11. Ceza Dairesi 2023/1792 E. , 2024/1048 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2571 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2022 tarihli ve 2021/49…
**11. Ceza Dairesi 2023/1792 E. , 2024/1048 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2571 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2022 tarihli ve 2021/49229 Soruşturma, 2022/13287 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.06.2022 tarihli ve 2022/2571 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.06.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2022/23416 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35879 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35879 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin, müştekiler ile... Limited Şirketi adı altında şüpheli ... arasında prefabrik konut yapımı konusunda anlaşma yapıldığı, 58.000,00 Türk lirası ilk ödeme ve diğer ödemelerle birlikte toplam 210.000,00 Türk lirası tahsil edildiği, ancak sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmediği, şüpheli ve ortaklarının Türkiye'nin muhtelif şehirlerinde çok sayıda paravan şirket vasıtasıyla internet üzerinden verdikleri reklamlarla vatandaşlarla sözleşmeler yapıp peşinatları ve konut yapım bedellerini tahsil edip ortadan kayboldukları, bu şekilde müvekkillerini dolandırdığı iddialarını içeren dilekçe ile şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki bir ihtilaftan ibaret olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, şirket yöneticisi olan şüphelinin, borca batık olması sebebiyle sürekli farklı paravan şirketler üzerinden müştekilerde güven oluşturarak ve şirket yöneticisi olarak hareket ederek yerine getiremeyeceği edimleri için taahhütte bulunduğu iddiasının açıklığa kavuşturulması bakımından söz konusu paravan şirketler araştırılıp ticaret sicil müdürlükleri ile yazışma yapılarak hangi tarihlerde kuruldukları ve devredildikleri ile yetkililerinin tespit edilmesi, tespit edilen şahısların ayrıntılı beyanlarının alınması, aynı konuda şüpheli hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturma dosyalarının akıbetlerinin araştırılması, ilgili dosyaların getirtilerek incelenmesi, ilgili dosyaların söz konusu soruşturmayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örneklerinin bu dosya içerisine konulması ve şüphelinin suç kastıyla hareket edip etmediği de değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Yapı Elemanları San. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğunu söyleyen şüpheli ile şikâyetçiler arasında şikâyetçi ...'na ait araziye prefabrik bir ev yapılması konusunda sözleşme imzalandığının, 58.000 TL'lik peşinat ile birlikte toplamda 210.000 TL ödeme yapıldığı halde sözleşme konusu evin yapımına başlanmadığının, yapılan araştırmalarda şüpheli ve şüpheli ile iştirak halinde hareket eden ... ... isimli kişinin farklı isimlerle şirketler kurarak birçok insanı benzer vaatlerle dolandırdıklarının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelinin şikâyetçiler ile sözleşme imzaladığını ve belirtilen miktarda parayı aldığını kabul etmekle birlikte ruhsattan kaynaklanan gecikmeler sebebiyle kur farkı ve maliyet artışları meydana geldiğinden sözleşmenin gereklerini yerine getiremediğini beyan etmesi karşısında; gerçekte ... Yapı Elemanları San. Tic. Ltd. Şti. isimli bir şirket bulunup bulunmadığının ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Vergi Dairesi nezdinde araştırılması ile şüphelinin sözleşme tarihinde bu şirketin yetkilisi/ortağı olup olmadığının belirlenmesi, şikâyet dilekçesinde belirtilen İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/420 Esas ve ... 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/802 Esas sayılı dava dosyaları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/69433 Soruşturma, 2018/39645 Soruşturma, 2018/39642 Soruşturma, 2022/38452 Soruşturma ve 2022/38482 Soruşturma sayılı dosyaları ile şikâyet konusu olayla benzer nitelik taşıyan tespit edilebilecek diğer dosyaların getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyet dilekçesinde ... ile iştirak halinde hareket ettiği bildirilen ... ... isimli kişinin de açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulması, şikâyetçi ... adına kayıtlı araziye prefabrik ev yapılması hususunda Gökçeada Belediyesine herhangi bir ruhsat başvurusunda bulunulup bulunulmadığının sorulması, şüpheliler ... ve ... ...'ün ortak veya yetkilisi olduğu aynı alanda faaliyet gösteren başkaca şirketler olup olmadığının araştırılması, bu şirketlerin tescil-terkin tarihleri, ortaklarının/yetkililerinin açık kimlik bilgileri ve gerçek anlamda ticari faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan da sorulmak suretiyle tespit edilmesinden sonra, şüphelilerin başlangıçta itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmedikleri de belirlenerek sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; "...bu haliyle müştekiler ve şüpheli arasındaki ihtilafın niteliği itibariyle hukuki olduğu, cezai tahkibat gerektirmediği, müştekinin mağduriyetini hukuk mahkemeleri nezdinde giderebileceği ..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.06.2022 tarihli ve 2022/2571 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.