T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/27 KARAR NO : 2025/608 DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 10/01/2024 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan "Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Siciline ... nosu ile kayıtlı ...'nin ... yılında kurulduğunu, kooperatifin kuruluşunun ... tarihinde 8 üye ile yapıld…
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/27 KARAR NO : 2025/608 DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 10/01/2024 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan "Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Siciline ... nosu ile kayıtlı ...'nin ... yılında kurulduğunu, kooperatifin kuruluşunun ... tarihinde 8 üye ile yapıldığını, ... tarihli yönetim kurulu kararı ile ... kişilik üye listesi ile hazine arazisi üzerindeki zilyet oldukları yerlerin krokisini gösterir harita ile ... tarihinde üye sahiplerine tahsisi için dönemin ... Belediye Başkanlığına sunulduğunu, ... belediyesinden önerilen diğer üyeler ile birlikte ... ve ... parsel, toplam ... m2 olarak kooperatife tahsis edildiğini ve 63 kök üye ile kooperatifin tapuya kavuştuğunu ve faaliyete başladığını, bu hususun ... tarihli yönetim kurulu kararında, üye listesi karar defterinde, ... Belediyesi meclis kararında sabit olduğunu, daha önce iptali istenen ... tarihli genel kurulu düzenleyen yönetim kurulunun, iptalini istedikleri genel kurul kararlarına dayanak teşkil eden "Üye hisselerinin belirlenmesine ilişkin oluşturulan komisyon raporunda" da açıkça görüleceği üzere yönetim kurulunun bilgisi dahilinde olduğunu, (iptali istenen dava Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyası ile kayıtlı olup halen derdesttir), kooperatifin faaliyetine başladığı tarih itibarı arsa zilyet sahibi kök üye sayısının ... kişi olduğunu, bu konuda kooperatif yönetimi ile ilgili bir ihtilaf olmadığı gibi ... tarihli imar çalışması neticesinde anılan parsellerde , o zamanki ... ... firması ile yapılacak sözleşmede yekün de ... daire yapılacağı iddia olununca her üyeye 7 daire düşüyor iddiası ile üyelerin büyük bölümünün birer , ikişer dairelerini sattıklarını ve koopertaifin görünüşteki üye sayısını artırdıklarını, üyelerin böyle usul ve yasaya aykırı çoğalmasını sağlayan daire satışı ile üyelik sisteminin müsebbibi planın iptal olduğunu ama üyelerin tam olarak yasal dayanağı olmadan bazı üyelik haklarını elde ettiklerini ve oluşan yönetimlerin hazirun cetvellerini her hisse satın alana bir oy hakkı tanıyarak ve bu şekilde oy kullanarak genel kurullara katılmasının sağlandığını, Kooperatifler kanunu 48.maddesinde açıkça "Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir." diye açıklandığını, hazirun listesi ve genel kurulda oy kullananlar incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, bu hususun mutlak butlan sebebi olduğunu ve genel kurulda bu şekilde oy kullanıldığı için alınan kararların yok hükmünde olduğunu, Genel Kurulda karar altına alınan ve iptali istenen maddelerin; madde 3 : ... tarihli genel kurul ... nolu karar doğrultusunda hazırlanan inşaat detay projelerinin ve teknik şartnamelerin sunularak genel kurulca oylanması, madde 4 : onaylanan detay projeler ve teknik şartnameler doğrultusunda inşaatın yaptırılma usulünün belirlenmesi, madde 5 ; Tapusu uhdemizde kalmak şartı ile Kooperatif arsasının kooperatife ve müteahite düşecek oranlar doğrultusunda ... parsel olacak şekilde düzenlenmesi, madde 6 ;inşaat işlerine başlanması amacıyla kooperatife ait taşınmazınnyer teslim ve zamanının ve usullerinin kararlaştırılması , madde 8 ; Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... ... nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi amacıyla daha önceden kooperatif tarafından açılmış Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi .../... E. .../... K ( yeni esas Antalya ...asliye Hukuk Mahkemesi .../... sayılı dosyasının sulh ve feragat işlemleri için yetki” ... tarihli genel kurulda alınan kararlar