T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO :... KARAR TARİHİ : 20/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas Davacı : ... -...- ... Vekili : Av. ...- [16560-65276-92078] UETS İhtiyati Tedbire İtiraz Eden Davalılar : 1-…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO :... KARAR TARİHİ : 20/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas Davacı : ... -...- ... Vekili : Av. ...- [16*** *** ****078] UETS İhtiyati Tedbire İtiraz Eden Davalılar : 1-... -...- ... Vekili : Av. ...- . :2 -... -...- ... Vekili : Av. ...- . Davalı : 3 -... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- . DAVANIN KONUSU : Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 18/04/2025 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesi ile; Davacı vekilinin 14/04/2025 tarihli dilekçesinde, dava konusu taşınmazların dava devamınca 3. kişilere devredilmesi halinde müvekkilin haklarına halel geleceği yüksek bir ihtimal olmasından dolayı, dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel sayılı, 6.008,24 m2 miktarlı, Arsa vasıflı taşınmaz üzerinde bulunan, ..., ..., ...., ... ve ... Blok no.lu taşınmazlar kaydına duruşma günü beklenmeksizin, tensip kararıyla birlikte davamızın kesinleşmesine dek geçerli olacak şekilde 6100 sayılı yasa m.392/1 uyarınca TEMİNATSIZ OLARAK İHTİYATİ TEDBİR konulması talep edildiğini, mahkemenin 23/01/2025 tarihli Ara Kararı ile; 2)-6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi gereğince davacı vekilinin dava konusu taşınmazların 3. Kişilere satışının, devrinin ve temlikinin önlenmesi için tedbir konulması talebinin; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, .... Ada .... Parsel üzerindeki ....blok haricindeki diğer taşınmazlar yönünden kabulü ile; 3)-Dava konusu taşınmazlardan; a)Davalı ... vergi kimlik numaralı ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... Blok sayılı taşınmaz üzerine, b)Davalı ... T.C. Kimlik numaralı ... adına kayıtlı ... İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... Blok sayılı taşınmaz üzerin, c)Davalı ... T.C. Kimlik numaralı ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... ve ... Blok sayılı taşınmazlar üzerine 3. kişilere ve şirket ortaklarına satışının, devrinin ve temlikinin önlenmesi için takdiren yargılama aşamasında yapılacak keşif veya tespit sonrası her zaman arttırılmak veya azaltılmak kaydı ile şimdilik tapuda taşınmaz değeri olarak belirtilen toplam 18.405.000,00 TL 'nin %15 i teminat (2.760.750,00-TL'lik nakit veya bu miktarda kesin-süresiz teminat mektubu) karşılığında İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, 4-a)TEMİNATA İLİŞKİN ŞART GERÇEKLEŞTİĞİ TAKDİRDE; 6100 sayılı HMK'nın 393/2 maddesi gereğince İhtiyati tedbir kararlarının uygulanması için Mahkememiz Yazı İşleri Müdürü ....'ın görevlendirilmesine, b)-Mahkememiz Yazı İşleri Müdürü .... tarafından İhtiyati tedbir kararının uygulanması için .... Tapu Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, hükmettiğini, mahkemeye 05/03/2025 tarihli dilekçeye ekli olarak, mahkemece belirlenen teminat tutarını karşılar nitelikte ...'nin 21/02/2025 tarih, ... Seri,. .. Muhaberat No.lu, 2.760.750,00 TL bedelli, kesin ve süresiz teminat mektubu sunulmuşsa da, mahkeme 09/04/2025 tarihli İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ DURUŞMASI kapsamında, HMK m.393 uyarınca sürenin aşılmasından dolayı "İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA ilişkin kararın kendiliğinden kalkmış olduğunun tespitine ... .... Tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak; Mahkememiz tarafından 26/03/2025 tarihli yazıya istinaden işbu dosya kapsamında konulan İHTİYATİ TEDBİRİN BU DOSYA İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE KALDIRILMASINA" hükmetmiş; 10/04/2025 tarihli müzekkeresi ile ihtiyati tedbirlerin tapudan terkinini temin ettiğini, tapu iptali amacını matuf davamızın yegane garantisini teşkil eden, müvekkil hakkının berhava olması ihtimalini engeller ve müvekkilin hakkına ulaşmasını temin eder nitelikteki ihtiyati tedbirler kalkmış, dava konusu taşınmazlar mal kaçırmak maksatlı kötü niyetli tasarruflara