10. Hukuk Dairesi 2024/5662 E. , 2025/4150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı
**10. Hukuk Dairesi 2024/5662 E. , 2025/4150 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... konusunda faaliyet gösteren işverenlik bünyesinde baz istasyonu teknisyeni olarak çalıştığını, 23.06.2016 tarihinde ... Spor Kompleksi içinde yer olan ...'ya ait baz istasyonunda 4G montaj kurulumu için alt yapı hazırlığı amacıyla gidildiği, ekip şefi ...'in çalışma alanının güveli olmadığını tespit edip işyerini aramasına rağmen işyeri sahibinin ısrarla bu işin yapılacağını söylediği, ...'in aldığı eğitimler arasında halatla çalışma eğitimi ve sertifikası olmadığı, buna rağmen halatla 14-15 metre civarında yüksekliği bulunan asansör boşluğuna kabloları yerleştirmek için indiği, indikten sonra tekrar yukarı çıkarak işin kendisine uygun olmadığını ve yapamayacağını belirtmesine rağmen ekip şefinin aşağı inip fotoğraf çekmesini, ona göre ekipman getireceklerini söylemesi üzerine tekrar aşağı inerken kemerindeki halatın koptuğu ve iş kazası geçirdiğini, ...'i arayarak ayağını ve omzunu oynatamadığını söylediğini, ardından çalışma arkadaşlarının yardımıyla yukarı çekildiğini, sonrasında sonrasında işyerine döndükten sonra oluşan rahatsızlıklarına rağmen hastaneye götürmediğini, ...'in eve geldikten sonra iyice kötü olarak hastaneye gittiğini, burada 24 saat yoğun bakımda kaldığını, ekipmanların sağlanmadığını, emniyet kemerlerinin bağlanmasında sıkıntı olduğunu, kurallanılan halatların eski olduğunu ve değiştirilmediğini, işverenin olay sebebi ile kusurlu olduğu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işe giriş tarihinin 06.01.2016 işten çıkış tarihinin 11.08.2016 olduğunu, davacının davasını dayandırdığı ameliyatın bir iş kazası sonucu ortaya çıkmadığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/... soruşturma sayılı soruşturma dosyasında verilen 18.11.2016 günlü takipsizlik kararında davacının işyerinde iş kazası geçirdiğine ilişkin görgüye dayalı bilgilerin bulunmadığını, adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 17.11.2016 günlü bilirkişi raporunun içeriğine göre davacının vücudunda travmatik lezyon, künt batın travmasının tarif edilmediği, davacıdan tespit edilen akut apandistin iş kazası neticesinde değil doğal nedenler sonucunda meydana geldiğinin açık açık bir şekilde belirlenmiş olduğu, davacının ekip halinde çalışma yaptığı halde 25.06.2016 günü kulede çalışırken emniyet kemerinin koptuğunu ve düştüğünü ve ayağını burktuğunu bunun dışında bir şeyin olmadığını ifade ettiği, ortada kopmuş bir emniyet kemeri bulunmadığı, davacının iddia ettiği olaydan uzunca bir zaman sonra akut apandisit şikayeti ile hastaneye başvurmuş olduğunu, olayın oluş şekline göre ve savcılık dosyasındaki ifadelere göre davacının geçirdiği akut apandisit rahatsızlığı ile dava dilekçesinde ileri sürdüğü iş kazası arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının beyanından başka düştüğüne ilişkin somut bir bilgi bulunmadığını, olay günü saat 14:00'de ayağının burkulduğunu söyleyen davacının olaydan sonra işyerine gelerek durumunu anlattığını, hastaneye gitmeye gerek yok o kadar ağrım yok deyince 18:00'da şikayetle hastaneye gittiği ve apandisit rahatsızlığının ortaya çıkmış olduğunu, aynı gün yani 23.06.2016 günü sabahı müşteri İris ... ve Müh. Hizmetleri A.