incelendiğinde kooperatif yönetiminin alelacele yüklenici firmayı işe başlatıp, açılan iptal davalarını işlevsiz kılmaya çalıştığını, Kooperatifin yönetiminin ... tarihli genel kurulu ile seçilip göreve başladıklarını, anılan bu tarihli genel kurula gitmeden önce şu andaki yönetim ve bir kısım üyelerle yapılan toplantılarda, üyelerin önceki yönetimden hoşnutsuzluğu ve işlerin düzgün yürütülmemesi sebebiyle bu işe talip olmaları ve yapılan araştırmada oy kullanma sisteminin kooperatifler yasasının 48. Maddesine açıkça aykırı olduğunun tespit edildiğini ve seçim kazanıldığı takdirde bu tür usulsüzlüklerin önlenmesi amacıyla yola çıktıklarını, kendilerinin seçildikleri genel kurul da dahil olmak üzere birden fazla üyenin oy kullanması ile o genel kurulda görevi devraldıklarını, bir sonraki genel kurulu gerçek oy kullanma hakkına sahip olanlarla düzenlemek yerine , bazı kök üyelerin hisselerini birden fazla kişiye satmaları nedeniyle , bir üye yerine birden fazla kişini oy kullanması sağlanarak ... tarihinde genel kurul yapma cihetine gittiklerini, o genel kurulda alınan kararlara Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E.sayılı dosyası ile tüm maddelerin mutlak butlan sebebiyle iptali için dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, derdest olan bu davada yönetimin savunmasının bizden önce bu hazirun listesi ile genel kurula gidiliyordu , tüm defter ve kayıtlar kaybolmuştu, biz buna karşı dava açtık ve bu şekilde devam ettik şeklinde olduğunu beyanla ... nin ... tarihli genel kurul kararında, alınan tüm kararların, mutlak butlan ile batıl olması sebebiyle iptaline dava sonuçlanıncaya kadar, telafisi mümkün olmayan zararlar doğurmaması için uygulamanın durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kooperatifin ... yılında kurulmasına rağmen aradan geçen süre içerisinde halen inşaat işlerine başlanamadığını, Kooperatifin ilk kuruluşunun ... ... Belediyesi döneminde 2/B arazisi zilyetlerinin zilyetliklerini devrederek kooperatif ünvanı adı altında birleşmesi ile gerçekleştiğini, taşınmazda ... yılına kadar imar sorununun çözülemediğini, bölgenin imara açılmasıyla yüklenicilerle yaşanan sorunlar üyelerin pay oranlarının belli olmaması gibi nedenlerle taşınmazda inşaat işlemlerinin başlatılamadığını, ... yılı itibariyle imar ve yüklenici sorununun kısmen halledilmesinden sonra üyelerin pay sorunlarının çözülmesi için kooperatif tarafından bir kısım adımlar atıldığını, Kooperatiflerce tutulması zorunlu olan ortaklar pay defteri kooperatif kayıtlarında bulunmadığını, bu hususta Antalya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne başvuru yapıldığını, Müdürlükte pay oranlarını gösterir nitelikte herhangi bir belge bulunamadığını, ... tarihinde kooperatif vekili vasıtasıyla görevi devreden ... tarihinden önce görevli yönetim kuruluna pay defterinin bulunup bulunmadığı hususunda Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ..., ... ve ... yevmiye nolu ihtarnameler ile bildirimde bulunulduğunu, görevi devreden yönetim tarafından pay defterine ilişkin bir bildirimde bulunulmaması üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Soruşturma nosu ile bu hususta yapılan soruşturma ve Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı kovuşturma sonucunda da pay defterinin varlığına ilişkin bir tespit yapılamadığını, önceki yöneticilere bu konu ile ilgili ceza verildiğini, pay defteri ile ilgili ayrıca Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosya ile defter ziyaı davası açıldığını, davada süre aşımı nedeniyle red kararı verildiğini, defterin ne zamandan itibaren kim tarafından kaybedildiğine ilişkin herhangi bir tespit yapılamaması üzerine pay oranlarının tespiti için çalışma başlatıldığını, bu hususta ilk adım olarak ... tarihli Genel kurulun ... ve ... nolu gündem maddeleri ile atıldığını, bu gündem maddeleri ... tarihli Genel Kurulda görüşülerek genel kurul tarafından bir komisyon kurulmasına, üyelerin pay oranlarına ilişkin ellerinde