açık hale geldiğini, Müvekkil, yüksek işletme sermayesi gerektirmeyen, bu yapısı nedeniyle de bankalarla kredi ilişkisi bulunmayan bir tekstil işletmesinin sahibidir; bankalarla geçmişi bulunmamasından dolayı teminat mektubu temininde gecikme yaşadığını, Üstelik yıllarca çalışıp biriktirdiği tasarruflarını, hatta aile bireylerinden borçlanarak temin ettiği tutarları, dava konusu şirkete sermaye olarak koymuş, uzun yıllar fonladığı şirketten tek bir kuruş bile gelir elde edemediğini, bu haliyle nakit darboğazında bulunan müvekkil, mahkemece belirlenen yüksek teminat tutarını nakit olarak da temin edememiş, neticede ihtiyati tedbirin kalkması haliyle yüz yüze kaldığını, daha önceki dilekçelerde belirttiği, ihtiyati tedbir şartları halen mevcut olmakla; mahkemeden bir kez daha dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel sayılı, 6.008,24 m2 miktarlı, Arsa vasıflı taşınmaz üzerinde bulunan, ..., ..., ..., ... ve .... Blok no.lu taşınmazlar kaydına duruşma günü beklenmeksizin, tensip kararıyla birlikte davanın kesinleşmesine dek geçerli olacak şekilde 6100 sayılı yasa m.392/1 uyarınca konulmasını, teminat olarak daha önce tarafınca mahkemeye sunulmuş olan ....'nin 21/02/2025 tarih, ....Seri, .... Muhaberat No.lu, 2.760.750,00 TL bedelli, kesin ve süresiz teminat mektubun kabulünü talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 24/04/2025 tarihli ara kararında; "1)6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi gereğince davacı vekilinin dava konusu taşınmazların 3. Kişilere satışının, devrinin ve temlikinin önlenmesi için tedbir konulması talebinin; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel üzerindeki ... blok haricindeki diğer taşınmazlar yönünden kabulü ile; 2)-Dava konusu taşınmazlardan; a)Davalı ... vergi kimlik numaralı ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... Blok sayılı taşınmaz üzerine, b)Davalı ... T.C. Kimlik numaralı ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... Blok sayılı taşınmaz üzerin, c)Davalı ... T.C. Kimlik numaralı ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... ve ... Blok sayılı taşınmazlar üzerine 3. kişilere ve şirket ortaklarına satışının, devrinin ve temlikinin önlenmesi için takdiren yargılama aşamasında yapılacak keşif veya tespit sonrası her zaman arttırılmak veya azaltılmak kaydı ile şimdilik tapuda taşınmaz değeri olarak belirtilen toplam 18.405.000,00 TL 'nin %15 i teminat (2.760.750,00-TL'lik nakit veya bu miktarda kesin-süresiz teminat mektubu) karşılığında İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, " karar verilmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili itiraz dilekçesi ile; Davacının şirket içi anlaşmazlıklarının ve alacaklı olup olmadığı, zarar görüp görmediği gibi hususlar bizim dışımızda olan olaylar olup , davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan ve salt iddiadan öteye gitmeyen beyanlarına dayalı olarak müvekkilimin parasını ödeyerek almış olduğu taşınmazlarına İhtiyati Tedbir konulması kararı yasaya aykırı olduğunu, Davacının muvazaa beyanı ise ancak somut deliller ile ispata muhtaç olan bir iddia olup, yine yargılama safahatında karara bağlanacağını, muvazaa olması dahi yetmez, davacının ( şirketin ) davalı olan ortaktan alacaklı olduğu hususun da ayrıca defter incelemesi ile ortaya çıkarılması gerektiğini, Resmi Belgeye dayalı bir tapu alım satım işleminin muvazaalı olduğunun hiçbir araştırma ve değerlendirme yapılmadan, davacının dilekçesinden ve sadece tapu kaydından karara bağlanması kabul edilemeyeceğini, mahkemenizin olası bir muvazaa durumu gözetilerek vermiş olduğu tedbir kararının müvekkilimin ticari olarak zarar görmesine sebep olacağını, İhtiyati Haciz Mahiyetindeki Tedbir kararına itiraz ettiğini beyan etmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili itiraz dilekçesinde özetle: Davalının fazlaya ilişkin itiraz, talep ve dava ile ilgili tüm hakları, itiraz, cevap-delil bildirme hakları, davacı iddialarına ve delillerine karşı itirazda bulunma hakları saklı ve baki kalmak kaydıyla, Öncelikle, davalı tedbire itirazının değerlendirilmesi için duruşma açılmasına, davalının