1. Hukuk Dairesi 2013/9185 E. , 2013/11276 K. "" MAHKEMESİ : FATSA SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2012 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabu…
**1. Hukuk Dairesi 2013/9185 E. , 2013/11276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FATSA SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2012 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden ve özellikle eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden; çekişme konusu taşınmaz tapusuz iken yargılama sırasında kadastro tespit çalışmaları yapılarak 153 ada 3 parsel olarak çapa bağlandığı, davacı ile dava dışı M. ve M. Ç.. adına elbirliği mülkiyet üzere çap kaydının Fatsa Kadastro Mahkemesinin 25.11.2011 tarih, 2010/38 esas, 2011/48 karar sayılı kararına istinaden 16.01.2012 tarihinde tescil edildiği, beyanlar hanesinde parsel üzerindeki (B) harfli yığma 1 katlı ev N. oğlu H. Ç..’a aittir” şerhine de yer verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakanı C. Ç..’dan intikal eden sınırlarını belirttiği tapusuz taşınmaza davalının bina yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, yapılan uygulama sonucu elde edilen bilirkişi raporunda, taşınmazın tapusuz olduğu haliyle mevkii, sınırları ve davalının binasının konumu belirlenerek bu şekilde krokide gösterildiği, mahkemece, anılan kroki hükme esas alınarak 153 ada 3 parsel üzerinden hüküm kurularak sonuca gidildiği görülmektedir. Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum göz önünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır. Öte yandan; çap kaydındaki muhtesat şerhinin davalıya şahsi hak sağlayacağı da açıktır.