T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO : .... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE :.... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2025 NUMARASI : .... Esas ... Karar DAVACI : ... .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Ge…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO : .... KARAR TARİHİ : 11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE :.... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2025 NUMARASI : .... Esas ... Karar DAVACI : ... .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Söz konusu Genel Kurulun 9. Maddesinde birleşme yoluyla site işletme kooperatifi kurulacağını, öncelikle kurulmayan bir şirketle birleşme yapmak, kanunlara göre yok hükmünde olduğunu, çünkü Şirketin nerede kurulacağı, faaliyet alanın ne olduğu hangi ticareti yapacağı, bunun üyelere maliyetinin ne olduğu, şirketin üyelere nasıl bir yükümlülük getireceği ve bu şirketin tüzel kişiliğinin ne olacağı muğlak olduğunu, bu haliyle açıklık, hesap verilebilirlik, denetlenebilirlik ve eşitlik, şeffaflık ve hakkaniyetlik kurallarından uzak bir biçimde alınan genel kurul kararı sakat olup ayrıca da hukuksuz olduğunu, hiç bir hakkın sonsuza kadar devam edemeyeceği ve hiç bir kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hakkı devşiremeyeceği bu nedenle de her yönüyle hukuka, adalete, dürüstlük ilkesine ve iyi niyet kurallarına aykırı olan bu gündem maddesi kötü niyetle ikame ettiğini, 2023 iş yılı Olağan Genel Kurulu 181 kişiyle toplandığını, Genel kurulun 9. Maddesi oylanırken 98 üye evet 62 üye Hayır 21 kişi de çekimser olarak oy kullandıklarını, karar içeriği incelendiğinde bu maddenin üyelere ek ödeme yükümlülüğü getirecek nitelikte ve hacimde olduğu görüleceğini, böyle bir kararın üyelere getirecek ek yükümlülük ve miktarı, yönetime verilecek yetkinin sınır ve kapsamı net olması gerekirken ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 31 maddesi ve 52/1 maddesinde belirtilen ek ödeme ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4 rızasının gerektiği ancak genel kurul 9.maddesinde 181 ortaktan sadece 98 kabul oyu ile kararın alındığı ve kanunen aranan yasal çoğunluğun oluşmadığı ve kararın Yok Hükmünde olduğunu, bunun için ek yükümlülüklerin ne olacağı açık bir biçimde ortaya konulmamış üyelere karşı iyi niyet ve dürüstlük ilkeleri ihlal edildiğini, Kurulacak İşletme Kooperatifi ek yükümlülük getirmeyecek bile olsa 1163 sayılı kooperatifler kanunun 51. maddesinde kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve ana sözleşmesinin değiştirilmesi kararlarında fiileri kullanılan oyların 2/3 çoğunluğu gerektiğini, yine kooperatifin ana sözleşmesinin 33/3maddesinde kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve ana sözleşmesinin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 çoğunluğu gerekmektedir hükmü yer aldığını, 1163 sayılı kooperatifler kanunun 51/2 maddesi ve ana sözleşmenin 33/3 maddesinde bütün ortakların 2/3 nün olumlu oyunun gerekli olduğu düşünüldüğünde Genel kurul hazirun cetvelinde bulunan 181 kişinin 98'inin olumlu oy kullandığı, 62 kişinin olumsuz oy kullandığı, 20 kişinin de çekimser oy kullandığı bu durumda gerekli olan Nisap'ın göz ardı edilerek alınan bu karar ile kanunen aranan yasal çoğunluğun oluşmadığı ve kararın Yok Hükmünde olduğu görüleceğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/02/2024 tarih,...Esas ve .... nolu kararında; hükmün 4.maddesinin b fırkasında tür değişikliği ya da kurulacak site işletme kooperatifiyle birleşerek tavsiye konusunda üyelerin ve yönetim kurulunun yaptığı çalışmaların görüşülmesi, gerekli kararların alınması, yönetim kuruluna yetki verilmesi kararının Yok Hükmünde olduğu kararı verildiğini, .... Ticaret Mahkemesinin 01/02/2024 tarih ve .... Esas sayılı ara kararında Kooperatifler Kanunun 53/1 ve 98. maddesi delaleti ile TTK'nin 49. maddesi gereğince ve 6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ve tamamen imkânsız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunduğu yönünde ispat koşulları gerçekleşmediği için, 08/07/2023 tarihli 2022 