tedbirin şartlarına ve teminat miktarına yönelik itirazlarının kabulüne, 24.4.2025 tarihli ara kararı madde 2 de mahkemece belirlenen işlem bedelleri esas alınarak belirlenen %15 teminat mukabilinde tapu kaydı üzerine konulmasına karar verilen tedbir kararının, öncelikle davacının yetkili şirket müdürü konumunda olduğu, HMK 390 maddesi 3 maddesinde belirtilen davanın esası yönünden yaklaşık ispat şartını yerine getirmediği/ispat etmediği, yapılan işlemlerin davacının kabulünde olduğu, dava dışı şirketin ve şirket müdürü davacının bir zarara uğratılmadığı, taşınmaz devir işlemlerinin satış şeklindeki işlemler ile gerçekleştiği, bir usulsüzlük olmadığı kısaca, tedbirin yasal şartlarının gerçekleşmediği nazara alınarak ortadan kaldırılmasına, Aksi kanaat ile tedbir kararının devamına karar verilmesi halinde davalının, teminat miktarına yönelik itirazının kabulü ile davalının uğradığı/uğrayacağı zararlara karşılık, ihtiyati tedbir talep edenden dava tarihi itibari ile güncel taşınmaz değerleri üzerinden teminat ve harç alınmasına, eksik harç ve teminatın davacıya ikmal ettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili itiraz dilekçesinde özetle: öncelikle, tedbire itirazının duruşmalı olarak değerlendirilmesine, davacının haksız ve kötü niyetli ihtiyati tedbir talebinin kabulü yönünde verilen mahkemeniz 24.4.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının davalı itirazları kabul edilerek ortadan kaldırılmasına, aksi kanaat halinde taşınmazın dava tarihindeki güncel değeri belirlenerek, taşınmazın dava tarihindeki güncel değeri üzerinden %15 nispetindeki teminat bedelinin 1 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafından depo edilmesine, Haksız davanın reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 04/06/2025 tarihli ara kararında; "...-2004 sayılı İİK'nın 265/3 maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN ... VEKİLİNİN, ... VEKİLİNİN Mahkememizin 24/04/2025 tarihli İhtiyati tedbir ara kararına ilişkin itirazının REDDİNE, 2-... vekilinin mahkememiz 24/04/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına ilişkin itirazın süresinde olmadığından REDDİNE, 3-Davacı vekilinin talebi doğrultusunda 23/01/2025 tarihli ara karar uyarınca alınan teminat mektubunun iadesine," karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 04.06.2025 tarihli duruşma zaptında 24/04/2025 tarihli ara kararın ...'a ve ...'a 13/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği,.... ...'un 21/05/2025 tarihinde süresinden sonra itiraz dilekçesi sunduğu ifade edilerek, itirazın süresinde olmadığından reddine karar verildiğini, ancak, taraflarına 24.4.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının tebliğ edilmediğini, taraflarına 24.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı tebliğ edilmediğinden, tedbire itirazın süresi içerisinde olmadığı sebebiyle itirazın reddine şeklinde hüküm kurulmasının açık şekilde hatalı olduğunu, mahkeme hatalı değerlendirme ile karar verdiğinden itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde belirttiği üzere UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde tedbir kararı verildiğinin görüldüğünü, bunun üzerine hemen daha ihtiyati tedbir kararı taraflarına tebliğ edilmeden, HMK 394 maddesi gereğince, tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine, teminata ilişkin itiraz başvurusunda bulunulduğunu, bu sebeple, müvekkili ... yönünden, süresinde ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmediği gerekçesiyle verilen ret kararının kaldırılması gerektiğini, mahkeme 09.04.2025 tarihli kararı ile ihtiyati tedbire itirazların kabulüne karar verildiğini, dolayısıyla, mahkemeniz itirazın kabulü yönünde verdiği karar ve HMK 394/4 maddesi hükmü uyarınca 24.4.