3. Hukuk Dairesi 2015/5245 E. , 2016/4731 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kayıp-kaçak bedeli iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirke…
**3. Hukuk Dairesi 2015/5245 E. , 2016/4731 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kayıp-kaçak bedeli iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, müvekkili davacının elektrik aboneliğine ilişkin olarak tanzim ettiği faturalarda enerji bedeli dışında haksız olarak kayıp kaçak bedeli tahsilatı yapıldığını belirterek, 10.536,27 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Mahkemece, kayıp kaçak bedeline ilişkin düzenlemelerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirlendiği ve lisans sahibi davalı şirketin bu belirlemelere uymakla yükümü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir., Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından davacı şirket hakkında kayıp kaçak bedeli olarak tahakkuk ettirilen bedelden davacının sorumlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkin olup, davanın, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddelerinin yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde Tüketici Mahkemesi sıfatı ile açıldığı anlaşılmaktadır. Anılan Yasanın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmasının gerekli ve yeterli olduğu belirtilmiş; müteakip 5. maddesinde ise, “Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.