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 8 nolu gündem maddesi iptal edilerek kararın yürütmesi geriye bırakıldığını, Taktiren teminatsız olarak 9.madde üzerinde ihtiyati tedbir kararı verdiğini, bu karara kooperatif vekilince itiraz talebinde bulunulduğunu, mahkemenin verdiği ara karar gereğince Teminatsız ihtiyati tedbir kararının itirazının reddine karar verildiğini, bu karar davalı kooperatif vekilince İzmir Bölge Adliye mahkemesine istinaf yapıldığını, dava ve ihtiyati tedbir kararı halen devam ettiğini, tüm bu hususlar dâhil birleşme yoluyla işletme kooperatifinin kurulması yönünde yetki verilmesi işletme kooperatifinin yönetim kurulunun sınırsız yetkisi olup bu husus açıkça ortakların haklarını zedeleyecek telafi edilemez zararlara duçar olacak nitelikte olduğunu, belirtilen nedenlerle Genel Kurul Toplantı Tutanağının 9. gündem maddesi ile alınan kararların yönetim kuruluna geniş yetkiler verdiği içeriklerin muğlâk olduğu bu tutanağın doğru olduğu kabul edilse bile gerekli oy nisapları sağlanmadan karar alınmış olduğu, tutanağın gerçeğe uygun olarak tanzim edilmediğini, zaten kurulmamış bir işletme kooperatifi şirketi ile istenilen birleşme yetkisinin yoklukla malul olması bir tarafa, kurulmamış işletme kooperatifinin ana sözleşmesinin tasfiye halindeki yapı kooperatifi genel kurulunda görüşmeye açılması yok hükmünde olduğunu, İşletme kooperatifi konusunda bilgilendirilmeyen üyeler kargo yolu ile kooperatif yöneticiliğinden birtakım bilgiler istediklerini, cevap tatminkâr bulunmadığı için üyeler işletme kooperatifi esasları hakkındaki bilgilendirmeyi .... Noterliğini 08/07/2024 tarih ve .... sayılı ihtarname ile ..... Yapı Kooperatifi yöneticiliğinden talep ettiklerini, halihazırda talep eden üyelere herhangi bir cevap verilmediğini, bu durumun iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davanın kabulü ile;.... Yapı Kooperatifinin 13/07/2024 Olağan Genel Kurul Toplantısının 9. Maddesinin reddine ve 9. Maddenin Yok Hükmünde sayılmasına, bu madde üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin kooperatife bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olmasının yanında ilk itirazlar kapsamında öncelikle, davanın hak düşümü, zaman aşımı hususlarında hak düşümü süresi geçmiş ise bu yönden, davanın mahkemenizin görev alanına girmemesi durumunda göreve, davanın mahkemenizin yetkisine girmemesi halinde yetkiye, davacıların davaya ehliyetlerinin bulunmaması halinde ehliyete itiraz ettiklerini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.53/1 “Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri” şekilde olduğunu, dosya kapsamında davacılardan....... ve ..... vekaleten oy kullanmış olup Kooperatif ortağı yani pay sahibi olmadıklarını, dolayısıyla dava takip yetkilerinin de bulunmadığını, 6100 sayılı HMK m.114/e hükmü: “Dava takip yetkisine sahip olunması” dava şartı olduğunu, Kooperatifler kanunu uyarınca dava açma yetkisi salt pay sahiplerine verildiğinden bahsi geçen ..... ve .... yönünden husumet yokluğu yönünden davanın reddinin gerektiğini, ....... yapı Kooperatifinin 1976 tarihinde kurulmuş olup inşaatlarını 25/08/1995 tarihinde tamamladığını, süreli olan iş bu yapı kooperatifinin 2006 tarihinde süresi sona ermiş olup, alınan onay ile süresi 10 yıl daha uzatıldığını, bu sürenin de dolması nedeniyle tekrar 10 yıl daha uzatıldığını ve alınan sürenin 2027 yılında sona ereceğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereği süresi dolan kooperatiflerin ne şekilde mükellefiyetlerinin sona ereceğinin belirtildiğini, ilgi yasa uyarınca 2010 yılı olağan genel kurulunda alınan karar gereği Yapı Kooperatiflerinin tasfiye haline girdiğini, tasfiyenin gerçekleşmesi; borç ve alacakların ve mevcut kooperatifin derdest davalarının olması, kooperatif mülkiyetinde arsa ve konut bulunması nedeniyle tasfiye işlemlerinin tamamlanmasının mümkün olmadığını, bu hususta yapılan araştırmalar neticesinde kuruluş amacını tamamlamış olan yapı kooperatifinin tasfiyesinin ancak; Kooperatifler Kanunu m.81/5 bendi: “Diğer bir kooperatifle birleşmesi veya devralınması suretiyle” kooperatif dağılır şeklinde yapılan düzenleme