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne, tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin daha önce yapılan itiraz üzerine yapılan duruşmada verdiği 09.04.2025 tarihli tedbire itirazın kabulü kararına karşın dosyada yaklaşık ispat şartı yerine getirilmeden 24.04.2025 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermesinin HMK. 390/ 3 ve HMK 394 / 4 hükmüne, ihtiyati haciz niteliğindeki davacı talebine ve dosya içeriğine, TMK 1023 hükmüne açık şekilde aykırı olduğunu, somut uyuşmazlıkta tedbir kararı verilmesi için gerekli ihtiyati tedbir şartları oluşmadığını, ihtiyati tedbir talep eden davacının, ihtiyati tedbirin sebebini ve türünü talebinde açıkça belirtmek, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını mahkemeye yaklaşık olarak ispat etmek durumunda olduğunu, dava konusu olayda, davacının müdürü ve ortağı olduğu dava dışı şirketin, tapu devir işlemlerinin tarafı olduğunu, yani, davacının şirket müdürü ve ortağını şirket ile davalılar arasında muvazaalı işlem yapıldığını ileri sürme hakkının olmadığını, adına tescil talep edilen dava dışı şirket tapu devir işleminin, davacının muvazaa iddiasına konu satış işlemin tarafı konumunda olduğunu, adına tescil talep edilenin iddia konusu işlemin tarafı olduğu nazara alındığında, davacının muvazaa iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığına yönelik itirazları baki kalmakla birlikte, davacının ikrar niteliğindeki beyanları ve mahkemeye sunulan müvekkilinin beyan-savunma- dellileri nazara alınarak teminat miktarının dava konusu taşınmazların dava tarihindeki güncel değeri üzerinden belirlenmesi gerektiğini, bu haliyle, mahkemece davada belirlenen teminat miktarının oldukça düşük olduğunu, davacının, davalıya ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinde hiçbir hukuki yararı ve geçerli bir hukuku sebebi olmadığını, hiçbir şekilde davacı iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla ve müvekkilinin savunma ve itirazlarından vazgeçmemek üzere, belirtmek gerekir ki, bir an için davacı iddiaları bir ihtimal kabul edilse dahi iptali istenen satış işlemini gerçekleştiren satıcı şirket müdürü konumundaki davacı, geçersiz olduğunu ileri sürdüğü sözleşmeler ile bağlı olmadığını bildirmediği, geri istemediği için sözleşmeleri onaylamış kişi konumunda olduğunu, davacının huzurdaki davayı müvekkili ...’a karşı açmasında hukuki yararının olmadığını, bu itirazları dahi nazara alındığında, ihtiyati tedbir kararının müvekkili yönünden kaldırılması gerektiğini, somut olayda davacının, müvekkilinden doğmuş ve talep edilebilir nitelikte bir alacağı ve hakkı mevcut olmadığından, HMK’nın 390. maddesi uyarınca haklılığını ispat edemediğinden ve yaklaşık ispat sınırı çerçevesinde ispatlanamadığından, hak düşürücü ve zamanaşımı yönünden dava açma süresi son bulunduğundan, ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından, ilk derece mahkemesi kabulünün aksine ihtiyati tedbire itirazlarının süresi içerisinde yapıldığından, itirazlarının değerlendirilmesine, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, 24.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı taraflarına tebliğ edilmediğinden, mahkemenin hatalı şekilde verdiği süre 05.06.2025 tarihli itirazın süre yönünden yönünden reddi kararının kaldırılmasını, davacının haksız ve kötü niyetli ihtiyati tedbir talebinin kabulü yönünde verilen; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının davalı itirazları kabul edilerek ortadan kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesi ile; istinaf dilekçesini aynen tekrar etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı 04.06.2025 tarihli ara kararı, dosya kapsamına, davalı delillerine, yüksek mahkeme emsal kararlarına, uyuşmazlığın niteliğine ve hukuka aykırı olduğunu, şirket müdürü konumundaki davacının adına tescil talep edilen dava dışı şirketin taraf olduğu satış işlemlerinin muvazaa nedeni ile iptali ve dava dışı şirket adına tescili ile ilgili dava açma hakkı ve ihtiyati tedbir talep etmekte hukuki yararının olmadığını, bu konudaki haklı davalı itirazının nazara alınmadığını, ilk derece mahkemesinin 23.01.2025 tarihli ilk tedbir kararına 26.2.2025 tarihli dilekçe ile davacının ihtiyati tedbir talebine, tedbirin şartlarına ve teminat miktarına ayrı ayrı itiraz edildiğini, davacının dava dilekçesindeki iddialar ve dilekçe ekinde sunduğu deliller, basit usulü muhakemeye tabi dava ile ilgili iddianın tevsii niteliğindeki davacı beyan ve talepleri, delilleri davalı tarafından