12. Ceza Dairesi 2025/5926 E. , 2026/1067 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/1 16... /305 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; Mahalli Cumhuriyet savcısı, ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin …
12. Ceza Dairesi 2025/5926 E. , 2026/1067 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/1 16... /305 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; Mahalli Cumhuriyet savcısı, ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2013/341 Esas, 2014/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, bu kararın katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 08.02.2018 tarihli ve 2016/860 Esas, 2018/1238 Karar sayılı kararı ile "eksik araştırma ve isabetsiz gerekçe ile sanık hakkında beraat hükmü kurulmasının kanuna aykırı olması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2.Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2014/792 Esas, 2015/848 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65/1-b, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, bu kararın sanığın temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2016/1646 Esas, 2018/5630 Karar sayılı kararı ile "olay yerinde keşif yapılarak suçun unsurlarının tam olarak tespit edilmesi ve benzer nitelikteki dosyalar ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin ve sank hakkında açılan davaların mükerrer olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2014/672 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65/1-b, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, bu kararın sanığın temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/2166 Esas, 2018/5634 Karar sayılı kararı ile "olay yerinde keşif yapılarak suçun unsurlarının tam olarak tespit edilmesi ve benzer nitelikteki dosyalar ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin ve sanık hakkında açılan davaların mükerrer olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.06.2015 tarihli ve 2014/580 Esas, 2015/5569 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65/1-b, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, bu kararın sanığın temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2018/1951 Esas, 2018/5633 Karar sayılı kararı ile "olay yerinde keşif yapılarak suçun unsurlarının tam olarak tespit edilmesi ve benzer nitelikteki dosyalar ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin ve sank hakkında açılan davaların mükerrer olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma üzerine Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 2018/7 17... /789 Karar sayılı , 2018/7 14... /786 Karar, 2018/7 16... /787 Karar sayılı dosyalarının 2018/308 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, Çay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.11.2019 tarihli ve 2018/308 Esas, 2019/900 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, birleşen 2018/706(714), 2018/7 16... /717 Esas sayılı dosyalara konu suç yönünden, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun’un 43/1, 62/1, 52/2-4, 53... /1. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve biçerdöverin müsaderesine karar verilmiştir. 6. Çay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.11.2019 tarihli ve 2018/308 Esas, 2019/900 Karar sayılı kararının sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 17.10.2024 tarihli ve 2020/1778 Esas, 2024/5514 Karar sayılı kararı ile "Sanık hakkında I. Derecede doğal sit alanı üzerinde izinsiz tarımsal faaliyette bulunduğu sabit görülerek mahkemece hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 06.12.2018 tarihli yazısı ile koordinat bilgileri gönderilen alana ait ölçü krokisi ve harita üzerinde yapılan incelemelere göre söz konusu alanın "Doğal sit-Nitelikli Koruma Alanı" olarak güncellenen doğal sit alanları kapsamında kalmadığının tespit edilmesi karşısında, mahkemece suça konu alanların doğal sit alanı içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenerek, TCK 7. maddesi de dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 7.Bozma üzerine Çay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2025 tarihli ve 2025/116 Esas, 2025/305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun’un 43/1, 62/1, 52/2-4, 53... /1. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve biçerdöverin müsaderesine karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri; Mahkemece yargılaması devam eden benzer alanla ilgili başkaca derdest dosyalarda alınan sit alanına ilişkin koordinatların uygulanması suretiyle belirlenen 17.06.2025 tarihinde karar verildikten sonra dosyaya ibraz edilen ek rapor doğrultusunda bahse konu alanın güncellenen duruma göre doğal sit (kesin korunması gereken alan/nitelikli koruma alanı/sürdürülebilir koruma alanı) içerisinde olmadığının tespit edilmesi karşısında atılı suçun yasal olarak unsurlarının oluşmayacağı gözetilerek CMK 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve esas yönünden Kanuna aykırı bulunduğuna ilişkindir. B. Sanık müdafinin temyiz nedenleri; sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, suç tarihinde sit alanı olduğuna dair ilan yapılmadığına, dava aşamasında suça konu alanın sit alanı olmaktan çıktığına, suça konu alanda herhangi bir zarar bulunmadığına, sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine , cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; icra edilen keşif ve sonrasında tanzim olunan bilirkişi raporları doğrultusunda bahse konu alanın koordinat bilgileri de eklenmek suretiyle ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak bahse konu alanların sit alanı veya nitelikli koruma alanı içerisinde kalıp kalmadıkları hususunda bilgi verilmesi istenmiş, ...'nce müzekkeremize verilen cevabi yazıda "bahse konu alanların Mülga Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 01.07.1992 tarihli ve 1368 sayılı kararı ile tescil edilen ... Gölü I. Derece Doğal Sit alanında kaldığı ancak yapılan yeniden değerlendirme sonunda "... Gölü Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak tescil edilmesi uygun görülerek, 03.04.2018 tarihli ve 59678 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Makam Oluru ile tescil edilmiş olan Doğal Sit sınırları içerisinde kalmadığının tespit edildiği" belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay tetkik edildiğinde; sanık ...'in samimi ikrar mahiyetindeki savunması da nazara alındığında, olay tarihinde I. Derece sit alanı kapsamında olan ancak daha sonra güncellenen duruma göre ise sit alanı olmaktan çıkarılarak olay tarihlerinde I. Derece sit alanı içerisinde kaldıkları, ancak 03.04.2018 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararı ile belirlenen ve güncellenen alanlar kapsamında sit alanı olmaktan çıkarılarak "nitelikli doğal koruma alanı" kapsamına alınan bahse konu arazileri sürüp ekmek suretiyle eylemde bulunduğu, bahse konu arazilerin suça konu tarihlerde sit alanı olduğu, mevcut fiili duruma göre ise sit alanı olmaktan çıkarılmış olsa dahi nitelikli koruma alanı olarak belirlendikleri, 2863 Sayılı Kanun 65. Maddesi düzenlemesinin nitelikli koruma alanlarına yapılan tecavüzleri de kapsadığı anlaşılmakla sanığın suç teşkil eden eylemi yönünden yürürlükte bulunan mevzuatımıza göre eylemin suça konu olmaktan çıkarılması gibi lehine olacak bir yasal değişikliğin söz konusu olmadığı kanaatine varılmakla müsnet suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 15.04.2025 tarihli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl müdürlüğünün cevabi yazısında suça konu alanın Mülga Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 01.07.1992 tarihli ve 1368 sayılı kararı ile tescil edilen ... Gölü I. Derece Doğal Sit alanında kaldığı ancak yapılan yeniden değerlendirme sonunda Konya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nun 14.12.2017 tarihli ve 470 sayılı kararında "... Gölü Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak tescil edilmesi uygun görülerek, 03.04.2018 tarihli ve 59678 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Makam Oluru ile tescil edilmiş olan Doğal Sit sınırları içinde kalmadığı tespit edildiğinin bildirildiği, mahkemece yapılan keşif akabinde alınan 18.06.2025 tarihli ek raporda dava konusu alanın doğal sit sınırları içerisinde kalmadığının tespit edilmesi karşısında, sanığın suça konu parselde gerçekleştirdiği inşai ve fiziki müdahaleye ilişkin olarak sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan beraat hükmü tesis edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.