ile gerçekleştirilebileceği kanaatine varıldığını, zira yapılan ön araştırma hususunda üyelere genel kurul öncesi bilgi verilerek, iptali istenen madde ile amaçlanan; işletme kooperatifinin sağlayacağı faydalar ile varsa çekinceleri hususunda gerekli araştırma yapmak üzere yetki talep edildiğini, öncelikle iptali istenen gündem maddesinin “25/06/2022 tarihli Genel Kurulda alınan yetki doğrultusunda hazırlanan site işletme kooperatifi ana sözleşmesinin görüşülmesi ve kurulacak bu kooperatifle birleşme konusunda gerekli kararların alınması yönetim kuruluna yetki verilmesi” şeklinde sunulduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu Madde 51 “Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve ana sözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 ü çoğunluğu gereklidir” şeklinde olduğunu, Kooperatifin Birleşme kararı alınması için Genel Kurulda fiilen kullanılan oyların 2/3 ü çoğunluğunun gerekli olduğunu, ancak tasfiye halinde kooperatiflerde ana sözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmayacağını, kararların oy çokluğu ile verileceğini, ancak burada birleşme kararı oylamaya sunulmadığını, henüz kurulmuş bir işletme kooperatifinin dahi bulunmadığını, maddenin lafzı, özü ve gündem maddesinin görüşülme amacı göz önüne alındığında, ilgili maddenin amacı işletme kooperatifi hakkında bilgi toplamak, kurulması için gerekli ön işlemlerin ve bilgilerin toplanabilmesi amacıyla yetki almak olduğunu, hem kanunun aradığı şartlar hem de yapılan genel kurul toplantısında yapılan görüşmelerde iptale konu maddenin tartışıldığını, yapılacak ön işlemler ile ilgili ayrıntılı bilgi verildiğini ve maddenin amacı açıklanarak önümüzdeki dönem de yapılacak Genel Kurula sunulmak üzere bir çalışma başlatılması hususunda yetki istenildiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereği birleşme yolu ile tasfiye işlemi yapılabilmesi için tüzelkişiliği olan iki kooperatifin var olması gerekir ki genel kurulun yapıldığı ve ya iş bu tarihte ikinci bir kooperatifin varlığının bulunmadığını, davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, 6100 sayılı HMK m.114/h bendi: “Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması” dava şartı olduğunu, davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli olmadığını, bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunmasının gerektiğini, yani dava hakkının hukuki yarar ile sınırlı olduğunu, dava açmakta hukuki yararı olmayan kişinin devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramayacağını, bu hukuki korunma ihtiyacı olarak da adlandırılmakta olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, Kanuna aykırı olmayan konularda araştırma yapmak, bilgi almak ve üyeleri bilgilendirmek yasal bir hak olup bunun engellenmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında davacıların dosyaya sundukları delil dilekçelerinde de açıkça görüleceği üzere; davacıların, kooperatif yönetimine sundukları dilekçe ile kurulmuş herhangi bir kooperatif olup olmadığı hususunda bilgi talep ettiklerini, verilen cevapta ise kurulmuş herhangi bir kooperatif olmadığının açıkça belirtildiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu Madde 2 hükmü: “ Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak anasözleşme ile kurulur. Anasözleşmenin ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personel huzurunda imzalanması gerekir” şeklinde düzenlendiğini, ilgi yasaya göre bir kooperatifin kurulmasının ilk şartı; kooperatife ait bir anasözleşmenin olması olduğunu, iptali istenen maddeye bakıldığında ise ana sözleşmenin görüşülmesi olarak belirtildiğinin görülmekte olduğunu, dolayısıyla, davacıların hali hazırda ortada olmayan ana sözleşmeye dayanarak, farazi bir şekilde olmayan, iş bu maddeyle olmasının da mümkün olmadığı bir kooperatif kurulmasının engellenmesi amacıyla dava açıldığı iddiası abesle iştigal olduğunu, dava ile erişilmek istenen amacın, aynı güvenle ve fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse, o konuda dava açılmasında hukuki yararın olmadığını, hukuki yararın dava açıldığı anda var olması gerektiğini, ilerideki bir