10. Hukuk Dairesi 2025/4725 E. , 2025/7598 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1944 E., 2024/1606 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/58 E., 2022/311 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlan…
**10. Hukuk Dairesi 2025/4725 E. , 2025/7598 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1944 E., 2024/1606 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/58 E., 2022/311 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum işleminin iptali ile davacının TCDD Konya Depo Müdürlüğünde geçen 15.07.2004-14.10.2008 tarihleri arası hizmetlerinin 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi gereğince tüm sigorta kollarına tabi tutulması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı vekili dilekçesiyle davacının 1993 yılında askerlik görevini yaparken yaralandığını, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında Devlet Demiryollarında çalışmaya başladığını, 15.07.2004 - 14.10.2008 tarihleri arasındaki hizmetlerin uzun vadeli olarak değerlendirilmesini talep ve dava ettiği, Kurumun 01.03.2022 tarihli cevabi yazısı ile davacının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında 14.11.2001 tarihinden itibaren İçişleri Bakanlığı tasarrufu ile Devlet Demir Yolları Depo Müdürlüğünde hizmet akdiyle çalışmaya başladığı, işe giriş bildirgesinin 15.11.2001 tarihinde başlama gösterilerek Kuruma verildiği, dava edilen 15.07.2004-14.10.2008 tarihleri arasında davacının sigorta primlerinin tüm sigorta kollarından yatırıldığı, davacının ihtilaf konusu dönemde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalılığına tabi olarak sigorta primlerinin yatırıldığı bildirilmiş olup, her ne kadar davalı SGK, 15.11.2001 tarihinden itibaren işe giriş bildirgesi verilmesine rağmen uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istediğine dair herhangi bir talebi bulunmadığı tespit edildiğinden 18.03.2021 tarihinde dava konusu hizmetlerin iptaline karar vermiş ise de, işe giriş tarihinden itibaren tüm sigorta kollarına tabi olarak primlerinin kesilmiş olmasının yazılı irade beyanı yerine geçeceği ve tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan kişilerden ayrıca 506 sayılı Kanun'un 63. maddesinde öngörülen sosyal güvenlik destek primi kesilmemesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının 15.07.2004-14.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulması gerektiğinini tespitine, aksine tesis edilen Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davacının 15.07.2004-14.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulması gerektiğinin tespitinin talep edildiği, davalı Kurumun 01.03.2022 tarihli cevabi yazısında, davacının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında 14.11.2001 tarihinden itibaren İçişleri Bakanlığının tasarrufu ile Devlet Demir Yolları Depo Müdürlüğünde hizmet akdiyle çalışmaya başladığının, işe giriş bildirgesinin 15.11.2001 tarihinde başlama gösterilerek Kuruma verildiğinin, dava edilen 15.07.2004-14.10.2008 tarihleri arasında davacının sigorta primlerinin tüm sigorta kollarından yatırıldığının, davacının ihtilaf konusu dönemde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalılığına tabi olarak sigorta primlerinin yatırıldığının belirtildiği, her ne kadar davalı Kurumca davacının 15.11.2001 tarihinden itibaren işe giriş bildirgesi verilmesine rağmen uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istediğine dair herhangi bir talebi bulunmadığı gerekçesiyle 18.03.2021 tarihinde dava konusu hizmetlerin iptaline karar verilmiş ise de; işe giriş tarihinden itibaren tüm sigorta kollarına tabi olarak primlerinin kesilmiş olmasının yazılı irade beyanı yerine geçeceği ve tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışan kişilerden ayrıca 506 sayılı Kanun'un 63. maddesinde öngörülen sosyal güvenlik destek primi kesilmemesi ve davacının 15.07.2004-14.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulması gerektiği tespit edilmiş olup bu yöndeki Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından,istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ilen 506 sayılı Kanun'un 3/II-C maddesi ve 63. maddesi hükümleri ile Kurum kayıtları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.