12. Ceza Dairesi 2022/2113 E. , 2023/2889 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/863 E., 2022/60 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temy…
**12. Ceza Dairesi 2022/2113 E. , 2023/2889 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/863 E., 2022/60 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2015 tarihli ve 2014/749 - 2015/389 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 2. Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2015 tarihli ve 2014/749 - 2015/389 sayılı kararının sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20.05.2019 tarihli, 2017/100003 Esas ve 2019/6365 Karar sayılı kararı ile; "...Giresun İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olan sanığın, görevi sırasında resmi araçla seyrederken trafik kazasının meydana geldiği, sanığın görevi nedeniyle gerçekleşen taksirle yaralama olayında eyleminin 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturmasının izne tabi olduğu, ilgili merciden soruşturma izni istenip, davanın bu izin süresince durmasına karar verilmesi gerekirken, davaya devamla hüküm kurulması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2019/499-2020/266 sayılı kararı ile; sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasında soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davanın durmasına karar verildiği, kararın 05.11.2020 tarihinde kesinleştiği, durma kararı sonrası Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 28/10/2021 tarih ve 2021/1792 esas sayılı iddianamesiyle Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/835 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığı, açılan dava dosyası üzerinden verilen birleştirme kararı ile 2021/835 Esas 2021/1071 Karar sayılı dosyası ile 2021/863 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 4. Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/863 E., 2022/60 K. sayılı kararı ile;sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.04.2022 tarihli ve 2022/38087 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'ın Temyiz İsteği; 1. Kusurunun bulunmadığına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığına, tanık beyanlarının savunmayı doğruladığına, gerekçesiz şekilde tanık beyanlarına itibar edilmediğine, 2. Katılan ...'nun çocuğu ...'nın elini tutmuş olması halinde bu kazanın hiç yaşanmayacağına, 3. Kaza krokisindeki ölçümlerin, hava durumunun, yayaların koyu kıyafet giymelerinin dikkate alınmadığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehine kararın bozulması talebine, İlişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği; 1. Mahkemece kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğuna, 2. Sanığın kullandığı aracın hızı olması gerekenden çok daha fazla olduğundan sanığın kullanmış olduğu ... yayaları fark etmesine rağmen duramamış ve söz konusu kaza meydana gelmiştir. 3. Sanığın polis olarak toplumsal sorumluluğu nazara alındığında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkin 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1. Olay günü saat 23:00 sıralarında, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı resmi ... ile meskun mahalde, gece vakti, yağmurlu havada, ıslak zeminli asfalt kaplama iki yönlü yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde, istikametine göre sol taraftan yola girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalara yol üzerinde çarpması sonucu 2009 doğumlu ... ile annesi ...'nun nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır. 2. Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğü 29.08.2014 tarihli raporlarında; katılan ...'nun söz konusu yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, şahısta saptanan kırıkların hayati fonksiyonlarını ağır (6. derecede) nitelikte etkileyecek derecede olduğunun belirtildiği, 2009 doğumlu ...'nun alınan adli raporunda ise yaralanmasının tehlikeye sokan bir durum olduğu ve kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı bildirilmiştir. 3. Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, CD okuma tutanağı, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin doktor raporu sonucu, olayın tanıkları E.G., M.D., A.Ş., İ.B., M.K.'nin anlatımları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Kaza tespit tutanağında, olay mahallinin meskun mahalde, 50 km/s hız sınırının olduğu, 9 metre genişliğinde iki yönlü asfalt kaplama ıslak zeminli yol olduğu, gece vakti, aydınlatmanın olduğu, kaza yeri krokisinde çarpma noktasından sonrada devam eden 10 metre fren izi tespit edilmiş olup, çarpma noktasından 16 metre sonra yer işaretleri ve trafik işaret levhası ile belirlenmiş yaya geçidi bulunduğu, kazanın özetinde resmi ... sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52/1-b maddesini ihlal ettiği, 28 D 0039 plaka sayılı ... sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, yaya ve oğlunun 2918 sayılı Karayolu Yönetmeliğinin 138-B maddesini ihlal ettikleri belirtilmiştir. 5. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 12.12.2013 tarihli raporunda; "...Mevcut verilere göre; A- Şüpheli sürücü ... yönetimindeki... plaka sayılı resmi kamyonet ile yerleşim yerinde gece vakti iki yönlü yolda Bulancak istikametinden Keşap istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, mahal şartlarına göre hızlı seyir halinde olduğu, hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği ve hızı nedeniyle almış olduğu fren tedbirinde yetersiz kaldığı anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda tali kusurludur. B- Müşteki yaya ...'nun 2009 doğumlu mağdur ...'nun denetimi ve gözetiminden sorumlu olduğu anlaşılmakla, mevcut trafiğin seyir durumunu dikkate almadan kontrolsüz olarak geçiş yaptığı , geçişini yayaların geçişine ayrılmış kısımları kullanarak yapmadığı, geçişi esnasında kontrolünü sürdürmediği ve ilk geçiş hakkını ... sürücüsüne vermediği anlaşılmış olup, olay anı görüntüleri de dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda asli kusurludur. C- Sürücü Hakan OK yönetimindeki 28 D 0039 plaka sayılı ... ile seyir halinde iken diğer aracın çarpması sonucu istikamet şeridine düşen yaya nedeniyle durakladığı anlaşılmakla, olayda kusursuzdur..." şeklinde görüş bildirilmiştir. 6. Olay tarihinde polis memuru olan sanık ...'