Başvurucular, oğullarının askerlik görevini yerine getirdiği sırada meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitirmesi nedeniyle kendilerine nakdi tazminat ödenmesi yönünde yaptıkları başvurunun idare tarafından kabul edilmemesi üzerine açtıkları davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesince (AYİM) reddedildiğini, söz konusu kazada hayatını kaybeden bir başka askerin yakınlarının açtığı davanın ise Ankara 8. İdare Mahkemesince kabul edildiğini, aynı olaya ilişkin aynı istemle açılan davalarda farklı k
Başvurucular, oğullarının askerlik görevini yerine getirdiği sırada meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitirmesi nedeniyle kendilerine nakdi tazminat ödenmesi yönünde yaptıkları başvurunun idare tarafından kabul edilmemesi üzerine açtıkları davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesince (AYİM) reddedildiğini, söz konusu kazada hayatını kaybeden bir başka askerin yakınlarının açtığı davanın ise Ankara İdare Mahkemesince kabul edildiğini, aynı olaya ilişkin aynı istemle açılan davalarda farklı kararlar verilmesinin kamuya duyulan güveni zedelediğini, bu durumun Anayasa’nın maddesinde tanımlanan “Kanun önünde eşitlik” ilkesini ihlal ettiğini ileri sürerek, işlemin iptali ve tazminat talebinde bulunmuşlardır. Başvuru, 7/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 21/4/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından, 10/10/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 11/10/2013 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, verilen ek süre sonunda görüşünü 11/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı görüşü, başvuruculara 25/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, başvurucular, karşı görüşlerini 3/1/2014 tarihinde sunmuşlardır. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların oğlu İsmail Saygılı, Gölbaşı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa ederken, 19/1/2011 tarihinde Adıyaman’da yapılacak atış eğitimine katılmak üzere konvoy halindeki araçların atış alanına intikali sırasında içinde bulunduğu aracın devrilmesi sonucu yaşamını yitirmiştir. Başvurucuların, iç güvenliğin ve asayişin sağlanmasının bir parçası olan eğitim amaçlı atışa katılmak üzere görevlendirilen oğullarının meydana gelen kazada vefat ettiğini belirterek nakdi tazminat ödenmesi talebiyle İçişleri Bakanlığına yaptıkları başvuru, anılan Bakanlığın 5/6/2011 tarih ve 2011/135 sayılı kararıyla, ölüm olayının, 3/11/1980 tarih ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına girmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucuların söz konusu işlemin iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesinde açtıkları dava, Mahkemenin 29/12/2011 tarih ve E.2011/1654, K.2011/2038 sayılı kararıyla AYİM’in görevli olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine başvurucuların AYİM Üçüncü Dairesinde açtıkları dava, anılan Mahkemenin 8/11/2012 tarih ve E.2012/1691, K.2012/2261 sayılı kararı ile reddedilmiş olup, bu karar başvuruculara 7/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemenin gerekçesi şöyledir:“2330 sayılı Kanun’un amacının barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli personelin, bu görev şartları nedeniyle karşılaşacağı tehlike ve risk nedeniyle bu işle görevlendirilen personel ve yakınlarının koruma altına alınması olduğu Kanun metninden açıkça anlaşılmaktadır. Şüphesiz her askerin ve bu kapsamda davacıların oğlunun da kendisine tevdi edilebilecek iç güvenlik ve asayişin temini görevleri de dâhil bütün görevleri en iyi şekilde aksatmadan yürütebilmesi için eğitimli olması gerekmektedir. Ancak 2330 sayılı Kanun, nakdi tazminat ödenebilmesi için askerlik hizmeti sırasındaki bütün görev ve faaliyetleri Kanun kapsamında saymamış, bizatihi öncelikle Kanun’un maddesinde belirtilen görevlerle görevlendirilmiş olmayı aramıştır. Aksinin kabulü halinde hangi görevler sebebiyle nakdi tazminat ödenebileceğinin Kanun’da ayrıca sayma yoluyla belirtilmesine gerek bulunmayacağı açıktır.Davacıların oğlu ile aynı kazada vefat eden bir başka askere Ankara İdare Mahkemesince nakdi tazminat ödenmesine karar verilmesinin Mahkememiz yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacıların oğlunun vefatına neden olan trafik kazasının meydana gelmesinde 2330 sayılı Kanun’un maddesinde sayılan emniyet ve asayişin temini kapsamında herhangi bir görevin sebep ve etkisinin bulunmadığı, askerlik hizmetinin olağan faaliyetlerinin 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmek suretiyle uygulamanın genişletilmesinin kanunun amacına uygun düşmediği sonuç ve kanaatine varıldığından 2330 sayılı Kanun kapsamında nakdi tazminat ödenmemesi işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir… Açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun davanın reddine…” Diğer taraftan, aynı trafik kazasında hayatını kaybeden jandarma er Ö. G.’nin yakınlarının idarenin red işlemine karşı benzer taleple açtıkları dava, Ankara İdare Mahkemesinin 26/1/2012 tarih ve E.2011/1744, K.2012/78 sayılı kararı ile kabul edilerek işlemin iptaline karar verilmiş ve bu karar, Danıştay Dairesinin 27/9/2012 tarih ve E.2012/3319, K.2012/4158 sayılı kararıyla da onanarak kesinleşmiştir. Başvurucular, 7/1/2013 tarihli dilekçeleri ile süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. B. İlgili Hukuk 2330 sayılı Kanun’un “Amaç” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Bu kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir.” 2330 sayılı Kanun’un “Nakdi tazminat” kenar başlıklı maddesinin fıkrasının (a) bendi şöyledir:“a) (Değişik: 1/4/1998 - 4356/1 Md.) Ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarında,Nakdi tazminat ödenir.”