12. Ceza Dairesi 2025/5216 E. , 2026/2298 K. "" B O Z M A Ü Z E R İ N E Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Y…
12. Ceza Dairesi 2025/5216 E. , 2026/2298 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ise taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1, 52/2-4, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiş, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizce ".... Sanıklar hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık ...'ün taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62.maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63... /6. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiilerinin temyiz isteği; suç unsurlarının oluşmadığına, illiyet bağının bulunmadığına ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği;suç vasfına, sanıkların en üst hadden cezalandırılmalarının gerektiğine dairdir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; mütevaffa ...un Cumhuriyet İlköğretim öğrencisi olduğu, sanık ...'in de söz konusu okulun taşıma ihalesini aldığı, 68... plakalı aracın üstünde ... Turizm yazdığı, sanık ...'in sanık ...'ı şoför olarak çalıştırmaya başladığı, sanık ...'ın şoförlüğünü yapmış olduğu öğrenci taşımacılığı yaptığı araçta rehber öğretmen bulunmadığı, olay günü sanık ...'ın, sevk ve idaresindeki öğrenci servis aracıyla ... sokağı takiben ...sokak kavşağına geldiğinde öğrenci servis aracında bulunan mütevaffa ...u servis aracından güvenli bir şekilde indirmediği, akabinde sanık ...'ın servis aracı ile hareket ettiği esnada servis aracından inen mütevaffa ...un sanık ...'ın kullandığı araç altında kalarak mütevaffa ...un ölü muayene ve otopsi tutanağında belirtildiği üzere trafik kazasına bağlı beyin kanaması sonucu öldüğü, dosyada mevcut bilirkişi raporlarına göre sanık ...'ın yönetimindeki servis aracından ilköğretim öğrencisini kaldırım ve banket olmayan taşıt yolu içerisinde güvenli şekilde indirmemesi sebebiyle kusurlu olduğu, sanık ...'ün öğrenci taşımacılığı yapılan araçta rehber öğretmen bulundurmaması kusurlu olduğu kabul edilmiş olup; ... Devlet hastanesinin raporunda sanık ...'ın yapılan muayenesinde her iki kulağında orta derecede iletim tipi işitme kaybı mevcut olduğu, bu haliyle A, A2, C, D, E, G VE B sınıfı sürücü belgesi kullanamayacağı, sadece H sınıfı sürücü belgesi alabileceği, ticari araç kullanamayacağının ve servis şoförlüğünü yapamayacağının bildirildiği anlaşılmakla, yeterli sürücü belgesine sahip olmayan sanık ...'ın teknik donanım bulunmayan otobüs ile kaza yaparak gerçekleşen eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu, okul öğrencilerini taşıma işini üstlenen sanık ...'in ise, yasal zorunluluk bulunmasına rağmen servis içerisinde hostes çalıştırmadan öğrencilerin taşınması ile işitme kaybı olan ve yeterli donanıma sahip olmayarak servis şoförlüğü yapabilecek durumda olmayan sanık ...'ın servis aracını kullanmasına izin verdiği anlaşılmakla,sanık ... hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu, kabul edilmekle sanıkların ayrı ayrı TCK'nın 85/1. maddesi gereğince taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Dosya içeriğine göre sanık ... hakkında ... Devlet Hastanesinden alınan 26.02.2015 tarihli raporda; sanığın her iki kulağında da orta derecede iletim tipi işitme kaybının mevcut olduğu, 21.10.2008 yılında itibaren işitme cihazı kullandığı,bu haliyle A, A2, C, D, E, G ve B sınıfı sürücü belgelerini kullanamayacağı sadece H sınıfı sürücü belgesi alabileceği ve servis şoförlüğünü yapamayacağının bildirildiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı diğer yandan sanık ...'in ise yasal zorunluluk bulunmasına rağmen servis içerisinde hostes çalıştırmadan öğrencilerin taşınmasına ve işitme kaybı olan servis şoförlüğü yapabilecek durumda olmayan sanık ...'ın servis aracını kullanmasına izin verdiği anlaşılmakla sanık ... hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporları ile kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanıklar hakkında tayin edilen temel ceza miktarınının da isabetli olduğu değerlendirilmekle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.