T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/179 Esas KARAR NO : 2026/508 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2025 NUMARASI : 2024/25 E. - 2025/1019 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeler…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/179 Esas KARAR NO : 2026/508 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2025 NUMARASI : 2024/25 E. - 2025/1019 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyası ile takip dayanağı ... Karabağlar/İzmir şubesine ait, ... seri numaralı, 25.000,00-TL bedelli, 12.04.2022 keşide tarihli çek hakkında müvekkili aleyhine takibe geçildiğini, müvekkilinin bu çekten, davalı tarafından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/598 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak banka hesaplarına konan bloke ile haberdar olduğunu, çekten haberdar olur olunmaz, İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/499 E. sayılı imzaya ve borca itiraz davası açtıklarını, ayrıca İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/598 D. İş sayılı dosyadan alınan ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, yine çekle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verdiklerini, soruşturmanın İstanbul CBS 2022/79262 Sor. numarası ile derdest olduğunu, İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosya ile başlatılan icra takibine 25.04.2022 tarihinde, 32.000,00-TL nakit teminat yatırıldığını, aynı gün de İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesinde 2022/499 E. sayılı dosyası ile, süresinde imza ve borca itiraz davası açılarak takibin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulması talebinde bulunulduğunu, akabinde İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nde ... E. sayılı dosyası nezdinde, 25.04.2022 tarihli tensip ile dosya kapsamındaki tüm borçlular yönünden hacizlerin müvekkilinin istirdat davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla yatırdığı tutar nedeni ile kaldırıldığını, dosyadaki paranın ise 30.05.2022 tarihinde alacaklı görünen ... Anonim Şirketi'ne ödendiğini, çekin kargoda kaybolduğunu ve bu çek ile ilgili Büyükçekmece CBS 2022/11955 Soruşturma numarası ile savcılığa şikayetçi olduklarını, çekte keşideci ... .... Ltd. Şti. ve lehdar .... Ltd. Şti. cirosundan sonra, ... ... cirosu, sonrasında müvekkili şirketin sahte kaşe ve imzası kullanılmak suretiyle atılan müvekkili şirketin cirosunun geldiğini, daha sonra.... Ltd. Şti.'nin cirosu geldiğini, müvekkil şirketin bu cirantalarla ve çekteki diğer keşideci ve cirantalar ile hiç bir ticari ilişkisinin olmadığını, müvekkili şirket tarafından ... Bankası'na ait ... numaralı, 46.122,88 TL bedelli, 30.04.2022 tarihli çekin .... Ltd. Şti. lehine aralarındaki ticari ilişki nedeniyle keşide edilerek ... şirketine gönderilmek üzere 22.12.2021 tarihinde ... kargo Amanos Şubesi'ne ( Mustafa Kemal Mahallesi ... Caddesi ...Apartmanı ..., ... İskenderun/Hatay) teslim edildiğini, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasının takip konusu ... Doğubayazıt Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 48.700,00-TL bedelli, 30.04.2022 keşide tarihli çek ile de müvekkili aleyhine davalı ... A.Ş. tarafından icra takibi başlatıldığını, bahsi geçen icra dosyasındaki çekte de imza ve kaşenin müvekkiline ait olmaması nedeniyle süresi içerisinde İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinde 2022/419 E. sayılı imza ve borca itiraz davası açıldığını, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasında takip dayanağı çekte ise keşidecinin .... Ltd. Şti. olup, çekin ... emrine düzenlendiğini, daha sonra ciranta olarak müvekkili ... Ltd. Şti.'nin geldiğini, kaşenin müvekkili şirkete ait bir kaşe olmadığı gibi, imzanın da şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığını, daha sonrasında ciranta olarak.... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, .... Ltd. Şti.'nin geldiğini, daha sonra çekin ... şirketine cirolandığını, müvekkilinin kargoda kaybolan çekinde müvekkilden sonra gelen cirantalar ile bahsi geçen kaşesi ve imzası taklit edilmek sureti ile düzenlenen çekte ortak cirantalar bulunduğunu, bu çek ile ilgili de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi sunulmuş olup, soruşturma numarasının bilahare bildirileceğini belirterek, öncelikle İstanbul 20. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra Takibinde cebri icra tehdidi altında gerçekte borçlu olunmadan icra takibi dosyasına asıl borç, alacaklıya ödenen faiz, icra harç ve giderleri için ödenen 32.000,00-TL'nin alacaklıya ödendiği tarihten itibaren temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline istirdadına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu borcun, kamu itimadına mazhar bir borç olup kambiyo senedine bağlı bir borç olduğunu, senedin ispat gücüne karşı kanun koyucunun iradesinin ise HMK'nın 201/1. maddesinde "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." şeklinde olduğunu, usulüne uygun olarak tedarik edilen bir kambiyo senedinin varlığı söz konusu iken, faktoring şirketlerinin ticari faaliyet alanı açıkken taraflar arasında ticari ilişki beklentisine girmenin de zaten yerinde olmayacağını, davacı yanın çeklerin kaybolduğunu iddia ettiğini, TTK'nın 651. maddesinde "1- Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. 2- Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." şeklinde düzenleme mevcut olup, somut olayda ise, davacı yanın dilekçesinde iddia ettiği olaylara konu çekler bakımından zayi davası açılmadığını, dolayısıyla kanunun öngördüğü yolların tüketilmediğini, yasal anlamda gerekli adımların atılmadığını, kambiyo senedinin doğası gereği ticari hayatı kolaylaştıran bir kıymetli evrak olduğunu, dolayısıyla ciro edilebilir niteliği haiz olduğunu, müvekkili şirketin ise kendisine ciro edilen bir kıymetli evrakta yapılması gerekeni yaptığını ve takibe giriştiğini, dava konusu senedin kaybolduğu ve bunun geçmişte de olduğu iddiasında olan davacı yanın somut olay bakımından takipten önce kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali yoluna neden başvurmadığının anlaşılamadığını, davacı yanın dilekçesinde ciro silsilesinde kopukluk ve/veya hukuka aykırılık olduğunu iddia etmiş ise de, bu hususun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin ilgili kambiyo senedini usulüne uygun şekilde aldığını ve zaten bu hususun da yasal düzenlemelere bağlı olduğunu savunarak, haksız ikame edilen davanın reddine karar verilmesini, açıkça haksız ve kötüniyetle hareket eden davacı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASI KARARI: İstanbul 3. Asliye ticaret Mahkemesinin 18/12/2023 tarihli, 2022/478 Esas, 2023/657 Karar sayılı kararı ile, taraflarca takip edilmeyen davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. ESKİ HALE GETİRME KARARI: Davacı vekili dosyaya sunduğu 10/01/2024 tarihli dilekçesi ile, davacı vekili Av. ...'in İskenderun'da 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde vefat ettiğini, davacı şirkete duruşma gününü bildirir tebligat yapılmadan davanın işlemden kaldırıldığını ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek eski hal getirme talebinde bulunmuş, Mahkemece 16/01/2024 tarihli tensip kararı ile "...Mahkememizin 2022/478 esas sayılı dosyasında tarafların davayı takip etmemeleri nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de 2022/478 esas sayılı dosyasında davacı vekili olan av. ...'in 06/02/2022 tarihli depremde vefat ettiği o tarihten sonra davacı tarafa veya şirkete duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğ edilmediği, davacı tarafın duruşmalardan haberdar olmadığı, iş bu nedenlerle mahkememizin 13/09/2023 tarihinde HMK 150. Madde gereğince işlemden kaldırılması kararı ve 18/12/2023 tarihli davanın açılmamış sayılması kararlarının incelenerek HMK 95. Madde uyarınca eski haline getirilmesine ancak 2022/478 esasın kapatılmış olması nedeniyle dosyanın yukarıdaki yeni esasa kaydının yapılmasına..." karar verilerek, yargılamaya 2024/25 Esas numarası üzerinden devam edilmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 26/11/2025 tarihli 2024/25E. - 2025/1019 K. sayılı kararıyla; "...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça İstanbul 20. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takip dosyasında takibe dayanak ... A.Ş Karabağlar/İzmir Şubesi'ne ait 12.04.2022 keşide tarihli ... Seri nolu 25.000-TL bedelli çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı belirtilerek icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadı talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. İmza defi, kişisel defi niteliğinde değil, mutlak defi niteliğinde olduğundan herkese karşı ileri sürülebilecek bir defidir. Takibe ve alacağa dayanak çekteki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olduğuna ilişkin ispat yükü alacaklı yana aittir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulu'ndan alınan 02/07/2025 tarihli raporu ile dava konusu çekteki davacı yana ait olduğu belirtilen imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edildiğinden davacı yanca borçlu olunmayan bir miktara ilişkin ödeme yapıldığı ve davacı yan lehine istirdat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne ve koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE 32.000,00TL'nin 25/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin haciz baskısı altında yapılıp yapılmadığının Mahkemece tartışılmadığını, bu durumun HMK'nın 297. maddesine aykırı olduğunu, Müvekkili şirketin çekte yetkili hamil olduğunu, çeki iktisap etmekte ağır kusurunun ve kötüniyetinin bulunmadığını, aksi yöndeki iddiaların somut delillerle ispatlanamadığını, Alınan bilirkişi raporunun teknik ve denetime uygun olmadığını, Mahkemece bu rapora dayanılarak müvekkili hakkında kusur değerlendirmesi yapılmasının medeni yargılama ilkeleri ile bağdaşmadığını, ek rapor alınması taleplerinin gerekçeden yoksun şekilde reddedildiğini, Müvekkili şirket tarafından çek iktisap edilirken, yasal prosedürlerin yerine getirildiğini ve