ın kazada kullandığı aracın da resmi ... olduğu, bu itibarla trafik kazası nedeniyle yaralanmaya sebebiyet verilmesine ilişkin suçun da görev suçu olduğu anlaşılmakla dosyadan 22/04/2021 tarihinde soruşturma izni talep edildiği, Giresun Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü'nün 25/05/2021 tarih ve 663.04-28 sayılı Kararında; polis memuru ... hakkında soruşturma izni verilmesine karar verildiği, karara sanık ... Demirsoy tarafından itiraz edilmesi üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince de itirazın reddine kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. 7. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ve Mahkemece 04.05.2015 tarihinde katılma kararı verildiği, taraflar arasında uzlaşmanın da gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. 8. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, duruşmada alınan savunmasında; "...Ben Giresun Emniyet müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmaktayım. Olay günü Teyyaredüzü mahallesinden Giresun merkez istikametine doğru görev değişimi için seyir halinde idim. Hızım yaklaşık 70 km/h idi. Hatırladığım kadarı ile l saat kadar öncesinde bir yağmur yağmıştı. Aracı sürdüğüm yol üzerinde ıslaklık yoktu. Petrol istasyonuna yaklaştığım sırada sadece yolun bir bölgesi ıslaktı. Petrol istasyonuna yaklaştığım için giriş çıkış olabileceği düşüncesi ile hızımı azalttım. Bu şekilde seyir halinde iken aniden karşı istikametten gelen aracın farlarının önünden bir karaltının yoluma doğru hareket ettiğini gördüm. Refleks ile arabayı sağ tarafa kırmak istedim. Ancak sağda yaşlı bir bayanı gördüğüm için tekrar şeridime doğru arabayı düzelttim. O sırada mağdur bayan ve kucağındaki çocuğa çarpmış oldum. Çarpmanın etkisi ile karşı şeride düştüler. Karşıdan gelen ... bayana çarptı..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 9. Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. 10. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada sanığın savunmasının alındığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A. Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri Yönünden; Kusur Durumu ve Eksik İnceleme Yönünden Olay günü saat 23:00 sıralarında, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı resmi ... ile meskun mahalde, gece vakti, yağmurlu havada, ıslak zeminli asfalt kaplama iki yönlü yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde, istikametine göre sol taraftan yola girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalara yol üzerinde çarpması sonucu 2009 doğumlu ... ile annesi ...'nun nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; sanık ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı resmi ... ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde mahal şartlarına göre hızlı seyir halinde olduğu, sanığın kendi beyanına göre yaklaşık 70 km/s hızla seyir halinde olduğu, hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği ve hızı nedeniyle almış olduğu fren tedbirinde yetersiz kaldığı anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda tali kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 12.12.2013 tarihli raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği; ayrıca oluş, dosya kapsamı, sanığın ve katılanların ifadeleri, tanık anlatımları, adli muayene raporları ile kaza tespit tutanağı, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiği anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın kusurunun bulunmadığına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığına, tanık beyanlarının savunmayı doğruladığına, gerekçesiz şekilde tanık beyanlarına itibar edilmediğine, katılan ...'nun çocuğu ...'nın elini tutmuş olması halinde bu kazanın hiç yaşanmayacağına, kaza krokisindeki ölçümlerin, hava durumunun, yayaların koyu kıyafet giymelerinin dikkate alınmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; 1. Kusur Durumu Yönünden Olay günü saat 23:00 sıralarında, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı resmi ... ile meskun mahalde, gece vakti, yağmurlu havada, ıslak zeminli asfalt kaplama iki yönlü yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde, istikametine göre sol taraftan yola girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalara yol üzerinde çarpması sonucu 2009 doğumlu ... ile annesi ...'nun nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesine ait 12.12.2013 tarihli raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, buna göre kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğunun anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin Mahkemece kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğuna, sanığın kullandığı aracın hızı olması gerekenden çok daha fazla olduğundan sanığın kullanmış olduğu ... yayaları fark etmesine rağmen duramamış ve söz konusu kaza meydana gelmiş olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Paraya Çevirme Hükümlerinin Uygulanması Yönünden 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile de taksirli suçlarda diğer koşulların da varlığı hâlinde hapis cezasının uzun süreli de olsa adli para cezasına çevrilebileceği kabul edilmiştir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2020 tarihli ve 2017/12-710 Esas, 2020/493 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi, cezanın doğrudan doğruya sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören kişiselleştirme kurumudur. Kanun koyucu, cezaların kişiselleştirilmesi kapsamında hâkime 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde yer alan şartlar çerçevesinde hükmolunan hapis cezasının adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilip çevrilmeyeceğini belirleme yetki ve görevini yüklemiştir. Hâkimin, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasındaki adli para cezası seçenek yaptırımına ya da seçenek tedbirlerden birisine çevrilmesi ya da çevrilmemesi konusundaki dayandığı gerekçenin dosya içeriğine uygun, kanunî ve yeterli olması gerekir. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; polis memuru olup, adlî sicil kaydı bulunmayan ve Mahkemece tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının, "suçun işlenmesindeki özellikler, şahsi ve ailevi durumu ile ekonomik hali dikkate alınarak" biçimindeki 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kıstasları kapsayacak biçimde kanunî, yeterli ve dosya kapsamıyla da uyumlu gerekçelerle paraya çevrildiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin sanığın polis olarak toplumsal sorumluluğu nazara alındığında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/863 Esas, 2022/60 Karar sayılı kararında, sanık ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.