bulunan bilgi ve belgeleri komisyona teslim etmesine, komisyonca bu bilgi ve belgeler ile diğer kurumlardaki tüm bilgi ve belgeler bir araya getirilerek pay oranlarının tespiti için bir çalışma yapılmasına, yapılan çalışmanın tekrar Genel Kurul onayına sunulmasına karar verildiğini, ... tarihli genel kurul kararı ... ve ... maddeleri ile oluşturulan komisyon, raporunu ... tarihi itibariyle tamamlamış ... tarihli Genel Kurulun gündeminin ... nolu maddesi aşağıdaki gibi kararlaştırıldığını, "a.) ... tarihli Genel Kurulun ... nolu kararına istinaden kurulan Komisyon raporunun okunması, raporun oylanarak karar tarihinden itibaren kooperatif üyelerinin ve üyelerin hisselerinin raporda belirtildiği şekilde tespit edilmesi, b.) Raporun kabul edilmesi halinde komisyon raporu doğrultusunda yeni pay defterinin oluşturulması, komisyon raporunda üyelik yükümlülüklerini sağlamayan üyelerin üyelikten çıkarılmalarına karar verilmesi ve bu hususlarda yönetim kuruluna yetki verilmesi" ... tarihli Genel Kurulun ... nolu maddesi toplantıda uzun şekilde görüşülüp, tartışıldığını, genel kurul tarafından üyelerin ve üye hisselerinin okunan raporda belirtildiği şekilde belirlenmesine, komisyon raporu doğrultusunda yeni pay defterinin oluşturulmasına oy çokluğuyla karar verildiğini,... tarihli genel kurulda alınan tüm kararların butlan ve iptaline ilişkin olduğunu, dava konusu genel kurulda alınan kararlar üyelik hakları ile ilgili olmayıp anlaşma aşamasında bulunulan yüklenici ile yapılacak inşaat sözleşmesinin şartlarına ve yapılacak inşaatın projesine ilişkin olduğunu, davacı alınan kararların esas olarak hukuka aykırılığına dair hiçbir iddiada bulunmamış sadece oylama yapılırken oy kullanmaması gereken kişilerin oy kullandığı yönünden mesnetsiz ve gerçek dışı bir iddia ile davayı yönelttiğini, davacının bu iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davaya konu genel kurul tutanağı incelendiğinde genel kurula toplam 135 adet üyenin davet edildiğinin açıkça görüleceğini, genel kurula davet edilen 135 üyenin tamamı kök üye vb ayrım olmaksızın kooperatifin uzun yıllardır üyesi olduğunu, yaklaşık 2009 yılından itibaren bütün genel kurullların hazirun listeleri incelendiğinde vefat edenler, üyelikten ayrılanlar vb nedenlerle bazı küçük değişiklikler olsa da genel itibariyle kooperatif genel kurullarının 130-140 kişilik hazirun listesiyle yapıldığı açıkça ortada olduğunu, kök tapu sahibi vb ayrımlar yapılmaksızın yönetim kurulu karar defterine üye olarak kaydı yapıldığını ve bu üyelerin yaklaşık 20 yıldır genel kurullara çağrıldığını, zira ne kooperatif nezdinde ne de kooperatif mevzuatında böyle bir ayrım da söz konusu bulunmadığını, genel kurula çağrılan bu 130-140 civarında üye üzerine geçmiş dönemlerden itibaren aidat edimi yüklenmiş vaziyette ve bu üyelerin hepsi ile ilgili yönetim kurulu karar defterinde alınmış üyeliğe kabul kararı veya üyelik devir belgesi mevcut olduğunu, hatta bu şekilde kök tapudan satın alma yoluyla üye olan kişilerin bir bölümü tarafından 2004 yılında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı dosya ile üyelik tespiti yaptırılmış ve hazırlanan bilirkişi raporunda talepte bulunan kişilerin üyeliklerinin tespit edildiğini, davacı da geçmiş 20 yıllık süre içerisinde kooperatifte uzun bir dönem yönetim ve denetim kurullarında yer aldığını, davacı, yönetim ve denetim kurullarında görevliyken oluşturulan genel kurul hazirun listeleri de yaklaşık 130-140 kişiyken bugün genel kurulda sadece kök hisse sahipleri oy kullanmalıydı demesinin anlaşılamadığını, davacının iddia ettiği gibi sadece kök hisse tapu sahiplerine oy kullandırılmasının mümkün bulunmadığını, davacının kök hisse sahibinden hisse satın aldı diye nitelendirdiği kişiler yaklaşık 20 yıldır üyelik kayıtları yapılmış genel kurullara katılmış ve aidat edimi yüklenmiş kişiler olduğunu, bu kişilerin genel kurullarda oy kullanmamasının asıl hukuka aykırılık teşkil edeceğini, önceki genel kurullardaki hazirun cetvelleri, aidat yükümlülüklerini gösteren mali defterler incelendiğinde davacının iddiasının ne denli mesnetsiz ve yersiz olduğunun açık bir şekilde anlaşılacağını belirterek açıkça dayanaktan yoksun davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı kooperatife ait sicil dosyası, ... tarihli genel kurul toplantı tutanağı, çağrı kağıdı, hazirun cetveli vs. Belge ve kayıtlar celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyasında ... tarihli karar ile dosyanın Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, bu dava dosyasında iptali istenen genel kurul kararının ... tarihli genel kurul kararına ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce yargılama sırasında; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereğince dosyanın 1 mali müşavir ve 1 kooperatif mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi ile kooperatife ait ticari defter ve belgeler incelenmek suretiyle kooperatifteki gerçek üye sayısı ile iptali istenen ... tarihli genel kurulda oy kullanan kooperatif üye sayısı, söz konusu üye sayıları arasında çelişki bulunup bulunmadığı, ... tarihli genel kurulda üye olmayan kişi/kişiler tarafından oy kullanılıp kullanılmadığı, neticeten genel kurulun yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarını uygun olup olmadığı ile mutlak butlanla batıl yada iptalini gerektirir hususların bulunup bulunmadığına ilişkin mahkeme ve yargı denetimine elverişli rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişi ... ve ... tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Davalı kooperatifin ... tarihinde yapılan genel kurul toplantılarında alınan kararların butlan olduğundan iptaline yönelik açılan davada; 1. Kooperatif genel kurul kararlarının da birer hukuki işlem olması nedeniyle hükümsüzlük halleri sayılan yokluk, butlan ve iptal edilebilirlik hallerinin gerçekleşebileceği, yokluk halinin genel kurul kararının oluşumuyla ilgili kurucu unsur eksikliğinde, butlan halinin geçerlilik unsuru eksikliğinde ve iptal edilebilirliğin de tamamlayıcı unsur eksikliğinde gündeme gelebileceği, Kooperatifler Kanununda yokluk ve butlanın düzenlenmediği sadece iptal edilebilirliğin 53. madde de düzenlendiği, butlan bakmından 98.madde atfı nedeniyle TTK m. 447 uygulanacağı, 2. Kooperatif üyesinin birden fazla hisseye sahip olmasının kooperatif mevzuatı gereği mümkün olduğu ancak bu bir üyelik ve bir oy sistemini değiştirmeyeceğinden bir üyeliğe rağmen hisseye göre oy kullanıldığının tespiti halinde bunun TTK m. 447 anlamında kooperatif temel yapısına aykırılıktan butlan sayılabileceği ancak somut olayda genel kurula katılan 77 farklı üye ve toplamda 77 oy kullanılmış olduğu görüldüğünden birden fazla oy kullanılmadığı, 3. Dosya kapsamında yer alan kayıt ve belgelere göre 2022 yılı genel kurul kararıyla oluşturan komisyonun tespit ettiği üye listelerine göre ... tarihinde yapılan genel kurul hazirun listesinde üye sayısının ... olması ve ... tarihli genel kurul hazirun listesininde de üye sayısının ... olması karşısında şeklen üye sayısının 2012 yılından beri benzerlik gösterdiği ve oy kullanan kooperatif üye sayısı ile oy kullanan üye sayısı arasında çelişki bulunmadığı, 4. Davacı taraf kararların butlanından bahsetmiş olsa da kararların iptalini de istemiş olduğundan Kooperatifler Kanunun 53/I-1 açısından, toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten kişilerin genel kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden üyelerin karara müteakip günden itibaren 1 ay içinde iptal davası açabilecek olmakla birlikte davacının muhalefet şerhinin bulunmadığı ve kimlerin birden fazla oy kullandığı veya yetkisiz olduklarına yönelik bir delil bulunmadığından kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılığının değerlendirilemediği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, kooperatif üyesi tarafından kooperatif aleyhine açılan ... tarihli genel kurul kararının iptali / mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti talebine ilişkindir. Davacı