Esas sözleşme, (…)[40] değerleme raporları, ayın ve işletme devralınmasına ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere, kurulmakta olan şirketle, kurucular ve diğer kişilerle yapılan ve kuruluşla ilgili olan sözleşmeler (…)[41] kuruluş belgeleridir. Bunlar, sicil dosyasına konulur ve birer nüshaları şirket tarafından beş yıl süreyle saklanır.
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fon kurulunun 13.02.2004 tarih ve 13 sayılı, 09.02.2004 tarih ve 51 sayılı kararları uyarınca ... grubuna ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF tarafından devralındığını, 5411 sayılı Kanun'un 134/9. maddesi uyarınca düzenlenen tasfiye yönetmeliğinin 8. maddesi uyarınca ...San. A.Ş'nin sicil kaydının 16.04.2007 tarihinde terkin edildiğini, müvekkilinin anılan şirketin kanuni halefi sıfatına haiz olduğunu, TMSF tarafından yönetim ve denetime el konulan 74 adet medya grubu şirketinden biri olan ... San. A.Ş'nin ve diğer grup şirketlerinin muhasebe kayıtlarının incelemeye alındığını, 13.02.2004 tarihi itibariyle kasada olması gereken nakit tutarları ile mevcut tutarlar arasında fahiş farklar olduğunun tespit edildiğini, kasa açığı belirlendikten sonra teftiş kurulu ve denetim kurulu raporunun düzenlendiğini, ... Şirketleri Denetim Kurulu'nunun 23.12.2004 tarihli raporuna göre kasada olması gereken paranın bulunmadığını, davalıların bu şekilde kasa açığı yoluyla şirketi zarara uğrattığının sabit olduğunu, TTK.'nun 336 ve 337. maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendilerinden önceki dönemde yapılan işlemlerle ilgili bir yolsuzluk belirlemeleri halinde durumu denetim kuruluna bildirmeleri gerektiğini, bu şekilde araştırma yapmayan veya araştırma sonucu belirlenen usulsüzlüğü denetim kuruluna bildirmeyen yöneticinin zarardan sorumlu olduğunu, yöneticilerin kendi dönemindeki zararların yanı sıra önceki dönemdeki işlemlerden dolayı ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemeleri halinde de sorumlu olduklarını, bu kapsamda fon kurulunca el konulma sonrası tespit edilen kasa açığından yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğunu, aynı şekilde denetim kurulu üyelerinin gerekli denetimleri yapmaması nedeniyle sorumluluğu bulunduğu gibi, bunun dışında muhasebe direktörü, finans koordinatörü, finans ve muhasebe müdürü, muhasebe müdür yardımcısı ve veznedar olan davalıların da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, şirketin toplam 22.432,05 TL zararının davalılardan zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ...ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; dava dilekçesinin müphem olduğunu, şirket yönetim kuruluna karşı dava açılabilmesi için TTK. 341. Maddesi uyarınca genel kurul kararı gerektiğini, davacı tarafından bu yönde bir kararın sunulmadığını, dayanılan teftiş kurulu raporunun delil niteliğinde olmadığını, şirketin mevcutlarına 14.02.2004 tarihinde el konulduğunu ancak kasa sayımının yapılmadığını, 13.02.2004 tarihinde ve sonrasında kasadaki paraların kim ya da kimler tarafından alındığının belli olmadığını, sorumluluğun doğabilmesi için eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının ve kusurlu hareketin olması gerektiğini, bu koşulların oluşmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, şirketin ortağı, yöneticisi, denetçisi veya çalışanı sıfatı bulunmadığını belirterek haksız davanın reddini savunmuşlardır. Davalılar ... vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddi gerektiği, aynı konuda daha önce İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/65 Esas sayılı dosyasında açılan davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiğini savunarak, haksız davanın esas yönünden reddini savunmuştur.Davalı ... beyan dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, şirketin temsil veya ilzama yetkili kişisi olmadığı gibi o dönemde muhasebe çalışanı olarak şirket alacakları ve şirkete ödenmesi gereken ya da şirket tarafından yapılacak ödeme ve tahsilatlarla ilgili herhangi bir yetkisinin ve sorumluluğunun olmadığını, TMSF tarafından alınan ibranameye istinaden aynı konumda olan şirketin içinde yer alan birden çok davada kendisi ile ilgili açılmamış sayılma kararı verildiğini belirterek haksız davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, TMSF'nin temlik alacaklısı olarak kanuni halef sıfatının bulunmadığını, kasa açığının şirkete el koyma tarihinde oluştuğunun ispat edilemediğini, şirkete el koyma tarihi itibariyle bir kasa sayımı yapılmadığı gibi tutanak da tutulmadığını, daha sonra bu durumun TMSF tarafından tespit edildiğini ve sayım yapılmadığı gerekçesiyle denetim kurulu üyesi ... 09.03.2004 tarihinde atandığı tarihten itibaren 1 ay bile geçmeden görevden alındığını, yerine... atandığını ve adı geçen tarafından geriye dönük raporlar hazırlanarak çalışanlara imzalatıldığını, davanın şirketin sahibi olan yönetimi ile denetimini elinde bulunduran ... ailesine yöneltilmesi gerektiğini savunarak, haksız davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.