T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/873 - 2025/1101 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/873 KARAR NO : 2025/1101 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2024 NUMARASI : 2023/488 Esas - 2024/406 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26/09/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/873 - 2025/1101 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/873 KARAR NO : 2025/1101 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2024 NUMARASI : 2023/488 Esas - 2024/406 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26/09/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14/01/2023 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun orta sol ayırıcı kısmında bulunan bordur taşına teması sonucu yoldan çıkarak takla attığını, tek taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilleri ... ve ...'nın ağır şekilde yaralandığını, vücutta kırık oluştuğunu, yaralanma neticesinde geçici ve sürekli iş göremezlikleri ile bakıcı gideri ve tedavi gideri zararları oluştuğunu, kazanın meydana gelişinde ... araç sürücüsü ...'ın kusurlu bulunduğunu, ... plaka sayılı aracın Zorunlu Karayolu Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortasından kaynaklanan sorumluluk gereği, davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin kaza tarihi (14/01/2023) itibariyle kişi başı sakatlanma halinde 1.200.000,00-TL ve kişi başına tedavi gideri 1.200.000,00-TL olmak üzere teminat sağlamakta olduğunu, davacı müvekkilleri ... ve ...'nın sürekli maluliyet durumu oluştuğunu, hali hazırda çalışamadıklarını, müvekkillerinin dava masraflarını karşılayabilecek ekonomik güce sahip olmadıklarından adli yardım talep ettiklerini belirterek, trafik kazası sonucu yaralanma sebebiyle maddi zararlarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik davacı ... için 200,00-TL (HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davasındaki geçici talepleri) maddi tazminat bedelinin (müvekkilin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik için 50,00-TL, geçici iş göremezlik için 50,00-TL, bakıcı gideri için 50,00-TL, SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderleri için 50 TL), davacı ... için 200,00-TL (HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davasındaki geçici talepleri) maddi tazminat bedelinin (müvekkilin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik için 50,00-TL, geçici iş göremezlik için 50,00-TL, bakıcı gideri için 50,00-TL, SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderleri için 50 TL) olmak üzere toplamda şimdilik 400 TL'nin diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61., 2918 sayılı KTK’nın 88. ve Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca haksız fiilin gerçekleşmiş olduğu tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın dava şartı sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, maluliyet oranının tespiti için davacıların hangi hastaneye sevkinin istenildiğinin davacı vekilinden sorulduğu, davacı vekili tarafından 08/11/2023 tarihli duruşmada Mersin Üniversitesi ATK'dan rapor alınmasının talep edildiği, talep doğrultusunda Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na maluliyetin tespiti için müzekkere yazıldığı, 14.02.2024 tarihli cevabi yazı ile, kişinin muayene için Adli Tıp Anabilin Dalı'na başvurmadığının bildirildiği, Mahkemece 27.02.2024 tarihli ara karar ile; "Davacılar ... ve ... yönünden rapor alınmak üzere dosyanın Mersin Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna tekrar sevkine, davacıların bu kez Mersin Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna rapor düzenlenmesi hususunda bizzat başvurmadıkları halde ve 2. kez dosyanın Mersin Üniversitesi Adli Tıp Kurumundan başvuru olmadığından bahisle iade edilmesi halinde davacıların Adli Tıp Kurumundan rapor taleplerinden/bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmalarının İHTARINA, (ihtar edilmedi.) ihtar yerine geçmek üzere işbu ara karar evrakının davacı vekiline tebliğine," karar verildiği, ara karar tebliğ edilerek Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na maluliyetin tespiti için yeniden müzekkere yazıldığı, ancak 02.05.2024 tarihli cevabi yazıda davacıların muayene edilmek üzere Adli Tıp Anabilim Dalına başvurmadıklarının bildirildiği, bu haliyle davacıların bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldıkları, kaza nedeniyle maluliyetlerinin bulunup bulunmadığını ispatlayamadıkları gerekçesiyle; "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...’nın, trafik kazası sebebiyle maluliyetlerinin tespiti adına ikamet ettikleri yerdeki Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalına sevk edilmiş olup, söz konusu sevkleri akabinde 03/04/2024 tarihinde Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinde sağlık kuruluna girdiklerini, nitekim, davacıların söz konusu sağlık kurulu başvuru yapıp muayene olduklarına ilişkin Sayman Mutemedi Alındısı'nın dilekçe ekinde mevcut olduğunu, dolayısıyla, müvekkillerinin 02.05.2024 tarihli cevabi yazıda davacıların muayene edilmek üzere Adli Tıp Anabilim Dalı'na başvurmadıkları hususunun hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan sürelerin önemli bir kısmı, taraflar için konulmuş sürelerdir. Tarafların, bu süreler içinde belli işlemleri yapmaları gerekir. Bu süre içinde yapılamayan işlemler, tekrar yapılamaz ve süreyi kaçıran taraf aleyhine sonuç doğurur. Taraflar için konulmuş süreler ikiye ayrılır. Birincisi, kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu süreler kesindir ve bir işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı, mahkemece re’sen gözetilir. İkincisi ise, hakimin tespit ettiği sürelerdir ve kural olarak bu süre kesin değildir. Kural bu olmakla birlikte HMK'nın 94. maddesi gereği hakim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. (Kuru, Baki/ Arslan Ramazan/ Yılmaz, Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK’ya göre yeniden yazılmış 22. Baskı, Ankara 2011, s.749). Kesin süreye ilişkin ara karar hem hakimi hem tarafları bağlamakla birlikte kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Ancak böyle bir durumda kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için buna ilişkin ara kararın, yasaya ve içtihatlara uygun şekilde hiçbir tereddüte yer vermeyecek derecede açık, yorumu zorunlu kılmayacak, yanlış anlamayı önleyecek, ilgili tarafından kolaylıkla anlaşılacak derecede açık, sade ve sınırlı olması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekmektedir. (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt 5, Altıncı Baskı, İstanbul- 2001, s. 5438 vd.) Kesin sürenin kaçırılması, o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, davanın kaybedilmesine neden olmaktadır. Böyle bir durumda, geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşünülerek, davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Mahkemece verilen 27/2/2024 tarihli ara kararda; “Davacılar ... ve ... yönünden rapor alınmak üzere dosyanın Mersin Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna tekrar sevkine, davacıların bu kez Mersin Üniversitesi Adli Tıp Kurumuna rapor düzenlenmesi hususunda bizzat başvurmadıkları halde ve 2. kez dosyanın Mersin Üniversitesi Adli Tıp Kurumundan başvuru olmadığından bahisle iade edilmesi halinde davacıların Adli Tıp Kurumundan rapor taleplerinden/bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmalarının İHTARINA, (ihtar edilmedi.) ihtar yerine geçmek üzere işbu ara karar evrakının davacı vekiline tebliğine, 2-Duruşma dışı ara karar evrakının taraflara tebliğine,” denilmiş olup, 15/05/2024 tarihli duruşmada ise; “Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na yazılan müzekkereye cevap verildiği, 2/5/2024 cevabi yazıda davacıların muayene edilmek üzere Adli Tıp Anabilim Dalına başvurmadıkları bildirildiği…” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İstinaf dilekçesi ekinde davacılar tarafından ibraz edilen belgelerin tetkikinde davacıların 3/4/2024 tarihinde sağlık kurulu raporu almak için başvurdukları anlaşılmakta olup, Mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken davanın kesin süre nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 15/05/2024 tarihli 2023/488 Esas - 2024/406 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.