T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1232 - 2025/1475 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1232 KARAR NO : 2025/1475 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2020 NUMARASI : 2017/759 Esas 2020/384 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1232 - 2025/1475 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1232 KARAR NO : 2025/1475 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/10/2020 NUMARASI : 2017/759 Esas 2020/384 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkil davacıların murisi müteveffa ...'ün davalılardan ... Ltd. Şti'ye kayıtlı olan ve sürücüsü diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, müvekkili davacıların müteveffa ...'ün öz çocukları olduğunu, müteveffa ...'ün 1933 doğumlu ve 84 yaşında olduğunu, ...'da ikamet ettiğini, müteveffa ...'ün 26/06/2017 tarihinde 18.30 sıralarında Samsun Yolu üzerinde bulunan Turgut Özal Blvarı İstikametinde ... önünden karşıdan karşıya geçerken, sürücü ...'ın dikkatsiz kullanmış olduğu aracın çarpması sonucu yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğini, müteveffa ...'ün bu şekilde ölümüyle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/109603 soruşturma nolu dosyasıyla soruşturma başlatıldığını ve Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/690 sayılı dosyası ile dava açıldığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ...Şti. üzerine kayıtlı olduğunu, aracın olay tarihi olan 26/06/2017 tarihi itibariyle kasko sigortasının ...ya ait olduğunu, tüm bu nedenlerle müteveffa ...'ün mirasçıları olan müvekkili davacı mirasçıları için ayrı ayrı 40.000,00 TL toplamda 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ..., ... Ltd. Şti. ve sorumlulukları kapsamında poliçelerinde yer alması durumunda ... A.Ş. ve ...'dan alınarak müvekkili davacılara verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın yaya geçişine kapalı, yayaya fiziki engellerin/refüjün bulunduğu, 3 şeritli yolun orta şeridinde, kurallara uygun bir şekilde ve hızda seyir halinde iken, belirtilen yola aniden çıkan asli kusurlu müteveffa ...'e çarpmamak için aracını yolun en son şeridine soluna kırdığını, ne var ki müteveffa ...'ün geçişini durdurmaması, bizzat kendisinin kişisel ağır kusurunun devam ettirmesi neticesinde müvekillere ait aracın sağ tarafına yanına çarparak hayatını kaybettiğini, müvekkili ...'ın K.T.K. M.52/1-b gereğince tali kusurlu olduğuna ilişkin 26.06.2017 tarihli polis kaza tutanağındaki, müvekkile atfedilen kusuru kabul etmediklerini, aracın hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak olarak belirtilen K.T.K. M 52/1-b maddesi gerek yukarıda belirtilen kazanın oluş şekline gerekse tutanak içeriğine aykırı olduğunu, kesinlikle kabul yerine geçmemekle beraber, manevi tazminat taleplerinin zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, gerek olayın oluş şekliyle, gerek müteveffanın ağır kusuruyla, gerekse hak nesafet kurallarıyla bağdamayan miktardaki davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğu gibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; sanık ...'ın 26/06/2017 tarihinde kullandığı ... plakalı araç ile Turgut Özal Bulvarını takiben siteler istikametine orta şeritte seyir halindeyken geldiği olay mahalli ... önünde seyir yönüne doğru sağ taraftan yola girip karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya ...'e aracın sağ yan kısımlarıyla sol şeritte çarpması sonucu bu kişinin ölümüne sebep olduğu, yaya olan ölen ...'e Ankara 14. Asliye Ceza dosyasında aldırılan, Trafik Kusur Uzmanı bilirkişi Haydar Kökten ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi 16/11/2018 tarihli rapor ile asli kusur verildiği, sürücüye ise kusur atfedilmediği, bu nedenle sanığın yasal unsurları oluşmadığından atılı suçtan beraatine ilişkin 10/01/2019 tarihinde karar verildiği, kararın halen kesinleşmediği, mahkemece de kusur konusunda Trafik Kusur Uzmanı ...'den aldırılan 16/10/2019 tarihli raporda, müteveffa ...'ün %75, sürücü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğunun bildirilmesi üzerine, kusur raporları arasındaki çelişki nedeniyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak ... Trafik Kürsüsü Bilirkişilerinden ... ve arkadaşlarından alınan 22/07/2020 tarihli raporda, ölen yaya ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu tespitinin yapıldığı, mahkemece çelişkiyi gideren son rapora itibar edildiği, davalı sürücü, araç maliki ve sigorta şirketlerine karşı manevi tazminat talepli bu dava açılmış ise de, kusurun tamamen davacıların murisinde bulunması, dava dışı sürücü ...'ın kusursuz olması nedeniyle davalı şirket hakkında da kusur var kabul edilemeyeceği, kusur olmaması nedeniyle de davacıların manevi tazminat taleplerinin kabul edilemeyeceği, ceza dosyasındaki yasal unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine dair verilen kararın Hukuk Mahkemesini de bağlayacağı sonucuna varılarak; “Davanın REDDİNE” karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kazada sürücünün ağır kusurlu olduğunu, Asliye Ceza Mahkemesi raporuyla yetinilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yakının ölümü nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Ceza mahkemesinin beraat kararı ve kusura ilişkin kararları TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlamaz ise de, ceza mahkemesinin beraat kararı kapsamında olayın oluş şekli tespit edilerek bu çerçevede beraat kararı verilmiş ise, olayın oluş şekline ilişkin varılan kanaat hukuk hakimini bağlar. Somut olayda, ceza mahkemesi tarafından, sanık hakkında delil yetersizliğinden değil, kazanın oluş şekli tespit edilerek, tespit edilen oluşa göre, davalının kusuru olmadığından bahisle davalının beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında ilk derece mahkemesi tarafından alınan ... Öğretim üyeleri tarafından düzenlenen kusur raporuyla kanun yolu denetiminden de geçen ceza dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, gerek davalının ceza mahkemesindeki savunma ve beyanları, gerekse de kesinleşen ceza mahkemesi kararının gerekçesine göre, vefat edenin orta refüjü geçişe engellenmiş ve ilk geçiş hakkı seyir halindeki araçlarda olan 3 şeritli yolda karşıdan karşıya geçmek isterken kendisine yaklaşan araçların hız ve yakınlık durumuna dikkat etmeden kontrolsüzce yola girerek ilerlediği esnada solundan gelen aracın kendisine çarpmasıyla meydana gelen kazada dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle kazanın meydana geldiği, bu durumun mahkemenin aldığı heyet raporuyla da uyumlu olduğu anlaşılmış olup; bu durumda, Bulvar üzerindeki hız limiti ve yolun yoğunluğu, davalının yola giren yayaları görebilme imkanının kısıtlığı, çarpmanın davalıya ait aracın sağ yan kısmı ile gerçeklemiş olması nazara alındığında, yaya geçişini engelleyecek şekilde yüksek refüjle bölünmüş yolda, davalının birden aracının önüne çıkan kişiye karşı (ceza mahkemesinin gerekçesi, ... tarafından düzenlenen kusur raporu, davalının savunması ile çarpma noktası ve şekli nazara alındığında) alabileceği tedbir de olmamasına göre, kazanın meydana gelmesinde vefat edenin tam kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Buna göre, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, ceza dosyasında kabul edilen ve kesinleşen kazanın oluş şekline göre vefat edenin tam kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılardan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.