yararın yeterli olmadığını, dosya kapsamında sunulan deliller incelendiğinde açıkça görüleceği üzere iş bu davada, hukuki yararın varlığından söz etmenin mümkün olmadığını davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, bilindiği üzere TMK 2. Maddesi ile HMK nın 29. Maddesinde belirtildiği üzere herkes medeni haklarını kullanırken dürüstlük ve iyi niyet kaideleriyle bağlı olduğunu, bu anlamda davacıların dava açmaktaki niyetlerinin halis olmadığını, genel kurul tutanakları incelendiğinde söz konusu gündem maddesinin ne anlama geldiğinin etraflıca tartışıldığını ve hatta divan başkanı maddeden ne anladığını açıkça ifade etmiş gündem maddesinin ayrıca denetçilerden............. tarafından da izah edildiğini, buna göre söz konusu gündem maddesiyle amaçlanan hedefin üyelerin yeterince ikna olabilmesi ve çekinceli kaldıkları hususların yeteri kadar aydınlatılabilmesi için gerekli olan pratik ve teorik bilgi edinme ve bunu üyelerle paylaşma, ve kurulması muhtemel olan ..... İşletme Kooperatifi Ana Sözleşmesi hakkında tüm üyelerin görüş ve önerilerini alıp ortak bir konsensus sağlanarak hazırlanacak olan ana sözleşmenin buna göre hazırlanıp üyelerin onayına sunulmasının amaçlandığının görüleceğini, mevcut yönetimin hemen hemen tüm icraatlarına otomatikman karşı durmayı kendilerine düstur edinmiş bir grup ortağın adeta kooperatifin menfaatine olan her işe "istemezuk" anlayışıyla karşı gelip her fırsatta yönetim ve kooperatife karşı dava açmayı tehdit unsuru olarak kullanmakta ve bu sayede kooperatifin modernize olmasının önünü almaya çalışmakta olduklarını, mevcut kooperatifin ekonomik ve hukuki ömrünün kısıtlı olduğunu, bununla birlikte tasfiye halinde olmasından mütevellit hukuki ve ticari haklarını da tam olarak kullanamamakta olduğunu, bu durumda kooperatifin er ya da geç bir başka kooperatifle birleşerek lağvedilmesi sonucunun kaçınılmaz olduğunu, yönetim ve denetim kurulunun asıl amacının bu kaçınılmaz sonuca tüm üyelerin bilinçli olarak hazırlanmalarını sağlamak olduğunu, bu sebeple tür değişikliği veya birleşme ile işletme kooperatifi hususlarında her aşamada sohbet ve bilgilendirme toplantılarıyla kooperatifin sosyal medya hesaplarında çeşitli tartışmaları açmakta olduğunu, davacıların yönetime izafe etmeye çalıştıkları kooperatifin zararlandırılmaya çalışıldığı yönündeki iddia ve savunmalarının samimiyetsiz olduğunu, davacıların sadece bu hususta samimiyetsiz olmadıklarını, aynı kişilerin hiç bir gerekçe göstermeksizin yönetim ve denetim üyelerini ibra etmediklerini takip eden gündem maddelerinde ise aynı kişileri tekrar göreve seçtiklerini, bu durumun davacıların dava ve iddialarındaki samimiyetsizliklerinin açık bir göstergesi olduğunu, bu nedenlerle dava takip yetkisine haiz olmayan .... ve ...... yönünden husumet yokluğu yönünden davanın reddine, davanın tüm davacılar yönünden hukuki menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddine, esasa girilmesi halinde; haksız ve hukuki mesnetten yoksun olan davanın esastan reddine, davacıların haksız davada taleplettikleri ihtiyati tedbir kararı verilmesine dair istekleri yine aynı sebeplerle batıl olduğundan tedbir taleplerinin reddine, mahkeme aksi kanaatte olacak olursa tedbir için davacıların müvekkil kooperatifin muhtemel zararını tazmine elverişli bir miktarda teminat göstermelerinin istenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yokluğu talep edilen "25/06/2022 tarihli genel kurulda alınan yetki doğrultusunda hazırlanan site işletme kooperatifinin ana sözleşmesinin görüşülmesi ve kurulacak bu kooperatifle birleşme konusunda gerekli kararların alınması için yönetim kuruluna yetki verilmesi" kararına ilişkin olarak 25/06/2022 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna tasfiye konusunda yada site işletme kooperatifi ana sözleşmesinin görüşülmesi hususunda yetki verilmediği, sadece bu konuda komisyon kurulmasına karar verildiği, ayrıca yok hükmünde olduğu talep edilen kararın niteliği gereği Kooperatif Ana Sözleşmesinin 33/3. maddesinde belirtildiği üzere ortaklar cetvelinde imzası bulunan kişi sayısının 2/3 olumlu oyunu gerektirdiği, işbu