10. Hukuk Dairesi 2024/7598 E. , 2024/7992 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/284 E., 2024/190 K. KARAR : Ret Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve …
**10. Hukuk Dairesi 2024/7598 E. , 2024/7992 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/284 E., 2024/190 K. KARAR : Ret Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yıllarca davalı ... Başkanlığında çalıştığını, çalışmaları sırasında prime esas ücretlerinin SGK'ya eksik bildirilerek eksik yatırıldığını, müvekkilinin kullanmadığı halde izin gösterilmek suretiyle ücretlerinin düşük olarak yansıtıldığını, prime esas alınması gereken kalemlerin eksik alınarak eksik bildirimde bulunulması nedeniyle müvekkilinin emeklilik durumunda yapılacak olan ve yapılan tahsiste emekli maaşının önemli oranda düşüşe maruz kaldığını, belirlenecek olan zararın yani hesap edilecek peşin sermaye değerinin ilk tahsisin yapıldığı andan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; eksik prim borçlarının 5510 sayılı Kanun'a göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, prim borçlarına ve hizmet tespiti davalarına ilişkin 506 sayılı Kanun'da zamanaşımının 5 yıl olarak uygulandığını, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde ve 506 sayılı Kanun'da eksik bildirime ilişkin dava zamanaşımının 5 yıl olduğunun belirtildiğini, tüm bu zamanaşımlarının tek tek göz önüne bulundurulmasını talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde ... Belediyesinin düzenlemiş oldugu bordrolar ile SGK'ya yapılan bildirimler arasında fark olduğunu belirttiğini, arada iddia edildigi gibi işçi aleyhine herhangi bir fark bulunmamakta olduğunu, işçinin almış oldugu sosyal yardımların bir kısmının 506 sayılı ve 5510 sayılı Kanun'a göre prime esas kazanca dahil olmadığını, işçilerin günlük yevmiyelerinin Toplu iş Sözleşmesi ile belirlenmis olduğunu bu yevmiyeler üzerinden ve bunun üzerine eklenen bazı sosyal yardımlar üzerinden SGK'ya bildirimde bulunulduğunu, 5510 sayılı Kanun'un tanımlar başlıklı 3 üncü maddesin 28 inci bendinde 'peşin sermaye degeri: Kurumca, bu Kanun'un ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alinarak hesaplanan tutarı' olarak tanımlandığını, pesin sermaye değerlemesinin bu dava tarzına uyarlanmasının mümkün olmadığını, emekli işçinin maaşında iddia edildigi gibi ... Belediyesinin primleri eksik yatırmasından kaynaklanan bir düşüklük varsa bu durumun peşin değerleme ile giderilemeyeceğini, emekli işçinin primlerinde bir eksiklik varsa, bunun düzeltilmesi için gecmişe dönük zamanaşımına uğramış primler için SGK'ya ek ödeme yapılması gerektiğini, emekli aylığı bağlanırken nelerin dikkate alındığının SGK'nın 2011/58 sayılı genelgesinde açıkça anlatıldığını, açıklanan nedenler ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekeçsi ile özetle; söz konusu davanın alacak davası olduğunu, böyle bir zarardan Kurumlarının sorumlu olmadığını, dava konusu bakımından hak düşürücü sürenin dolduğunu, hukuki mesnetten yoksun bu davanın bir tespit davası olmadığını, emekli aylıklarının peşin sermaye değerinin talebine ilişkin olduğunu, peşin sermaye değerinin SGK'nın iş kazası, meslek hastalığı, veya adli vak'a nedeniyle sigortalılarına ya da sigortalıların hak sahibi mirasçılarına bağlanan aylıkların sorumlu kişilere rücu edilmesi için PDF yaşam tablosuna göre yaşamı boyunca ödenecek aylıkların toplamını hesapladığı güne göre ifade edildiğini, bu davalar dışında böyle bir hesabın yapılıp tüm aylıkların peşinen istenmesinin hukuken mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2012/402 E. 2015/690 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 12.02.2018 tarihli 2016/12473 Esas, 2018/1575 K. sayılı ilamında; davacının davalı Belediyeden hizmetinin bildirilmeye başlandığı tarihten itibaren tüm çalışma dönemine ilişkin olarak ek aylık prim ve hizmet belgelerinin verilip verilmediğini araştırarak prime esas kazancın gerçek tutarı üzerinden davalı Kuruma bildirilip bildirilmediğinin belirlenmesi ile eğer tüm çalışma dönemine ilişkin olarak eksiklik giderilmiş ise bu hususta davacının beyanı da alınarak davanın konusuz kalıp kalmayacağı göz önünde bulundurulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 14.03.2019 tarihli ve 2018/172 E. 2019/162 K. sayılı kararıyla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 09.06.2020 tarihli 2019/3536 E., 2020/2130 K. sayılı ilamında; dosya kapsamında davanın konusuz kaldığına dair bilgiye belge bulunmadığı halde sadece davacı taraf ve tanık beyanlarına itibarla karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Üçüncü Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 04.11.2021 tarihli ve 2020/388 E. 2021/606 K. sayılı kararıyla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 14.03.2022 tarihli 2022/706 E. 2022/35041 K. sayılı ilamında bozma gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar; Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı ile belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının prime esas ücretlerinin davalı Kuruma eksik bildirildiğini, Mahkemece verilen kararın maddi gerçeği yansıtmadığını, eksik inceleme sonucu karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının prime esas kazancının davalı işveren tarafından eksik bildirilmesi iddiası ile hesap edilecek peşin sermaye değerinin ilk tahsisin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi