12. Ceza Dairesi 2019/9134 E. , 2021/7377 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme ... ... Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para ce…
**12. Ceza Dairesi 2019/9134 E. , 2021/7377 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme ... ... Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin kusur durumuna ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık müdafinin ise kusur durumuna ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dosya içeriğine göre; 15/04/2008 günü saat 16.05 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, 50 km/h hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, tek yönlü, dokuz metre genişliğinde, eğimsiz, düz ve iki şeritli yolun sol şeridinde seyir halindeyken, yolun sağından kaplamaya giren yaya ...'na karşı hız azaltan halk otobüsün önünden şeridine giren yaya ...'a aracının sağ ön yan çamurluk ile sağ dikiz ayna kısmı ile çarpması şeklinde meydana gelen ve yaya ...'ın kazadan yaklaşık iki yıl sonra (05/04/2010'da) ölmesi üzerine kaza ile ölüm arasında illiyet bulunup bulunmadığı yönünden Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 01/09/2010 tarihli ve 3043 karar sayılı raporunda; ölen ...'ın hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek şekilde yaralandığı, ölüm sebebinin mevcut beyin-damar hastalığına bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldi ve ölüm ile kaza arasında illiyet bağının bağının bulunmadığının bildirilmesi üzerine sanık hakkında Sultanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığının 26/01/2011 tarihli ve 2011/230 sayılı iddianamesi ile TCK'nın 89/1-2.e, 53/6. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasından sonra alınan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 05/02/2015 tarihli ve 183 karar sayılı raporunda; kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı falaks kırığı ile birlikte beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin ölümü ile 15/04/2008 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası arasında illiyet bağının olduğu bildirildiği anlaşılmakla, sanığın tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda,