3. Ceza Dairesi 2023/857 E. , 2023/542 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/833 E., 2021/1101 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinc…
**3. Ceza Dairesi 2023/857 E. , 2023/542 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/833 E., 2021/1101 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2020 tarih ve 2020/135 Esas, 2020/300 sayılı Kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3173 sayılı kanun) 3- 5/1, 5237 sayılı Kanun 221/4, 62, 53/ 1,2,3, 58/9, 221/5, 63 maddeleri uyarınca 2 yıl 17 ay 7 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi; 06.12.2021 ... ve 2020/833 Esas. 2021/1101 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca eksik ceza hesaplanması bakımından eleştirerek esastan reddine karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.11.2022 tarihli; usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri; Hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin yazılmadığına, suçun unsurlarının temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı, sanığın soruşturmanın başından itibaren etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunarak kabulde yazanın aksine yirmi sekiz kişiyi teşhis ettiğine, sanığın örgüte katılma tarihinin çözüm sürecine denk geldiğine dolayısıyla herhangi bir suça karışmadığına, 5237 sayılı Kanunun 221 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının uygulanması gerektiğine, 221 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının uygulanmaması durumunda 221 inci maddenin 4 üncü fıkrasının uygulanması ve en yüksek hadden indirim yapılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY ve OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Makemesinin kabulü "Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü 155 ihbar hattına e-posta yolu ile yapılan ihbarda, "Ağabey kolay gelsin ... diye birisi var sürekli Irak'a gidip geliyor, Türk diplomat ... .'yi şehit eden ...’ın adamıdır. PKK adına çalışır kandil ile görüşür, Kuzey Iraktaki PKK’lılar ile çalışıyor, sürekli onlara bilgi ve malzeme taşıyor yakın zamanda Türkiye’ye gelmiştir, tekrar kaçmadan yakalayın bunu çok tehlikeli biridir, başkalarının canı yanmasın, kayapınar’da ...-2 Sitesi B Blokta oturuyor” şeklinde ihbarın yapıldığı ihbarda "...' şeklinde adı geçen şahsın Edip Üngür (TC:...) olduğunun anlaşılması üzerine adı geçenin 22.01.2020 günü Diyarbakır ilinde yakalandığı, adresinde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde PKK/KCK terör örgütü mensuplarına ait fotoğrafların bulunduğu, mezkur dokümanlar arasında dosyamız sanığı ...'nin elinde uzun namlulu silah bulunan kamuflajlı fotoğrafının tespit edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, Sanığın ... TEM Şube Müdürlüğünde 06.02.2020 tarihinde alınan ifadesinde; etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini, PKK/KCK adlı silahlı terör örgütü içerisinde silahlı ve ideolojik eğitim aldığını, örgütün sözde görevlendirdiği bölgelerde faaaliyet yürüttüğünü, örgüt içerisindeki kod adının ... olduğunu beyan ettiği, yine şüphelinin alınan beyanında örgüt içerisinde yer alan militanları teşhis ve tespit ettiği, ayrıca şüphelinin Diyarbakır ilinde ele geçen dijital materyallerde yer alan görüntülerdeki elinde uzun namlulu silah bulunan kişinin kendisi olduğunu kabul ettiği, Kovuşturma aşamasında ise '''Ben bu konuda daha önce savunmada bulunmuştum, o savunmalarım doğrudur, aynen tekrar ederim, ben etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istiyorum, bildiğim hatırladığım her şeyi anlattım, ben örgüte 2014 yılı Kasım ayında katılmıştım, örgüt içerisinde Serhat kod adını kullanıyordum, daha önce bana gösterilen resimdeki şahsın ben olduğunu söylemiştim, ben Fizyoterapist'im, bahse konu fotoğraf Kandil'de çekilmişti, tam tarihini hatırlamıyorum ancak 2015 Nevruz zamanıydı, yanımda gözüken kamerada bulunan şahsın ismi ...'ydı, ... kod adlı bir şahıs da örgüt içerisinde sağlıkçı olarak görev yaptığını biliyorum, yaklaşık 14 kişilik fotoğraf bana