davaya konu genel kurul toplantısı kararına katılan kişi sayısının 160 olduğu, aranan 2/3 nisap gereği 106 olumlu oyun gerektiği fakat davaya konu tutanak uyarınca 98 olumlu oyun mevcut olduğu ve bu nedenle kararın niteliği gereği nisabın sağlanmadığı gerekçesi ile; "Genel Kurul Toplantı Tutanağının; 25/06/2022 tarihli genel kurulda alınan yetki doğrultusunda hazırlanan site işletme kooperatifinin ana sözleşmesinin görüşülmesi ve kurulacak bu kooperatif ile birleşme konusunda gerekli kararların alınması için yönetim kuruluna yetki verilmesi kararına ilişkin 9. Maddesinin YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararının usul ve esasa aykırı olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça, müvekkil kooperatifin 13/07/2024 tarihli olağan genel kurulunda görüşülen 9. gündem maddesinin iptali amacıyla dava açıldığını, ancak ilgili gündem maddesi ve yasal mevzuat incelendiğinde işbu davanın açılması ile hukuken korunması gereken bir menfaatin olmadığının görüleceğini, 13/07/2024 tarihli Olağan Genel Kurul Kurul Toplantısında görüşülen 9. Gündem Maddesi ile işletme kooperatifi hakkında bilgi toplamak, kurulması için gerekli ön işlemlerin ve bilgilerin toplanabilmesi, kurulacak işletme kooperatifinin ana sözleşmesinin görüşülmesi amacıyla yetki almak olup nihai olarak önümüzdeki dönemde yapılacak Genel Kurula sunulmak üzere bir çalışma taslağının hazırlanmasının hedeflenmekte olduğunu, Kooperatif ana sözleşmesi madde 33/3; "Ancak, kooperatifin dağılması, diğer bir kooperatifle birleşmesi veya anasözleşmede değişiklik yapılması ile ilgili kararlar ortaklar cetvelinde imzası bulunanların 2/3 çoğunluğu ile verilir" şeklinde düzenlendiğini ancak mevcut genel kurulda ana sözleşmenin 33/3. maddesi gereği kooperatifle birleşme veya anasözleşmede değişiklik yapılması ile ilgili bir karar alınmadığını, bu kapsamda yerel mahkemece ana sözleşmenin 33/3. maddesinde düzenlenen 2/3 nisap gereği sağlanmadığından davanın kabulüne karar vermesi usul ve esasa uygun olmadığını, henüz kurulmuş bir işletme kooperatifinin bulunmaması nedeniyle hukuken ve fiilen birleşme işleminin mümkün olmadığını, birleşme amacıyla henüz kurulmuş bir site işletme kooperatifinin bulunmaması, iptali talep edilen gündem maddesi ile kurulması hedeflenen site işletme kooperatifi ve ana sözleşmesi noktasında ön hazırlıkların yapılmasının hedeflenmesi, bu kapsamda bir takım bilgilere ulaşma ve bu alanda bir çalışma taslaklarının oluşturulması için yönetime yetki verilmiş olması nedenleri ile davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, kaldı ki müvekkil kooperatifin taraf olduğu derdest davaların bulunması, kooperatifin mülkiyetinde arsa ve konutların bulunması nedeniyle tasfiye sürecinin tamamlanamadığını, bu kapsamda kooperatifin hukuken varlığını sürdürebilmesi için site işletme kooperatifin dönüşmesi veya kurulacak bir site işletme kooperatifi ile birleşmesinin zorunluluk arz ettiğini, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2025 tarih ve ....Esas, ......... Karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı hususlarının belirttiğimiz sebep ve gerekçelerle müvekkil lehine ortadan kaldırılmasına, davanın reddi ile vekalet ücreti ve masrafların davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin olup; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı kooperatif vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Kooperatifler Kanunu m.53 hükmü uyarınca, toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten pay sahipleri, genel kurul kararları aleyhine, kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal davası açabilir. Fakat yokluk ve butlan hallerinde, kararların sonuçları itibarıyle olumsuz etkileri ağır sayıldığından bu kararların iptali için bir süre öngörülmemiştir. Bu tür kararların butlanı, ya da yok hükmünde oldukları her zaman dava edilebilecek ve ileri sürülebilecektir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53/1. maddesi uyarınca, genel kurul toplantısında hazır bulunan ortakların alınan kararlara karşı iptal davası açabilmeleri için, ret oyu kullanmış ve muhalefetlerini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olmaları gerekmektedir.Bu husus özel dava şartı olup mahkemece kendiliğinden irdelenmesi gerekir. Davalı kooperatifin 13/07/2024 tarihli genel kurulunun 9 nolu maddesi ile "25/06/2022 tarihli genel kurulda alınan yetki doğrultusunda, hazırlanan site işletme kooperatifi ana sözleşmesinin görüşülmesi ve kurulacak bu kooperatifle birleşme konusunda gerekli kararların alınması, yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunun" toplantıya katılan 181 üyenin 98 oyu ile kabul edildiği, 62 red oyu bulunduğu; davacı .....'