Başvuru, yargı makamlarınca bir şikâyetin öğrenilmesine rağmen resen soruşturmaya başlanmamış olması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yargı makamlarınca bir şikâyetin öğrenilmesine rağmen resen soruşturmaya başlanmamış olması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 9/10/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca kötü muamele yasağının ihlali dışındaki iddialar yönünden kısmi kabul edilemezlik kararı verilerek başvurunun bu kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmaları kapsamında 25/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu hakkında Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesince 20/5/2019 tarihinde terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yargıtay incelemesinden geçen karar kesinleşmiştir. Başvurucu 25/7/2016-9/8/2016 tarihleri arasında gözaltında kalmıştır. Gözaltı giriş ve çıkışında başvurucu hakkında düzenlenen sağlık raporlarına göre başvurucunun vücudunda herhangi bir darp veya cebir bulgusuna rastlanmamıştır. Başvurucu yargılanmakta olduğu Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinde savunma yaptığı sırada kötü muameleye maruz kaldığını dile getirmiştir. 3/5/2017 tarihli duruşmanın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) çözümlerinin ilgili kısmı şöyledir:"...Sonuç olarak 25 Temmuz 2016 tarihinde gözaltına alındım 09 Ağustos tarihine kadar 16 günlük süre boyunca spor salonunda insan onur ve haysiyete yakışmayacak şekilde tutuldum bu sürede 220 kişi spor salonunda havasız banyo ihtiyacımız karşılamadan ve ilk 10 gün boyunca herhangi bir kıyafet verilmesinde izin verilmeksizin insanlık ve haysiyet kurallarına yakışmayacak şekilde fiziksel ve psikolojik işkenceye tabi tutulduk 16 gün boyunca bir kişiye iki tuvalet düştü ve Tuvalette banyo yapmak zorunda kaldım. yapılan adli muayene neler usulüne uygun olmayan bir şekilde yoklama tarzında yapıldı spor salonuna zeminde yattık kalktık ve kişi başına 1 metrekare alandan daha az bir alan düşmekteydi. 06 Ağustos 2016 tarihinde kolluk tarafından ifademiz alınacaklar söylenecek TEM şubeye götürüldük ve hukukta karşılığı olmayan bir şekilde ön mülakat yapıldı Avukat isteme bize rağmen Avukat sağlanmadı ve bu işlem ile ilgili olarak tarafıma herhangi bir belge vermedi. 09 Ağustos 2016 tarihinde mahkemeye çıkacağımız söylenecek sabah saat dokuzda otobüslere bindirilerek ve akşam saat 16 ya kadar otobüslerde arkadan kelepçeli bir şekilde 45 50 derece sıcaklıkta bekletildikten sonrasında adliyeye götürüldük. savcılık ifademizi onar kişi olarak yine arkadan kelepçeli bir şekilde alındı. Bunu da aynı zamanda kınıyorum. Sonrasında Sulh Ceza hakimliğine çıkarıldık ve önceden verilmiş kararlarla sadece Sulh Ceza hakimliğinde kelepçelerimiz söküldü. Hakimlige ve sevk edildikten sonra zaten toplu olarak tutuklandık ve Gece saat 30 arkadaş ta ki hapishane geldiğimizde Kelepçelerimiz çıkarıldı ve hapishaneye geldiğimiz için gerçekten mutlu olmuştum. Çünkü işkence sona ermişti...." Başvurucunun 3/5/2017 tarihli savunmasında dile getirmiş olduğu iddialar nedeniyle ilgililer hakkında ceza soruşturması başlatıldığına ya da başvurucunun özel olarak ayrıca bir suç duyurusunda bulunduğuna dair bireysel başvuru dosyasına yansımış bir bilgi veya belge mevcut değildir. Başvurucu hakkında verilen tutukluluğunun devamı kararı üzerine 9/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi"kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar"