satışın süresinde istendiğinin saptanması halinde ise; mahcuz malların akibetinin araştırılarak mevcut olup olmadıkları, sanığın mallar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunup bulunmadığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olup olmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Sanık hakkında temel hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan adli para cezasının farklı gerekçe göstermeksizin alt sınırın üstünde tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi, Sanığa verilen 1 ay 7 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 37 gün hapis denilip günlüğü 20TL’den adli para cezasına çevrilerek hükmün karıştırılması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.