11. Ceza Dairesi 2021/8170 E. , 2022/11815 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Sanıklar hakkında 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçlarından ve sanık ... hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte belge kullanma suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğ…
**11. Ceza Dairesi 2021/8170 E. , 2022/11815 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Sanıklar hakkında 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçlarından ve sanık ... hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte belge kullanma suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun'un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafisi ile sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.06.2022 tarihinde, sanık ... hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte belge kullanma suçlarından açılan kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşmesi gerektiğine dair Başkan vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla, diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Dairemizin yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen 07.06.2022 tarihli, ilamındaki hükümlerin tamamının bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle kısmen katılmıyorum. Sayın çoğunlukla ortaya çıkan aykırılığın konusu her biri bağımsızlığını koruyan ancak zincirleme şekilde işlenen suçlar yönünden zaman aşımının ayrı ayrı mı yoksa son işlenen suç tarihinden geriye doğru (zincirdeki suçların tamamını kapsayacak şekilde) bir bütün olarak mı hesaplanacağına ilişkindir. İnceleme konusu yerel mahkeme kararında sahte fatura düzenleme eylemleri ile ilgili olarak sanık hakkında birden fazla takvim yılına (2008, 2009, 2010, 2011 takvim yılları) ilişkin ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmaktadır. Zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nin 43/1 maddesine göre; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.” Zamanaşımının hesaplama yöntemini düzenleyen TCK’nin 66/6 maddesine göre; “... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden... işlemeye başlar.”