Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'in davalı şirketin kurucu ortağı ve sermayesinin %25 inin sahibi olup, azınlık pay sahibi konumunda olduğunu, şirketin eski ünvanının ... ... A.Ş.olduğunu, 18/10/2018 tarihli genel kurulda alınan karar ile şirketin ünvanının ... ... A.Ş.olarak değiştirildiğini, yine aynı tarihli genel kurulda sadece müvekkili ... ve ...'in ortak olduğu şirkete üçüncü ortak olarak Kore Cumhuriyeti uyruklu ... ... Co.Ltd.katıldığını, halen davalı şirketin 3 ort
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.02.2017 tarihli olağan Genel kurulda gündemin 8 maddesinde, Şirketin Global Kriz nedeniyle içerisine düştüğü finansman sıkmasından kurtulabilmesi, bankalar ve 3. şahıslara olan borçlarının ödenebilmesi için Çorlu Deri Organize Sanayi Bölgesi, ... Caddesi, ... Sk No:... adresindeki Tabakhane ve onun mütemmim cüzü olan tesisin kullanım hakkı makine-teçhizat ile birlikte satılması konusunda karar alınması ve satış işlemleri için Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın yetkilendirilmesi konusunda önceki yıl alınan kararın yinelenmesine dair kararın TTK'nun 449 maddesi gereğince tensip kararı ile yürütmesinin geri bırakılmasına, dava konusu 17.02.2017 tarihli genel kurulda özellikle gündemin 8.maddesinde alınan şirkete ait taşınır ve taşınmazların satışına dair verilen kararın ve 6 maddede alınan ücret ödemelerine dair kararların uygulanması halinde telafisi mümkün olmayacak derecede zarar meydana geleceğinden mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 449. madde gereğince dava konusu tüm genel kurul kararlarının ve özellikle 6 ve 8 maddede alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına, davalı ...'nin 17 02.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların 6102 sayılı TTK'nın 445 maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerek bu dosyada .gerekse yine dilekçede bahsi geçen Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014-571 E,sayılı dosyasında tanzim edilen raporda şirketin faaliyetleri, gelir gider hesapları, bilançoları ve her türlü kayıtlarında hiçbir usulsüzlük tespit edilmediğini, dava dilekçesinde örtülü kar aktarımından bahsedilmekte ise de, bunun tamamen kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, böyle bir kar aktarımı olmadığı gibi şahsi malların satılarak şirket zararlarının karşılandığını, belirtilen davalarda alınan bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere şirket tarafından yapılan bütün işlemlerin kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.