tarafından ... tarihli genel kurul yönünden kooperatif ortağı olmayan kişiler tarafından oy kullanıldığı, kooperatifteki hisselerin devrinden sonra kök hisselere göre oy kullanılmadığı iddia edilmiştir. Davalı tarafından ise, kooperatifte yapılan hisse devirlerinden sonra kooperatif üyeleri tarafından oy kullanıldığı, kooperatife ait pay defterinin bulunmadığı 2022 yılında kooperatif üyelerinin tespiti amacıyla komisyon oluşturulduğu ve bu oluşturulan komisyon doğrultusunda tespit edilen üyelere ilişkin genel kurul hazirun cetvellerinin hazırlandığı, kooperatif ortaklarının birden fazla oy kullanmaları hususunun gerçeği yansıtmadığı savunmasında bulunulmuştur. Davanın süre yönünden incelenmesinde: 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. Maddesinde "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1.Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri..." düzenlemesi mevcuttur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/12/2015 tarih, 2014/8212 Esas, 2015/8073 Karar sayılı emsal içtihadında; "...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddialarına, toplantıya gelmeyen ortaklar dayanabileceklerinden, ret oyu ve muhalefet şerhi koşulu bu kişiler için aranmaz ise de, dava toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılmalıdır. Bu iddialara dayanmayan üyelerin, kararların yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmesi için, toplantıya katılması, ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Diğer anlatımla, toplantıya katılan ortaklar ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihatlar doğrultusunda davacının genel kurul kararının iptalini istemek yönünde aktif husumetinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; davacının genel kurul kararının iptalini istemek yönünde açılan davada aktif husumetinin bulunduğu ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. ... tarihli genel kurulun iptal, yokluk ve butlan yaptırımına tabi olup olmadığı yönünde yapılan değerlendirmede ise; 1163 Sayılı Kanun' da yokluk ve butlan halleri düzenlenmemiş ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanununu 98. Maddesinde "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş olup yokluk ve butlan yönünden Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır.(Yargıtay 6. HD, 2022/3300 E, 2023/3198 K) Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ele alınabilir. Kavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir. Şirketler hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir: Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasıdır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur. Örneğin, karar alınmadığı halde alınmış gibi gösterilirse veya Bakanlık temsilcisinin toplantıda bulunmaması halinde işlem, yoklukla sakat olacaktır. Butlan ise; bir işlemin, konusuna ilişkin emredici hükümlere aykırı olması halidir. Eş söyleyişle, bir işlemin konusu; kanuna, ahlaka, adaba, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da, imkânsız ise, bu işlem batıldır. Yokluktaki gibi, butlanda da kesin geçersizlik söz konu-sudur; hâkim bunu re’sen göz önünde bulundurur ve herkes bu geçersizliği, iptal davasında öngörülen üç aylık süreyle bağlı olmaksızın ileri sürebilir ve tespit ettirebilir. Yokluk ve butlan arasında sonuçları değil, sebepleri bakımından farklılık bulunmaktadır (Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, 2012, 2. Baskı, s.190). İptal edilebilir kararlarda ise; genel kurul kararının geçersizlik halini oluşturan nedenin, işlemin, baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğuracak nitelikte olmaması hali söz konusudur. Örneğin; anonim şirket ortaklar genel kurulunda oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmediği, çağrının usulsüz yapıldığı, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediği, toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak ettikleri iddiasında olan ortaklar, yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık hallerini ileri sürerek, kararların iptallerini mülga 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesi uyarınca isteme hakları bulunmaktadır Es söyleyişle; mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece, re’sen üzerinde durulması da gerekir. iptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerinin koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir.