8. Hukuk Dairesi 2022/2972 E. , 2024/4917 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mera tahdit ve tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla tapuya tesciline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabu…
**8. Hukuk Dairesi 2022/2972 E. , 2024/4917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mera tahdit ve tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla tapuya tesciline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili 23.02.2001 havale tarihli dava dilekçesiyle özetle; Balıkesir İli Gönen ilçesi ... Köyü sınırları içinde mera çalışmalarına konu olan 182 nolu parselin eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmaza ilişkin mera tahdit ve tespitin itirazen iptali ile çekişme konusu yerin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini Kadastro Mahkemesinde talep ve dava etmiş, Kadastro Mahkemesince, görevsizlik karar verilerek, talep üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "182 parsel sayılı taşınmazın tümünün eski tarihli memleket haritası, orman amenajman planı ile hava fotoğrafında orman sayılan yerde kaldığı, davaya konu yerden orman kadastrosu geçtiği, 104 Nolu Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığınca 05.06.2003 tarihinde ilanın yapıldığı, komisyonca düzenlenen haritada da davaya konu yerin tamamının yeşil alan gözüktüğü, orman idaresince maliye hazinesi aleyhine sürdürülen orman tahdidine itiraza ilişkin davada Gönen Kadastro Mahkemesinin 06.06.2007 tarihli ve 2005/3 Esas, 2007/23 Karar sayılı ilamıyla 182 parselin tümü yönünden 27.04.2001 tarihli mera komisyon kararının iptaline ve taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onandığı ve kesinleştiği, davaya konu yerin meyilinin % 15-16 civarında olup, toprak muhafaza karakteri taşıdığı, arazi üzerinde baltalık meşe ağaçları ile çok yıllık diken ve ağaçcıklar ve otsu bitkiler bulunduğu, doğusunda bulunan 246 parsel sayılı yer ile de bir orman bütünlüğü oluşturduğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne, 182 parsel nolu taşınmazın mera olan tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, mera tespitinin iptali ile taşınmazın orman olarak tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, yargılama sırasında yapılan ve 05.06.2003 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar, usûl ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, Davalı Hazine vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.