gösterildi, teşhis ettim'' dediği Sanığa fotoğraf teşhis tutanağının okunup, sorulduğu:Teşhisler bana aittir, özgür irademle teşhisleri ben yaptım, dediği ''Türkiye'ye yönelik hiçbir eyleme, taşlı, sopalı, silahlı hiçbir eyleme karışmadım, ben PKK'ya katılmam kendi özgür irademle olmadı, PKK'lıların yaptığı baskı neticesinde oldu, ailemin yanına geldiğimde ailem beni Suudi Arabistan'a gönderdi, 4 ay orada kaldım, tekrar dönüp Ankara'da kaldım, evlendim, Devlet PKK ile mücadele ettiğimden artık PKK'lılar benimle uğraşmaz diye düşündüğüm için kendi memleketim ...'ya geldim, mahkemenin vereceği karara saygılıyım, ben PKK da iken PKK lılar bana Riscon adında uyuşturucu bir ilaç veriyorlardı, PKK lılar ile tartıştıktan sonra 1 ay kadar bana bu ilacı kullandırttılar, ben bu ilacın etkilerinden ve PKK'lıların bana yaptığı psikolojik baskıdan dolayı psikolojik ve psikiyatrik tedavi görmeye başladım, bu kapsamda ilaçlar kullanıyordum, halen cezaevinde de bu ilaçları kullanmaya devam ediyorum, ben Şanlıurfada en iyi Fizyoterapistim, ...'ın bel fıtığı ağrısından dolayı PKK lılar bana baskı yapıp oraya götürdüler, ben de oraya gittim, onu tedavi ettikten sonra bana psikolojik baskıya devam ettiler, intiharı bile düşündüm, yaklaşık 2 ay Fizyoterapistlik görevi yaptım, örgüt içerisinde yaklaşık 7-8 ay kadar kaldım'' dediği ''Ben ilk başta PKK'lıların psikolojik baskısı nedeniyle örgüte katıldım, Kandil'e örgüt tarafından götürülüşüm yaklaşık 45 ... sürdü, Kandil'de ideolojik eğitim verdiler, bu eğitim 40 günlüktü, bu 40 günün içerisinde silahı teorik olarak anlattılar, silahı eğtimden çıktıktan sonra verdiler, beni sağlık alanına atadılar, ne yapacağımı bilmiyordum, beklemedeydim, benim yanıma 4 PKK lı terörist gelip beni götürdü, nereye gideceğimi bilmiyordum, işin var dediler, akşam götürdüler, bir araziye gittik, bir battaniye kaldırdılar, baktım içinde ... var, ...'ı tedavi etmem gerektiğini söylediler, bu 4 şahıs da benim ...'a zarar vermemem için tetikte duruyorlardı'' dediği, Sanığa hazırlık aşamasında verdiği beyanının okunduğu: Doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim dediği, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadelerinin benzer olduğu, Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın PKK/YPG silahlı terör örgütü içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdiği dosya kapsamındaki delillerden anlaşılmakla,bu haliyle sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği, yoğunluğu bir bütün olarak nazara alındığında sanığın silahlı terör örgütü PKK/YPG'ye organik olarak bağlı olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alıp emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği, dolayısıyla üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşılmıştır. Silahlı terör örgütü üyesi olan sanığın, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vererek, nerede ve ne şekilde örgüte katıldığını, aldığı eğitimin süresini ve içeriğini, yürüttüğü görev ve faaliyetleri, ayrılma sürecini anlattığı, 9 kişiyi kod isimleriyle teşhis ettiği bunlardan 7 kişinin açık kimlik bilgilerine ulaşıldığı böylece etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından cezasından TCK'nın 221/4 maddesi 2.cümlesi gereğince takdiren 2/4 oranında indirim yapıldığı" anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; sanığın PKK/YPG silahlı terör örgütü içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdiği,bu haliyle sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği, yoğunluğu bir bütün olarak nazara alındığında sanığın silahlı terör örgütü PKK/YPG'ye organik olarak bağlı olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alıp emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği sanığın anılan örgütün üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61/3 maddesine aykırı davranılarak fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi; 06/12/2021 ... ve 2020/833 Esas. 2021/1101 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2023 tarihinde karar verildi.