(Yargıtay 6. HD, 2023/2130 E, 2023/3059 K) Kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak toplantı yeter sayısı oluşmadan alınan kararların yok hükmünde olduğu bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı, bu kararlar bakımından dava açan üyenin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması, muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması ile hak düşürücü süre içinde açılmış olması koşullarının aranmayacağı gibi yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarih 2016/6131 E., 2018/5820 K., 03.10.2017 tarihli 2015/7915 E., 2015/2501 K. sayılı ilâmı). 1163 sayılı Kanunun 48. Maddesinde; "Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir." şeklinde belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda, kooperatife ait pay defterinin bulunmadığı, bu hususta mahkemeye başvurulduğu anlaşılmıştır. Kooperatifte birden fazla hisseye sahip üyenin bulunabileceği ancak bu durumda dahi kooperatif üyesinin genel kurulda 1 oy hakkının bulunduğu, birden fazla hissesi bulunan bir kooperatif üyesi hisselerinden birini bir başkasına kooperatif yönetim kurulu kararı doğrultusunda devrettiğinde, devreden kişi üyelikten çıkmamakta, ancak devralan kişi yeni kooperatif üyesi olmaktadır. Bu şekilde hisse devrinin açık olduğu arsa ve konut yapı kooperatiflerinde her genel kurulda sayı azalıp çoğalabilmektedir. Davacı tarafından bir hisseye sahip kooperatif üyesi yerine birden fazla kişinin oy kullandığı iddia edilmiş ancak buna ilişkin bir kayıt dosyaya sunulmamıştır. Davalı kooperatifin 2022 yılı genel kurulda mevcut kooperatif üyelerinin tespiti için komisyon kurulduğu ... tarihli genel kurulda komisyonun tespit ettiği üyelerin onaylandığı, genel kuruldaki hazirun listesinin ... üyeden oluştuğu, davalı tarafından sunulan 2012 ve 2013 yılları genel kurullarında ise hazirun listelerinde toplamda 144 kişinin yer aldığı, 2016 yılı hazirun listesinde ise 143 kişinin yer aldığı, 2019 yılı genel kurulunda 141 üyenin yer aldığı, 2012 yılından beri üye sayısında köklü bir değişikliğin olmadığı görülmüştür. Her ne kadar kooperatif üye sayısı yönetim kurulu kararlarının tek tek incelenmesiyle ortaya çıkacak ise de; 2022 yılı genel kurul kararıyla oluşturulan komisyon tarafından kooperatif üyelerinin tespit edildiği ve bu tespit doğrultusunda ... tarihli genel kurul için hazirun listesinin hazırlandığı, yapılan genel kurulda 77 üyenin oylamaya katıldığı, oylama sonuçlarının da 3'e karşı 74; 1'e karşı 76 ve 2'ye karşı 75 ile sonuçlanması karşısında katılan kişi sayısı ve oy sayısına göre 1 üyenin birden fazla oy kullanmadığı, bu hususta davacının da bir delil ibraz etmediği görülmekle yokluk ve butlana ilişkin yasal koşulların bulunmadığının kabulü gerekmiştir. Davacı tarafından genel kurul kararlarının iptali de istenmiş olmakla ... tarihli genel kurul toplantısına katıldığı, ancak toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten üyelerin iptal isteminde bulunma hakları olup kararlara aykırı kalan davacının muhalefet şerhinin bulunmadığı ve kimlerin birden fazla oy kullandığı veya yetkisiz olduklarına ilişkin bir delil de sunmadığı, ayrıca katılan üye sayısı ve kullanılan kabul ve ret oylarına göre de iptale ilişkin yasal koşulların bulunmadığının kabulü ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1- Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı tarafça kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep aranmaksızın davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/10/2025 Başkan ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Katip ... ¸E- İmzalı