4. Hukuk Dairesi 2023/1546 E. , 2024/6568 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Birleşen Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/476 E. 2014/457 K. Sayılı Davada: HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen iş yeri poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yap
**4. Hukuk Dairesi 2023/1546 E. , 2024/6568 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Birleşen Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/476 E. 2014/457 K. Sayılı Davada: HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen iş yeri poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Büsan 4. Özel Organize Sanayi Karatay/Konya adresinde bulunan iş yerinin müvekkili şirkete iş yerim paket sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı olan iş yerinde 10723 sokak arkasında bulunan isimsiz sokak üzerindeki asfalt kaplamanın kot eğimine bağlı olarak su birikmesi ve tahliye mazgallarının da yetersiz olmasından dolayı 26.01.2014 tarihinde su basması neticesi hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketçe hazırlattırılan 13.02.2014 tarihli ekspertiz raporu ile sigortalı iş yerinde 22.168,64 TL tutarında hasar tespit edildiğini ve tespit olunan hasar bedelinin sigortalıya 25.02.2014 tarihinde poliçe kapsamında ödendiğini, hasar alacaklısına ödenen 22.168,00 TL maddi tazminat ile ödeme tarihinden itibaren işleyen 344,37 TL yasal faiz olmak üzere toplam 22.513,01 TL'nin rücuen tahsili için davalılar aleyhinde Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2014/4291 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhinde %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada ise; 09.05.2014 tarihinde meydana gelen su baskını nedeniyle ödenen 23.947,75 TL'lik ödemenin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu zarara neden olan su baskınının, yol kotunun ve yağmur suyu tahliye rögarlarının yetersiz olması nedeniyle meydana geldiğini, bu sebeple bu zarardan kaynaklanan sorumluluğun Özel Büsan Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi ile Karatay Belediyesine ait olduğunu, meydana gelen zarardan öncelikle Özel Büsan Organize Sanayi Bölgesi Yönetiminin sorumlu olduğunu, kaldı ki Özel Büsan Organize Sanayi Bölgesinin kanalizasyon ve altyapı hizmetinin idare tarafından yapılmadığını, ayrıca bakımının da Koski tarafından yapılmadığını, sadece ücreti mukabilinde ve istendiğinde ticari faaliyetlerin durmasını engellemek amacıyla onarım işlerine destek verildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14.maddesinin 6. fıkrasında 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu hükümleri saklıdır." denilerek belediye sınırları içerisindeki sanayi bölgelerinin planlaması ve altyapı hizmetlerine ilişkin yetki ve sorumlulukların ilgili sanayi bölgesi yönetimine devredildiğini, bu nedenlerle müvekkili idarenin bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, dolayısı ile zararın sorumlularının gerekli özeni göstermeyen ve tedbir almayan Karatay Belediyesi, Organize Sanayi Bölgesi ve işletme malikleri olduğunu, KOSKİ' ye husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.03.2015 tarih ve 2014/303 E.-2015/54 K. sayılı kararı ile; davanın yargı yolu nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.10.2018 tarihli, 2015/18972 Esas ve 2018/9516 Karar sayılı ilamıyla "... TTK'nın 3, 11, 16/1. maddeleri ve 2560 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davalının tacir, davacının iddia ettiği olayın ise haksız fiil niteliğinde olduğu ve tacirin haksız fiilinden kaynaklanan tazminat davasının adli yargıda bakılması gerektiği nazara alınarak işin esasına girilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken davalı ... ile ilgili yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. Kabule göre de 1086 Sayılı HUMK'nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Ayrıca; 1086 Sayılı HUMK'nun 45. maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 166. maddesi uyarınca, asıl ve birleştirilen dava dosyaları birbirlerinden bağımsız ayrı bir dava olup, asıl ve birleştirilen her dava hakkında usul hükümlerine göre ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Yukarıda belirtilen ilkeler gözardı edilerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması da doğru görülmemiştir." gerekçeleri ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden; davacı ...Ş' nin davalı ... (KOSKİ) aleyhine açtığı itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile dosyaya konu Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2014/4291 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile takibin 11.084,32 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine, birleşen dava yönünden; davacı ...Ş'nin davalı ... (KOSKİ) aleyhine açtığı itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile dosyaya konu Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2014/6344 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile takibin 11.973,88 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş yerinde davaya konu hasarın 26.01.2014 tarihinde iş yerinin önünde yol eğimine bağlı olarak suyun birikmesi sonucu meydana geldiğini, bundan sigortalı işletmenin hasar gördüğünü ve bunun sorumlusunun Koski Genel Müdürlüğü olduğu iddia ederek işbu davayı açtığını, ancak hasar gören dava konusu iş yerinin Büsan 4. Organize Sanayi Sitesi içerisinde bulunduğunu, Organize Sanayi Bölgelerinin kendilerine ilişkin özel bir mevzuatı ve yapılanması olduğunu, bu nedenle olayın davalı idareyle bir ilgisinin bulunmadığını, husumetin Büsan Organize Sanayi Bölgesi Yönetimine yöneltilmesi gerektiğini, 5393 sayılı Belediye Kanun'un 14.maddesinin 6. fıkrasında " 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunun hükümleri saklıdır." denilerek belediye sınırları içerisindeki sanayi bölgelerinin planlaması ve altyapı hizmetlerine ilişkin yetki ve sorumluluklar ilgili sanayi bölgesi yönetimine devredilmiştir." şeklinde düzenlendiğini, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin Alt Yapı Tesisleri Kurma, Kullanma ve İşletme Hakkı başlıklı 114. maddesinin, 5393 sayılı Belediye Kanun'un 14. ve 15. maddesinin dikkate alınması gerektiğini, dava konusu zarara ilişkin işletmenin bulunduğu yerdeki Organize Sanayi Bölgesi yönetiminin gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu, zarar gören işletme sahibinin de zararın gelişiminde açıkça kusurlu olduğunu, bundan dolayı davacı ... şirketinin rucu hakkı olmadığını, oluşan zararda gerekli özeni göstermeyen, öngörülebilecek olguları dikkate almayan, bunların sonucunda zarara uğrayan, ayrıca gözetim ve denetim sorumluğunu yerine getirmeyenlerin de sorumlu tutulması gerektiğini, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun Alt Yapı Tesisleri Kurma, Kullanma ve İşletme Hakkı başlıklı 20. maddesinde "OSB'lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma, Üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece OSB'nin yetki ve sorumluluğundadır. Ancak, atıkların ortak arıtma tesisinin kabul edebileceği standartlara düşürülmesi amacıyla münferiden ön arıtma tesisi yapılması gerekir. OSB de yer alan kuruluşlar, alt yapı ihtiyaçlarını OSB'nin tesislerinden karşılamak zorundadır. OSB'nin izni olmaksızın alt yapı ihtiyaçları başka bir yerden karşılanamaz ve bu amaçla münferiden tesis kurulamaz. Bu kuruluşlar kendilerine tahsis edilen alt yapı kullanma hakkını başka kuruluşlara devir ve temlik edemez ve başkalarının istifadesine tahsis edemez." şeklinde düzenlendiğini, olay tarihinde Konya şehir merkezine yağan şiddetli yağmurun dava konusu olaya sebep olduğunu, yağışın şiddetli, ani ve m2'ye düşen yağış itibariyle mevsim normallerinin çok üzerinde afet niteliğinde olduğunu, dolayısı ile olay tabii afet boyutunda olup kaçınılmazlık olgusu bulunduğundan yersiz olan rücuen tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl ve birleşen davada 26.01.2014 ve 09.05.2014 tarihlerinde aşırı yağış nedeni ile iş yerinde meydana gelen maddi zararın iş yerim paket sigorta poliçesi kapsamında davacı ... tarafından ödenmesi nedeni ile sorumlu kuruluştan rücuen tazmini talebiyle başlatılan takiplere vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle de 07.04.2021, 08.01.2022, 21.04.2022, 23.06.2022 ve 20.06.2014 tarihli bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.