2. Ceza Dairesi 2023/148 E. , 2025/4539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/279 E., 2022/213 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271
**2. Ceza Dairesi 2023/148 E. , 2025/4539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/279 E., 2022/213 K. SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1. Uyulmasına karar verilen Dairemizin 24.02.2021 Tarihli ve 2020/6269 Esas, 2021/3554 Karar sayılı "Sanıkların aşamalarda alınan beyanlarında 12.11.2015 tarihli suçu işlemediklerini savunmaları karşısında, suç tarihi itibariyle sanıkların kullandığı cep telefonuna ait numaraların tespitiyle HTS kayıtlarının istenerek olay tarihi ve saatlerinde suç mahallinde bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre karar vermek yerine eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde sanıkların beraatlerine kararı verilmesi," şeklindeki bozma ilâmı sonrasında mahkemece sanıkların tespit edilen cep telefonlarına ilişkin getirtilen HTS kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan 18.01.2022 tarihli bilirkişi incelemesi ve tespit raporunda, inceleme dışı sanık ...'in kullandığı hattın 12.11.2015 tarihinde Karaaslan ve Elmalı Mahallelerinden sinyal verdiği, iddianamede belirtilen ... Ulvi Kurucu Mahallesi'nden sinyal kaydına rastlandığına dair bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın belirtilen tarihli eylemi sebebiyle mahkûmiyetine karar verilmesini gerektiren delillerin açıkça gösterilmesi, tespit raporunda sanıkların telefonunun sinyal verdiği baz istasyonlarının suç mahalline mesafelerinin tespiti ile, suç mahalindeyken o baz istasyonlarından sinyal alınmasınının mümkün olup olmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre 12.11.2015 tarihli ... yönünden sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek karar vermek yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; Sanığın, inceleme dışı sanık ... ile birlikte, 13.11.2015 tarihinde saat 11.00 sıralarında Çatalhöyük Mahallesi Çanakpınar Sokak ile Urgancı Sokak birleşiminden katılan kuruma ait direklerde bulunan kabloları kesmek suretiyle çalması şeklindeki eylemi ile ilgili olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2015 tarihli iddianamesi ile açılan davada Konya 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/806 Esas 2016/333 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına kararı verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği; sanıkların, 13.11.2015 tarihinde saat 13.30 sıralarında Çatalhöyük Mahallesi Çanakpınar Sokak üzerinden katılan kuruma ait direklerde bulunan fiber kabloların kesilerek çalınması eylemi ile ilgili olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2015 tarihli iddianamesi ile açılan davada Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/794 esas sayılı dosyasından yürütülen yargılama neticesinde, mahkemece 17.12.2015 tarihinde sanıklar hakkında 142/1-a ve 62. maddelerinden mahkûmiyet kararı verildiği, temyiz üzerine Dairemizin 24.02.2021 tarihli ve 2020/23207 Esas, 2021/3555 Karar sayılı zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği hususundaki bozma ilâmından sonra inceleme konusu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, inceleme konusu dosyada ise sanıkların 12.11.2015 tarihindeki ... Ulvi Kurucu Mahallesi Parmak Sokak üzerinden kablo hırsızlığı eylemi ile birlikte 13.11.2015 tarihinde saat 13.30 sıralarında Karaaslan Üzümcü Mahallesi Kalem Sokak üzerindeki 200 metre bakır kablo hırsızlığı ile ilgili olarak Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2015 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda Mahkemece, 12.11.2015 tarihli ... ile 13.11.2015 tarihli eylemleri arasında hukuki kesinti gerçekleştiği gerekçesiyle ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmakla, Sanığın 12.11.2015 ve 13.11.2015 tarihli yargılama konusu eylemlerinin 16.11.2015 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve aralarında hukuki kesinti olmadığı, anılan üç dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak bulunan cezadan Yargıtay incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olan Konya 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/806 Esas 2016/333 Karar sayılı ilâmı ile verilen cezanın mahsubunun gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 12.11.2015 tarihli ... için hukuki kesinti oluştuğu gerekçesiyle sanık hakkında ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeninin temyiz isteminde bulunmayan diğer hükümlü ...'e de SİRAYETİNE, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.