kesinlikle kabul edilmediğini, iddianın değiştirilmesine ve genişletilmesine, yeni delil sunulmasına muvafakat edilmediğini, huzurdaki dava, şirket müdürü ve yetkilisi olan davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, davalı şirket müdürünün tazminat sorumluluğunu gerektiren bir davranışı, davacının bilgisi dışında usulsüz işlemi, davacının ve şirketin uğradığı bir zarar, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilmesi için hukuki bir neden ve delil olmadığını, dava dilekçesindeki davalı şirket müdürünü suçlayıcı nitelikteki davacı iddialarının, davacının şirkete kayyım atanması ve dava konusu taşınmaz tapu kayıtları üzerine tedbir konulması talebi ve davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı şirket müdürünün iddialarını kabul etmek anlamına gelmemek kaydı ile davacının ihtiyati tedbir talepleri ile şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı muvazaa sebebiyle tapu iptali ve tescili, tazminat talepli davanın, öncelikle, TEK 560 düzenlenen sürede dava açılmadığı, TBK 39 maddesi hükmü uyarınca, 1 yıllık yasal sürede hile ile gerçekleştiği ileri sürülen işlem ile bağlı olunmadığı bildirilmediği, verildiği ileri sürülen şey geri istenmediği, böylece geçersiz olduğu ileri sürülen sözleşme /sözleşmeler onanmış sayıldığı ve davacı iddiaları ek dışı olduğunu, şirketin bir zarara uğramadığını, iddia edilenin aksine davacının tutum ve davranışları sonucu davalı şirket müdürü ve dava dışı şirket zarara uğradığı için davacı talepleri ile davasının, öncelikle, hukuki yarar dava şartı yokluğu, aktif husumet ehliyeti yokluğu, zaman aşımı -hak düşürücü süre ile ilgili davalı itirazları nedeni ile reddi gerektiğini, davacının, ayrıca, haksız fiil için TBK da 72, nedensiz zenginleşme için TBK 82, maddelerinde düzenlenen dava açma süreleri içinde de davayı açmadığını, ihtiyati tedbirin yasal şartları somut olayda gerçekleşmediğini, evvelce kabul edilen davalı itirazına karşın tekrar verilen ikinci tedbir kararına tedbirin şartlarına ve teminat miktarına ayrı ayrı itiraz edildiğini, davacı iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere davacıyı bağlayıcı nitelikteki davacı beyanları nazara alındığında geçmiş tarihli işlem bedelleri üzerinden belirlenen teminat miktarının az yada yetersiz olduğunu, ilk derece mahkemesinin 24.04.2025 tarihli tedbir kararı HMK 27 maddesinde ifade edilen şekilde gerekçe ihtiva etmediğini, kararda tedbir talebinin kabulü kararının gerekçesinin belirtilmediğini, davacının HMK 390 maddesi uyarınca davanın esası yönünden kallığını ispat etmediği, yaklaşık ispata yarar delil sunmadığı, şirket müdürü konumundaki davacının tapu iptali ve tescili davası açma hakkı olmadığı , cevap dilekçesi eki davalı delilleri mevcut dosya durumu nazara alınarak davalının tedbirinin şartlarına ve teminata ilişkin itirazlarının kabulü gerektiğine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalının fazlaya ilişkin itiraz, talep ve dava ile ilgili tüm hakları, itiraz, cevap-delil bildirme hakları, davacı iddialarına ve delillerine karşı itirazda bulunma hakları saklı ve baki kalmak kaydıyla, davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin 04.6.2025 tarihli 24.4.2025 tarihli tedbir kararına yapılan itirazın reddi yönündeki kararının kaldırılmasını, davalı ...” ın tedbirin şartlarına ve teminat miktarına yönelik itirazlarının kabulüne, 24.4.2025 tarihli ara kararı madde 2 de mahkemece belirlenen işlem bedelleri esas alınarak belirlenen % 15 teminat mukabilinde tapu kaydı üzerine konulmasına karar verilen tedbir kararının, öncelikle davacının yetkili şirket müdürü konumunda olduğu, HMK 390 maddesi 3 maddesinde belirtilen davanın esası yönünden yaklaşık ispat şartını yerine getirmediği/ ispat etmediği, yapılan işlemlerin davacının ve adına tescil talebinde bulunulan davacı dışı şirket kabulünde olduğu, dava dışı şirketin ve şirket müdürü davacının bir zarara uğratılmadığı, taşınmaz devir işlemlerinin satış şeklindeki işlemler ile bedel ödenmek sureti ile gerçekleştiği, bir usulsüzlük olmadığı kısaca, tedbirin yasal şartlarının gerçekleşmediği nazara alınarak ... ada, ... parsel ...,...,...,... Blok nolu taşınmazlar tapu kaydı üzerine devir ve temlik işlemlerini engelleyici nitelikte konulan ihtiyati tedbir şerhinin ortadan kaldırılmasını, aksi kanaat ile tedbir kararının devamına karar verilmesi halinde, davalının, teminat miktarına yönelik itirazının kabulü ile davalıların uğradığı/uğrayacağı zararlara karşılık, ihtiyati tedbir talep edenden dava tarihi itibari ile güncel taşınmaz değerleri üzerinden teminat ve harç alınmasına, eksik harç ve teminatın davacıya ikmal ettirilmesine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, limited şirket müdürü olan davalı ...’