finansal sorgulamaların eksiksiz olarak sağlandığını, Mahkemece davacının müşteki sıfatıyla yer aldığı savcılık dosyaları getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, Davacı tarafça çekin çalındığı iddia edildiğinden, Mahkemece bu dosyaların akıbetinin sorulması yahut bekletici mesele yapılması gerektiğini, Mahkemece davacının suç duyurusunda bulunmasının iddialarını doğrular nitelikte kabul edildiğini, TTK'nın 801. maddesi uyarınca müvekkilinin ciro silsilesinin düzgün olup olmadığını incelemesi gerekliyken, imzaların sahte olup olmadığına dair bir inceleme yapmasının gerekmediğini, TTK'nın 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK'nın 677. maddesi uyarınca kambiyo senetlerinde imzaların istiklali prensibinin geçerli olduğunu, Müvekkilinin cirantalar arasındaki ticari ilişkiyi faturalar aracılığıyla teyit ederek, akabinde.... Ltd. Şirketi ile faktoring sözleşmesi imzalayarak çeki aldığını, iyiniyetli hamil konumunda olduğunu, Davacının kambiyo senedini sigorta dahi yaptırmadan alelade bir evrak gibi kargoya vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, davacının somut delillerden yoksun iddialarını kanıtlayamadığını, Mahkemece imza incelemesi için alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, grafoloji biliminin gerekliliklerine uygun olarak düzenlenmediğini, Mukayese edilen imzaların genellikle noterde ya da resmi kurumlarda atılan imzalar olduğunu, özenli atıldıklarının sabit olduğunu, ticari hayatta atılan imzaların incelenmediğini, incelenen belgelerin eski tarihli olduklarını, sağlıklı ve gerçeğe uygun bir inceleme yapılmadığını, Bilirkişi raporunun yeterli ayrıntılara ve denetim için fotoğraf ya da diğer uygun görüntülere yer vermediğini, buna rağmen yerel Mahkemenin ek rapor alınması taleplerini kabul etmediğini belirterek, izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2025 tarihli, 2024/25 Esas, 2025/1019 Karar sayılı kararının kaldırılarak haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... A.Ş., borçluların ... , ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi, ...Limited Şirketi, ...Limited Şirketi, ... Limited Şirketi ve ... Limited Şirketi oldukları, 25.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 25.150,51 TL alacak için 20/04/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 12.04.2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 25.000-TL bedelli çek olarak gösterildiği, davacı tarafça ilgili icra dosyasına 25/04/2022 tarihinde 32.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... A.Ş Karabağlar/İzmir Şubesi'ne ait 12.04.2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 25.000,00-TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ... Limited Şirketi, lehtarının ... Limited Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... Limited Şirketi, ..., ... Limited Şirketi, ...Limited Şirketi, ...Limited Şirketi ve ... A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, bankaya ibraz edildiğinde ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılmadığı tespit edilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Kurulu'ndan alınan 02/07/2025 tarihli raporda özetle; "...İnceleme konusu çekin arka yüzünde '' ...'' kaşe izi üzerinde atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı hususu..." rapor edilmiştir. İstanbul C. Başsavcılığının 2022/79262 Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine davaya konu çekle ilgili belgede sahtecilik iddiasıyla şikayette bulunulduğu, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada soruşturmanın devam ettiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen imza incelemesine ilişkin rapor incelendiğinde; inceleme yöntemlerinin açıklandığı, davaya konu çekin keşide tarihinden öncesine ve sonrasına ait davacı şirket yetkilisinin imza asıllarının bulunduğu yeterli sayıda belge asıllarının ve Mahkeme huzurunda alınan imzalarının incelendiği, raporun yeterli ve denetime uygun olduğu, İstanbul 43. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/193 Esas sayılı dava dosyasından aynı çekle ilgili alınan bilirkişi raporunda da çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...’ın eli ürünü olmadığına dair görüş bildirildiği, imza sahteliğinin mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, davalının iyiniyetli hamil olmasının sonuca etkili olmadığı, davacının borçlu olmadığı çekle ilgili hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı paranın davalıdan istirdatını talep edebileceği, haciz baskısı atında olduğunu ispatlamasına gerek bulunmadığı, mevcut delil durumuna göre devam eden ceza soruşturmasının sonuca etkili olmayacağı, Mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içerdiği anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğundan, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.185,92 TL nispi harçtan peşin alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.453,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/03/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.