10. Hukuk Dairesi 2009/8412 E. , 2010/17368 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yersiz aylıklar ve tedavi yardımlarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Her u
**10. Hukuk Dairesi 2009/8412 E. , 2010/17368 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yersiz aylıklar ve tedavi yardımlarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Her uyuşmazlık, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmelidir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Kanunun 24 ve 25’inci maddeleri, anılan kanun kapsamındaki......sigortalılığı koşullarını ve bu sigortalılığa yasal karine sayılan olguları belirlemektedir. Zaman zaman anılan maddelerdeki değişikliklerle farklı kurallar öngörülmüş ise de; “kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma” ......sigortalılığının temel ve ön koşulu olarak varlığını korumuştur. Başka bir deyişle, belirtilen bu ana koşulun gerçekleşmesinden sonra diğer kural ve unsurlar değerlendirilebilir. 1479 sayılı Kanunun 24’üncü maddesi ilk şekliyle, çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, sigortalılığın oluşumu için, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanun, ......olabilme yönünden, söz konusu 24’üncü maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece Kanunun temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Davaya konu uyuşmazlıkta; davalının ..... sigortalılık başlangıcı itibariyle 2654 sayılı Kanunla getirilen koşullar geçerlidir. Bu durumda, usulüne uygun vergi mükellefiyeti kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmak koşuluyla, zorunlu sigortalılık için yeterlidir. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden; 01.02.1986 – 30.07.2000 tarihleri arasında “et tavukçuluğu” işinden vergi kaydı, 13.05.1987 – 07.07.2008 tarihleri arasında ......kaydı bulunan, başkaca Kurum, kuruluş ve oda kaydı bulunmayan davalının, 07.01.1987 tarihinde davacı Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge ile 02.02.1986 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında .....tescili yapıldığı, 18.05.2006 tarihli formla ayrıca 01.10.1981 – 01.02.1986 tarihleri arasında da bu defa “yumurta satış” işinden vergi kaydının bulunduğunun bildirilmesi üzerine sigorta başlangıcı 20.04.1982 tarihine çekilerek tüm prim borçlarını ödediği, 30 gün 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı ve 600 gün askerlik borçlanması ile birleştirilmek suretiyle davalıya 01.07.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Hazar Vergi Dairesinin 10.06.2008 tarihli yazısı ile davalının “02.05.1986 – 30.07.2000 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu, farklı tarihli form ve yazılara itibar edilmemesi gerektiğinin” bildirilmesi üzerine, 20.04.1982 – 02.05.1986 tarihleri arasındaki.....sigortalılığı ve bağlı olarak yaşlılık aylığı iptal edilmiştir. Davacı Kurum işbu dava ile 01.07.2006 tarihinden ödenen yersiz aylıklar ile tedavi giderleri toplamı olan 13.915,26 TL. nin tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 13.872,22 TL. nin tahsiline karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından davalının vergi kaydının gerçekliği ile kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması hususunda yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Öncelikle ilgili vergi dairesinden davalının vergi kaydına ilişkin tüm bilgi, defter ve belgeler ile varsa Maliye teftiş raporları ve dosya kapsamından derdest olduğu anlaşılan ceza dosyası getirtilmeli, davalının vergi kaydının iptal nedeni, herhangi bir vergi beyan, tarh, tahakkuk ya da ödemesi bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, davalının sigortalılığı için sadece vergi kaydının bulunması yeterli olmayıp “kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma”sı da şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, gerekirse bu kapsamda aynı yörede komşu veya benzer işleri yapan işverenler ve çalışmayı bilebilecek durumda olanlar tespit edilerek re’sen beyanlarına başvurulmalı, deliller hep birlikte değerlendirilerek, takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.