ın şirketi zarara uğrattığı iddiası ile açılan limited şirket yöneticisinin sorumluluğu hukuki nedenine dayalı tazminat ve muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ilk derece mahkemesinin 24/04/2025 tarihli ara kararı ile “a)Davalı ... vergi kimlik numaralı ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... Blok sayılı taşınmazın , (dava dilekçesi içeriğinde tapudaki satış bedeli olduğu belirtilen 10.000.000,00 TL dikkate alınarak ) b)Davalı ... T.C. Kimlik numaralı ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... Blok sayılı taşınmazın (dava dilekçesi içeriğinde tapudaki satış bedeli olduğu belirtilen 1.205.000,00-TL dikkate alınarak) c)Davalı ... T.C. Kimlik numaralı ... adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... ve ... Blok sayılı taşınmazların (dava dilekçesi içeriğinde tapudaki satış bedeli olduğu belirtilen D blok için 5.000.000,00-TL ve E blok için 2.200.000,00-TL dikkate alınarak ) üzerine 3. kişilere ve şirket ortaklarına satış, devir ve temlikinin önlenmesi için takdiren yargılama aşamasında yapılacak keşif veya tespit sonrası her zaman arttırılmak veya azaltılmak kaydı ile şimdilik tapuda taşınmaz değeri olarak belirtilen toplam 18.405.000,00 TL 'nin %15 i teminat mukabilinde ihtiyati tedbir konulmasına karar vermek gerekmiştir. d)Her ne kadar davacı tarafça ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde, ... Ada ... Parsel, ... Blok sayılı taşınmazın davalı ... üzerine kayıtlı olduğunu beyan edilerek bu taşınmaz üzerine de ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de mahkememizce UYAP sistemi üzerinden yapılan TAKBİS sorgu sonucu bu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olmadığı anlaşılmakla bu taşınmaz yönünden tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir “ şeklinde verilen tedbir kararına istinaf eden davalıların itirazının reddine dair 04/06/2025 tarihli ara karara ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Dosyanın incelenmesinden; ilk derece mahkemesince 24/04/2025 tarihli ara kararına karşı davalı ... vekilinin itirazının süre yönünden reddedildiği ve 24/04/2025 tarihli ara kararın anılan davalı vekiline 13/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ise de incelenen Uyap kayıtlarında ve gönderilen dosya sureti içeriğinde 24/04/2025 tarihli ara kararın davalı ... vekiline tebliğine dair mazbataya rastlanamadığından bu davalının itirazı esas yönünden incelenmiştir. Buna göre istinaf eden davalı ... ve davalı ... vekilinin mahkemenin 24/04/2025 tarihli ara kararına ve bu ara karara itirazlarının reddine dair 04/06/2025 tarihli ara kararın Dairemizce değerlendirilmesi neticesinde; Mahkemenin 24/04/2025 tarihli ara kararı ile teminat karşılığında tedbir konulan taşınmazların iş bu davada uyuşmazlık konusu oldukları, eldeki davada tapu iptal ve tescil isteminin de bulunduğu, bu nedenle mahkemece verilen tedbir kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, alınan teminat miktarına da itiraz edilmiş ise de ilk derece mahkemesi ara kararında da vurgulandığı üzere yargılama aşamasında yapılacak keşif veya tespit sonrası teminatın her zaman arttırılabileceği veya azaltılabileceği, bu aşamada tapudaki devir bedelleri üzerinden alınan teminatta bir yanlışlık bulunmadığı kanaati ile istinaf eden her iki davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında verilen 04/06/2025 tarihli ara karara karşı davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.20/11/2025 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.