ın ilgili madde ile ilgili muhalefet şerhi koyduğu; davacı tarafça, genel kurulda alınan bu kararın iptali için istinaf incelemesine konu iş bu davanın 17/07/2024 tarihinde bir aylık süresinde açıldığı görülmektedir. Davacı tarafın talebinin; davalı kooperatifin 13.07.2024 Olağan Genel Kurul Toplantısının 9. Maddesinin yok hükmünde sayılmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı kooperatif ise yargılama konusu gündem maddesi ile kooperatifin hukuken varlığını sürdürebilmesinin hedeflendiğini, kooperatifinin süresinin 2006 yılında sona ermiş olup, alınan onay ile süresinin 10 yıl daha uzatıldığını, bu sürenin de dolması nedeniyle tekrar 10 yıl daha uzatıldığını ve alınan sürenin de 2027 yılında sona ereceğini, yasal mevzuat uyarınca 2010 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan karar gereği tasfiye sürecine geçildiğini, ancak borç ve alacakların ve mevcut kooperatifin derdest davalarının olması, kooperatif mülkiyetinde arsa ve konut bulunması nedeniyle tasfiye işlemlerinin tamamlanmasının mümkün olmadığını, kooperatifin amacı gerçekleştikten sonra aynı statü ile varlığını sürdürmesinin hukuken mümkün olamadığını, işletme sürecinde kendilerine uygun ihtiyaç ve isteklerine göre gerekli prosedürleri yerine getirerek statülerini belirlemeleri gerektiğini, tasfiyenin sağlanamaması nedeniyle işletme kooperatifinin sağlayacağı faydalar doğrultusunda gerekliliğinin aşikar olduğunu, bu kapsamda iptali talep edilen gündem maddesinde kooperatif aleyhine sonuç doğurabilecek herhangi bir içerik bulunmadığını, aksine kooperatifin ve üyelerinin ihtiyaç ve isteklerini karşılanabilmesi, kooperatifin hukuken varlığını sürdürebilmesinin amaçlandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı yapı kooperatifinin tasfiye sürecine girdiği ve kooperatif ana sözleşmesinde kooperatifin süresinin 30 yıl olarak belirlendiği, kooperatifin 1976 yılında kurulduğu, 30 yıllık süresinin 2006 tarihinde dolduğu ve süre uzatımlarla süresinin 2027 yılına kadar uzatıldığı anlaşılmıştır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 51. Maddesi "Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve anasözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 ü çoğunluğu gereklidir. Anasözleşme, bu kararların alınması için oy çoğunluğu hakkında daha ağır hükümler koyabilir." hükmünü; Davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 33. maddesi ise, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk müteakip toplantıda aynı nisap aranır. Genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile anılır. Ancak kooperatifin dağılması, diğer bir kooperatifle birleşmesi veya ana sözleşmede değişiklik yapılması ile ilgili kararlar ortaklar cetvelinde imzası bulunanların 2/3 çoğunluğu ile verilir" hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları yok hükmünde olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, her ne kadar mahkeme gerekçesinde karar yeter sayısının 2/3 oranına göre 106 olduğu belirtilmiş ise de Kooperatifler Kanunu ve davalı Kooperatif Anasözleşmesine göre iptali istenen genel kurulun ilgili maddesine ilişkin karar alınabilmesi için karar yeter sayısı toplantıda hazır bulunan ve temsil edilen toplam 181 ortağın 2/3'üne tekabül eden 121 ortağın kabul oyu gerekmekle somut olayda her halükarda kabul için karar yeter sayısının sağlanmadığının anlaşılmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2025 tarih,......... Esas.....Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, 5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.