5. Hukuk Dairesi 2025/16307 E. , 2026/4639 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2079 Esas, 2024/366 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/569 Esas, 2023/420 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş…
5. Hukuk Dairesi 2025/16307 E. , 2026/4639 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2079 Esas, 2024/366 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/569 Esas, 2023/420 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... 274 37... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın okul yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın dava tarihindeki nitelikleri değil el atıldığı tarihteki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini, toplam bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 13.274,41 m² arsa(ilköğretim okulu) niteliği ile tapuda kayıtlı olduğu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilköğretim okulu olarak planlı alanda kalan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış 2022 tarihi itibarıyla metrekare rayiç değeri 400 TL olan imar parseli olduğu, keşif sonrası düzenlenen fen bilirkişi raporuyla taşınmazın 7500 m² kısmında 2009 yılında inşa edilen Şehit ... İlkokulu, 2014 yılında inşa edilen Şehit ... Ortaokulu, 900 m² kısmının ise yolda kaldığı, 4874,41 m² kısmının boş olduğu, davaya konu taşınmazın niteliği gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın vasfı arsa olarak kabul edilmek suretiyle emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, kıyaslamaya esas alınan emsal ile dava konusu taşınmazın benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmaz ile emsalin eşit değerde olduğu kabul edilerek dava tarihi olan 01.12.2022 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, davacı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmolunmasında ve miktarında, taşınmazın üzerinde okul bulunması nedeniyle husumetin davalıya yöneltilmesinde, dava konusu taşınmazın imar planında okul alanında kalması nedeniyle yol dışında kalan kısımdan davalının sorumlu tutulmasında, yolda kalan kısma isabet eden payın çıkartılarak kalan davacı payının iptali ile Hazine adına tescilinde isabetsizlik görülmediği belirtilerek, dava konusu taşınmazda bulunan davacılar payının iptal ve davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması doğru olmadığı gibi, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm tesisi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca İstinaf karar tarihi esas alınarak davacı lehine önceki karardan yüksek olacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yola düşen alanlar nedeniyle kararda hata olduğu ve infazda tereddüt yaşanacağı gibi bir talep bulunmadığı halde yola düşen kısımların metrekare karşılığı yazılarak karar verildiğini, talebi olmamasına rağmen inceleme yapılmasının hatalı olduğunu ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de güncel tarife esas alındığı için yükseldiğini, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği davacı lehine hükmedilen 309.981,00 TL vekâlet ücretinin tarifeye aykırı olduğu, karar tarihindeki tarife esas alındığında 306.980,54 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararındaki 255.980,54 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi, aksi takdirde karar tarihindeki doğru tarife olan 306.980,54 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza okul yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Dava konusu taşınmazın okul olarak el atılan kısmındaki davacılar paylarının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde davacı payına isabet eden alanlar üzerinden tapu kaydının iptaline karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 5. Hükme esas alınan fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. 6. Hükmedilen bedel üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine 306.980,54 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazlaya hükmedilmesi yerinde değildir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (4), (6), (7), (8) numaralı bentleri hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Antalya ili, ..., .... Mahallesi, 27437 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda yol olarak el atılan 900,00 m²lik alan dışında kalan ve 07.11.2025 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 12.374,41 m²lik kısmın tapu kaydının davacının payı oranında iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 07.11.2025 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, ” cümlesinin yazılması, b) Vekâlet ücretine ilişkin (14) numaralı bendinde yer alan “309.981” sayısının hükümden çıkartılarak yerine “306.980,54” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.