Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 2/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 30/5/2017 tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Egebank'ın (Banka) genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan başvurucu hakkında kanuna aykırı karar ve işlemleriyle Bankayı zarara uğrattığı gerekçesi ile 24/1/2003 tarihinde şahsi iflas davası açılmıştır. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin (Mahkeme) 28/12/2009 tarihli ve E.2003/132, K.2009/887 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 14/7/2010 tarihli ve E.2010/5057, K.2010/8897 sayılı kararıyla hüküm bozulmuştur. Başvurucunun karar düzeltme talebi aynı Dairenin 25/1/2011 tarihli ve E.2010/12155, K.2011/633 sayılı kararıyla süre yönünden reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:"1-İflas davaları HUMK.nun 176/ maddesi hükmü uyarınca adli tatilde görülebileceğinden temyiz ve karar düzeltme süreleri adli tatilde işlemeye devam eder. İflas davalarında temyiz ve karar düzeltme süresi 10 gündür (İİK.m.164,366). Yargıtay ilamı davalı Şükrü Esat Erkuş vekiline 2010 tarihinde, davalı R. Z. vekiline 2010 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen 10 günlük süre geçtikten sonra karar düzeltme talep edilmiştir. Süresinde yapılmayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.2-...SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Ş.Esat Erkuş ve R. Z.’nın karar düzeltme isteminin süreden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı A. S.’in HUMK.nun maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirine girmeyen karar düzeltme isteminin REDDİNE..." Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 17/7/2012 tarihli ve E.2011/168, K.2012/147 sayılı kararı ile davanın başvurucu yönünden kabulü ile şahsen iflasına karar verilmiştir. Kararın hüküm kısmı şöyledir:“1-...2-Davalılardan R. Z. ve Şükrü Esat Erkuş hakkında açılan davanın kabulü ile bu davalıların 532,TL nin 1999 tarihinden iflas tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda yasal faiziyle müştereken ve mütelelsilen tahsili ile sınırlı olmak üzere şahsen iflaslarına,...Davacı TMSF vekili ile Davalı R. Z. vekili ve Davalı Esat Erkuş vekillerinin yüzlerine karşı Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/07/2012 ” Temyiz üzerine bu defa Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 15/1/2014 tarihli ve E.2013/6241, K.2014/137 sayılı kararıyla başvurucunun temyiz itirazları reddedilerek hüküm onanmıştır. Dairenin 15/1/2014 tarihli onama kararında kanun yolu ve süresiyle ilgili olarak "...tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ... oybirliğiyle karar verildi." ibaresi yazılmıştır. Onama kararı 7/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 21/3/2014 tarihinde anılan karara karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 12/5/2014 tarihli ve E.2014/4245, K.2014/3699 sayılı kararıyla süre yönünden reddedilmiştir. Karar gerekçesi şu şekildedir:"Mahkemece davalıların şahsi iflâsı talebi hakkında verilen karara ilişkin Dairemizin 2014 tarih ve 2013/6241 E., 2014/137 K. sayı ilamı karar düzeltme isteminde bulunan davalılardan R. Z. vekiline 2014 tarihinde, Esat Erkuş vekiline ise 2014 tarihinde tebliğ edildiği halde, karar düzeltme dilekçeleri İİK’nın maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra sırasıyla 2014 ve 2014 tarihlerinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan karar düzeltme istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında Yargıtay tarafından da karar verilebileceği kabul edilmiş olmakla, karar düzeltme itirazının reddi gerekmiştir." Ret kararı 4/8/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, 2/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile değiştirilen maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınan masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece re'sen taraflara tebliğ olunur. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. ...” 2004 sayılı Kanun’un maddesinin 5311 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki hâli şöyledir: “Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlar tebliğden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Kararlar 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınacak masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece resen taraflara tebliğ olunur....” 2004 sayılı Kanun’a 5311 sayılı Kanun'un maddesiyle eklenen geçici maddesi şöyledir: “Bölge adliye mahkemelerinin, 2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflâs Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri uygulanır.” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:“Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:…ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.…” 6100 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir:"(1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır." 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:“Temyiz süresi on beş gündür. Temyiz süreleri, ilâmın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar.” 1086 sayılı mülga Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir:..." 1086 sayılı mülga Kanun'un geçici maddesi şöyledir: "Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur."