8. Hukuk Dairesi 2015/14050 E. , 2016/9957 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan ... parsel sayılı taşınmazın 4.025,44 m2'lik kısmının kıyı …
**8. Hukuk Dairesi 2015/14050 E. , 2016/9957 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, tapuda davalı adına kayıtlı bulunan ... parsel sayılı taşınmazın 4.025,44 m2'lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını açıklayarak bu kısmın tapu kaydının iptaliyle kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davalının tapu kaydına güvenerek dava konusu taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan ve 16/12/2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.025,88 m2'lik kısmının tapu kaydının iptaliyle tescil harici bırakılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Kesin hüküm dava şartlarındandır (HMK m.114/1-i). Dava şartının gerçekleşmediği taraflarca ileri sürülmese de; hakim tarafından re'sen göz önüne alınmalıdır. ...'nin de tarafı olduğu bir ilam ile taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil ettiği benimsenerek bir tescil hükmü kurulur ve taşınmaz hakkında bir sicil kaydı tesis edilirse, artık bu kararın ...'yi bağlamayacağından söz edilemez. Dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının oluşum aşamaları incelendiğinde; taşınmazın yapılan kadastro çalışmasında 10.01.1983 tarihinde ... parsel numarası ve 422.400 m2 yüzölçümüyle mera olarak sınırlandırıldığı, davalının bayii ...'ın da aralarında bulunduğu gerçek kişiler tarafından kadastro tespitine itiraz edilerek mera sınırlandırılmasının iptaliyle taşınmazın davacılar adına tescili istemiyle ...'ye karşı dava açıldığı, ... Kadastro Mahkemesi'nin ...sayılı ilamıyla ... parsel sayılı mera parseline ilişkin kadastro tutanağının iptaline, bilirkişi raporunda (F) harfiyle gösterilen 22.000 m2'lik kısmın ... oğlu ... adına tesciline karar verildiği, kararın 13.02.1997 tarihinde kesinleştiği ve 27.03.1997 tarihinde ... parsel olarak ... adına tapu kaydının oluştuğu, davalının da taşınmazı 2010 yılında tapuda satın aldığı anlaşmaktadır. Bu durumda ... Kadastro Mahkemesi'nin ... sayılı ilamının eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu açık olup, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Nitekim sapma göstermeyen Daire ve Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. -//- SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.