Ş. tarafından iş güvenliği açısından her zaman olduğu gibi sahanın denetlenmiş olduğu, müşteri yetkilisi ... tarafından denetim formu hazırlandığını, buna göre şirkette çalışan tüm personel gibi davacının da yüksekte halatla çalışma, elektrikle çalışma, ilk yardım eğitimi aldığını, davacının aldığına ilişkin tüm kayıtların bulunduğunu, davacının çalışması ile hiçbir ilgisi olmayan akut apandisit sorununu mahkemeye bir iş kazası olarak sunmaya çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...davacının maluliyetinin %0 olması ve ayrıca iş kazası sonucu oluştuğu iddia edilen epilepsi hastalığının iş kazasından kaynaklanmadığının tam tespit edilmesi ve talebin sadece maddi tazminata ilişkin olması ve davacının sürekli iş görmezliğinin bulunmadığı, sadece geçici iş görmezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının bulunduğu anlaşıldığından alınan kusur ve hesap bilirkişi raporları kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile 1-238,78 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.06.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 2-Fazlaya dair taleplerin reddine" şeklinde karar verilmiştir. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işçinin “...” konusunda faaliyet gösteren işverenlik bünyesinde ‘baz istasyonu teknisyeni’ olarak çalışmaya başlamış olup, çalışma süresi esnasında iş kazası geçirdiğini, aynı zamanda “dalgıçlık-can kurtarma” eğitim ve sertifikası da olan müvekkilinin bu elim iş kazası neticesinde dalgıçlık mesleğine ilişkin yeterliliğini tamamen yitirdiğini, davacının 23.06.2016 tarihinde saat 09:00-10:00 arası Çayyolu/...’da bulunan ... Spor Kompleksi’nin içinde yer alan ... (...)’ya ait baz istasyonunda 4G montaj kurulumu yapmak için alt yapı hazırlığı amacıyla gittiğini, ekip şefi ... ve iş arkadaşı ... ... ile kurulum yapılacak yerde keşfe çıkıldığını, ekip şefinin çalışma alanının iş güvenliği açısından uygun olmadığını tespit edip iş yerini aradığını, müdür ...’un şirket sahibi olan ... ile görüştüğünü ve iş yeri sahibinin ısrarla bu işin yapılacağını söylediğini, bunun üzerine kurulum için gitmiş olan ekibin çalışmalara başlamak zorunda kaldığını, halatla çalışma eğitim ve sertifikası olmayan davacının buna rağmen halatla 14-15 metre civarında yüksekliği bulunan asansör boşluğuna kabloları yerleştirmek için indiğini, indikten sonra tekrar yukarı çıkıp bu işin kendisi için uygun olmadığını ve yapamayacağını belirtmesine rağmen ekip şefinin “O zaman aşağı in ve fotoğraf çek, ona göre ekipman getirelim” dediğini, aşağı inerken kemerdeki halatın koptuğunu, 13:30-15:30 saatleri arasında iş kazası geçirdiğini ve işçi ...’i arayıp düştüğünü ve ayağı ile omzunu oynatamadığını söylediğini, ardından çalışma arkadaşlarının yardımıyla yukarı çekildiğini, iş Güvenliği Uzmanı ...’ın da işçi yukarı çıkartılırken orada bulunmakta olduğunu, ekip şefinin iş kazası tutanağı tutulmaması için,çevreyi toparlayıp hemen gitmeleri gerektiğini söylediğini, şirkete gelindikten sonra kaza geçiren işçinin önce kan kustuğunu ve sonra tuvalete gittiğinde de idrarında kan olduğunu gördüğünü, şirkete bildirmesine rağmen hastaneye dahi götürülmediğini, davacının saat 15:00-17:30 arası şirkette, şirkete ait aracın içinde uyuduğunu ve mesai bitiminde ...'in işyeri aracıyla önce ...’u sonrasında ...’i ve en son ...’i evine bıraktığını, eve geldikten sonra iyice kötü olan işçi taksi çağırıp hastaneye gittiğini ve hemen yoğun bakıma alındığını, 24 saat yoğun bakımda kaldığını, kan kusmasının ardından 3-4 gün hastanede kaldığını, apandis genişliği ilk geldiğinde 11 ml iken hastanede 18 ml olmup hemen sonrasında ... Hastanesi’nde (...) ameliyata alındığını, taburcu olan işçiye hastane tarafından 1 ay rapor verildiğini, dönüşünde raporu olmasına rağmen ağır ve tehlikeli işlerde çalışmaya zorlandığını, geçirmiş olduğu kaza polis kayıtlarına da iş kazası olarak geçmemiş olup taksirle yaralama suçu nedeniyle sorumluların ifadelerine başvurulduğunu, iş yeri güvenliğine ilişkin önlem ve güvenlik tedbirleri ve olası iş kazalarına uygun ve güvenilir ekipmanlar işyerindeki sorumlu kişiler tarafından sağlanmadığını, kemerlerin bağlanmasında problem bulunmakta olup halatlar da uzun süredir değiştirilmeyen eski halatlar olduğunu, halatla çalışma eğitimi olmayan işçiye zorunlu olarak 14-15 m yüksekliği bulunan boşluğa indirdiklerini, işçi bunu yapamayacağını belirtmesine rağmen aynı şekilde davranmaya işveren baskısı nedeniyle devam ettiklerini, işverenin hiçbir tedbir uygulamadığını, iş kazasında yüksek oranda kusuru olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, raporda davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının % 0 olduğu dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunca düzenlenen 31.07.2023 tarihli rapor içeriğinde müvekkili davacının iş kazasından önce epilepsi teşhisine ilişkin bir tespit yapılmadığını, raporun 1. sayfasında 2 numaralı bent altında davacının tedavi gördüğü yerlerin gösterildiğini, 11.09.2014 tarihinde senkop ve bayılma tanısıyla muayene edildiği, ... Devlet Hastanesinde senkop ve bayılma, epilepsi, tanımlanmamış tanısıyla muayene edildiği, beyin MR tetkiki, EEG çekildiğinin belirtildiği, ancak epilepsi tanısı konulduğuna ve tedaviye başlandığına dair bir tespit yapılmadığı, yine aynı şekilde; 24.09.2014 tarihinde epilepsi, tanımlanmamış senkop ve bayılma tanısıyla muayene edildiği belirtilmiş ama yine epilepsi teshişine dair bir bilgiye rastlanılmadığını, 23.08.2017 tarihli ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin epikrizleri başvurduğu ve epilepsi tanısı ile tedaviye başlandığını, davacının kaza sonrasında ise düşmeye bağlı olarak travma neticesinde epilepsi krizleri geçirmeye başladığını, kaza öncesinde epilepsi tanısı koyularak tedavi edildiğine dair bir rapor bulunmadığını, 2014 yılına ait muayenelerin cankurtaran olarak çalıştığı dönemde sıcağa bağlı geçirdiği baygınlıklar olduğunu beyan ettiğini, neticeten iş kazası ile epilepsi hastalığı arasında illiyet bağı olmadığı tespitinin de bu nedenle yerinde olmadığını, dosyanın yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek kusur oranlarının yeniden belirlenmesi gerektiğini, davacının dalgıçlık mesleğini yapma yeterliliğini yitirdiğini, geçirmiş olduğu elim iş kazası sonrası apandisinin alınmış olması ve suyun altında artık nefesini tutamıyor olması sebebiyle almış olduğu eğitime ilişkin artık herhangi bir etkinlik içinde bulunmayacak olup buna ilişkin maddi-manevi kayıplarının mevcut olduğunu, iş kazasının ardından yükseklik korkusu oluştuğunu ve 3 ay boyunca evine dahi giremeyip 1. katta evi bulunan teyzesinde yaşamak zorunda kaldığını, gerekçeli karara dayanak Kurum raporlarının gerçeği yansıtmadığını belirtilerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.