7. Ceza Dairesi 2025/5511 E. , 2025/16705 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/335 E., 2020/452 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracı üzerindeki tedbirin kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bul…
7. Ceza Dairesi 2025/5511 E. , 2025/16705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/335 E., 2020/452 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracı üzerindeki tedbirin kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran nakil aracına yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.3675 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigaranın ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. ve 3/1. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği hâlde, sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 25.02.2015, iddianame düzenleme tarihinin 30.03.2015 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında; Dairemizin 2022/2329 Esas sırasında kayıtlı Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/385 Esas, 2021/235 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 13.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.05.2015 olduğu, anlaşılmakla; Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-b bendinde yer alan hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.İddianamede müsaderesi talep edilen 34... plakalı nakil aracının; sanığın oğlu olan malen sorumlu ... adına kayıtlı olduğu ve malen sorumlu ...'ın 20.01.2016 tarihinde talimat mahkemesinde alınan beyanında, bahse konu aracın babası tarafından kullanıldığını belirttiği gözetilerek; ikinci kez kaçakçılık suçunda kullanıldığı anlaşılan nakil aracının müsaderesinin, 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi gereğince araç ve eşyanın değeri itibarıyla işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı anlaşıldığından, sanık tarafından suça konu 3675 karton kaçak sigaranın taşınmasında kullanılan ve iddianamede müsaderesi talep edilen 34... plakalı nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde "araç üzerindeki tedbirin kaldırılmasına" karar verilmesi, 5.İmha edilenler de dâhil olmak üzere suça konu kaçak sigaraların tümünün müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 6.Gerekçeli karar başlığında; suç tarihinin "25.02.2015" yerine "24/02/2015" olarak yazılması, Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.