Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, -------çalışmalarına ilişkin işçilik alacaklarını talep etmek amacıyla bu şirketler aleyhine-----dosya nezdinde dava açtığını ancak ----- şirketin ---- terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiğini belirterek,-----sonucu terkin olduğu anlaşılan TASFİYE HALİNDE ------- yönünden yargılama, kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini tale
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ... Ltd. Şti., yurtiçi ve yurtdışı hizmet veren şirket olduğunu, davalı tarafın talepleri üzerine verilen hizmet neticesinde davacı şirketin, davalı borçludan fatura karşılığı 25.975,47 TL tutarında alacağı bulunduğunu, davacı şirket, davalı/borçluya ait işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu ilişki sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu ve davalı/borçlu, söz konusu sözleşmeden kaynaklanan hizmet bedelini ödemediğini, davalı tarafa karşı yasal takibe girişildiğini, davalı hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını davalı/borçlunun, takibe, borca ve diğer ferilerine itiraz etmesi üzerine işbu takip durdurulduğunu, takibe konu alacak ... nolu 08.07.2014 tarihli 8.114,04 EUR bedelli fatura olduğunu, Her ne kadar takip 20.697,93 EUR ile başlatılmış olsa da işbu davada sadece 8.114,04 EUR bedelli fatura konusu olduğunu, davacı şirket tarafından davalı, kural ve koşullarını bilerek hizmet talep ettiğini, buna rağmen sunulan hizmetin bedelini ödememesi kötü niyetli olduğunu, davalının faize itirazı da kötü niyetli olduğunu zira davalı/borçlunun borcuna takip öncesi herhangi bir şekilde faiz işletilmemiş olup, takip sonrası uygulanan faiz ise yasal faiz olduğunu, davacı şirketin alacağı, davalı/borçluya verilen hizmeti likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı şirketin vermiş olduğu hizmetinin karşılığı olarak düzenlenen 30.04.2015 tarihli cari hesap ekstresi uyarınca, takip konusu alacağın varlığı ve miktarı itibariyle taraflar arasında kesin ve belirli olduğunu, bu sebeple alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların reddedilerek, davalı/borçlu aleyhine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere İİK 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.