8. Hukuk Dairesi 2023/3129 E. , 2024/6467 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/40 E., 2022/26 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından duruşma istemli, davacı ... ve davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle kesinl…
**8. Hukuk Dairesi 2023/3129 E. , 2024/6467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/40 E., 2022/26 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından duruşma istemli, davacı ... ve davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde davacılar ... ve müşterekleri vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.11.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, tapu kayıtlarına dayanarak yörede 1993 tarihinde ilk kez yapılan ve 20.9.1994 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında ... sınırları içinde bulunan on bir parça taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar ile Orman İdaresi tarafından (yargılama giderlerine ilişkin olarak) temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.06.2014 tarihli ve 2014/4030-6461 E.K sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; “ Dava, ...'de yapılan orman kadastrosuna itiraz olarak açılmış ise de, davalı taşınmazlar ..., ... ve ... Köyü olmak üzere üç farklı köyün sınırları içinde bulunduğu halde, her köy için ayrı ayrı orman kadastrosu ve arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı sorulup buna ilişkin tutanaklar ve haritalar getirtilmemiştir. Yine davanın devamı sırasında, yörede arazi kadastrosunun yapıldığı anlaşılmakta olup taşınmazların içinde bulnduğu orman parseli ya da taşınmazlar hakkında kadastro sırasında tutanak düzenlenip düzenlenmediği araştırılmamıştır. Ayrıca, hükme esas alınan orman bilirkişi raporuna ekli krokide I numaralı taşınmaz olarak gösterilen yer hakkında, kadastro sırasında yine davacılar adına 126 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel numaraları ile kadastro tutanakları tutulduğu halde, bu taşınmaz yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 30/2 nci maddesi gereğince tutanakların malik haneleri açık kabul edilerek tutanak asılları getirtilerek bu hüküm çerçevesinde bir inceleme yapılmamıştır. Diğer taraftan, bir kısım tapu kayıtlarının hudut olarak uyduğu kabul edildikten sonra miktarıyla uymadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi de doğru değildir. Tapu kaydının hudut olarak uyduğu belirlenmişse, bu durumda 4785 sayılı Kanun hükümleri de gözönünde bulundurularak 3402 sayılı Kanun'un 20/C maddesine göre miktarına göre kaydın kapsamının belirlenmemesi de isabetsizdir” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli Konya ili ... ilçesi ... köyü 130 ada 1 ve 2, 126 ada 1, 2, 3 131 ada 1 ve 2 parseller ile 30.09.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ve "11.sıra" olarak gösterilen alanlar yönünden taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer alanların ise orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından davanın reddine, Dosyada mübrez 30.09.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokilerde (B), (C), harfleri ile "3. Sıra" ,"5. Sıra" ,"6. Sıra", "7. Sıra", "8. Sıra", "10.sıra" olarak gösterilen alanların tespit gibi orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Kadastro sırasında hakkında tutanak düzenlenen ve bilirkişi raporuna göre orman sınırı dışında kaldığı anlaşılan taşınmazların dava konusu yapılmasında hukuki yarar yoktur. Askı ilan süresi içinde açılmış bir dava bulunmayan taşınmazlarla ilgili kadastro tutanaklarının olağan usulle kesinleştirilerek re'sen tapuya tescil işlemlerinin yapılması gerekir. 1-Hakkında tutanak düzenlenmeyen ve bilirkişi raporuna göre orman sınırları dışında kaldığı anlaşılan fen bilirkişi raporunda 11. sıra olarak adlandırılan bölüme yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün onanmasına karar verilmiştir. 2- 30.09.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokilerde (B), (C), harfleri ile "3. Sıra","5. Sıra", "6. Sıra", "7. Sıra", "8. Sıra", "10. sıra" olarak gösterilen alanlara yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; bu bölümlerin bölgede yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı ve eski tarihli belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli değildir. Şöyle ki; orman kadastrosuna itiraz davalarında bir taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası incelemesi yapılarak belirlenecektir. Somut olayda 1971 tarihli hava fotoğrafı uygulaması yapılarak taşınmazların öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. O halde Mahkemece, yöreye ait “en eski” tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri/ile orman bilirkişisi/bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle, 1 numaralı bentde açıklanan nedenlerle fen bilirkişi raporunda 11. sıra olarak adlandırılan bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentde açıklanan nedenlerde 30.09.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokilerde (B), (C), harfleri ile "3. Sıra", "5. Sıra","6. Sıra", "7. Sıra", "8. Sıra", "10. sıra" olarak gösterilen alanlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.