7. Ceza Dairesi 2013/3363 E. , 2013/17411 K. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık suçundan sanık ...'in aynı Kanun'un 1/9-1-b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına dair İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15/10/2007 tarihli ve 2007/271 esas, 2007/736 sayılı kararı…
**7. Ceza Dairesi 2013/3363 E. , 2013/17411 K.** **"İçtihat Metni"** 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık suçundan sanık ...'in aynı Kanun'un 1/9-1-b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına dair İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15/10/2007 tarihli ve 2007/271 esas, 2007/736 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün denetim süresi içerisindeki yükümlülüklerine uygun davranmadığından bahisle, 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince aynen infazına ilişkin aynı Mahkemece verilen 25/04/2008 tarihli ve 2007/271 esas, 2008/19 değişik iş sayılı karara karşı yapılan itirazın reddine dair, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/06/2008 tarihli ve 2008/477 müteferrik sayılı kararını müteakip, Cumhuriyet başsavcılığının hükümden sonra yürürlüğe giren yasal düzenlemeler nedeniyle sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi talebi üzerine yapılan yargılama sonunda, 15/10/2007 tarihli ve 2007/271 esas, 2007/736 sayılı hükmün iptaline, sanığın 5846 sayılı Kanun'un 81/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52, 53 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 80,00 yeni Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, sanığın, önceki ertelenmiş 1 yıl 8 aylık hapis cezasına ilişkin denetim koşullarına uymadığından bahisle, hükmedilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına, 10 ay hapis ve 80,00 yeni Türk lirası adlî para cezalarının tamamının bir infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin, İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 24/12/2008 tarihli ve 2008/235 esas, 2008/647 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair İZMİR 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/09/2012 tarihli ve 2012/1333 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 17.01.2013 gün ve 4403 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2013 gün ve KYB. 2013-32711 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1-İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/06/2008 tarihli ve 2008/477 müteferrik sayılı kararının yapılan incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin 3. fıkrasındaki; "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.", 4.fıkrasındaki; "Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Mahkemece karar verilebilir." 5.fıkrasındaki; "Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir." 6.fıkrasındaki; "Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir." 7.fıkrasındaki; "Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir." Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın hapis cezasının ertelenmesine karar verildikten sonra, 2 yıl denetim süresine tâbi tutulmasının ve denetim süresi içinde rehberlik edecek bir uzman kişinin görevlendirilmesinin 5237 sayılı Kanun'un 51/4. maddesinde sınırlı olarak sayılan yükümlülüklerden olmadığı, kaldı ki İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15/10/2007 tarihli ve 2007/271 esas, 2007/736 sayılı kararında, sanık hakkında herhangi bir yükümlülük de belirlenmediğinin anlaşılması karşısında, kendisine yükümlülük yüklenmeyen sanığın, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğüne başvuruda bulunmadığından bahisle ertelenen hapis cezasının tamamen infazına karar verilemeyeceği cihetle, itirazın bu yönden kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 17/09/2012 tarihli ve 2012/1333 değişik iş sayılı kararının yapılan incelemesinde; Sanığın denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğüne başvurusuna ilişkin tebligat evrakı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, olmadığının tespiti halinde ancak 35. maddeye göre eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği, bu nedenle yükümlülüğe uyması için usulüne uygun tebligat yapılmayan sanık hakkında, önceki ertelenmiş 1 yıl 8 aylık hapis cezasına ilişkin denetim koşullarına uymadığı gerekçesiyle cezasının aynen infazına karar verilemeyeceği cihetle, itirazın bu yönden kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Karşıyaka Cumhuriyet Savcılığı tarafından sanığın daha önce tebligat yapılmayan ve mernis adresi de olmayan adresine, Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi gereğince yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu itibarla İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02.06.2008 tarihli kararında itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bu karardan sonra yapılan işlem ve verilen kararların hukuken geçersiz ve yok hükmünde kabul edilerek yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İzmir 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02.06.2008 gün ve 2008/477 D.İş sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, 02.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.