23. Hukuk Dairesi 2015/284 E. , 2015/6456 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu an…
**23. Hukuk Dairesi 2015/284 E. , 2015/6456 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, görevsiz ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde, müvekkilinin alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/5934 Esas sayılı dosyasında; borçlulardan ... adına kayıtlı taşınmazlar üzerine 1.sırada haciz şerhi işlendiğini, taşınmazların tapu kaydında ayrıca ....'nin ipoteği olduğunu, satış işlemine başlandıktan sonra .... tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/26525 Esas sayılı dosyası ile borçlu ... eşi ... ve oğlunun kayınpederi ... aleyhine ipotek takibi başlatıldığını, takipten 1 ay sonra dosya alacağının tüm fer'ileri ile birlikte ...'na temlik edildiğini, yapılan temlik işleminin muvazaalı olduğunu, müşterek ve müteselsil kefil tarafından borcun tamamının ödenmesi ve alacağın kefil tarafından temlik alınması ile borçlu ve alacaklı sıfatının aynı kişide birleştiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının kefil sıfatıyla eda ettiği şey nispetinde alacaklının haklarında ona halef olduğunu, temlik işlerinin gerçekleşmesi için borçlunun onayının alınmasına gerek olmadığını, davalının dava dışı borçlunun akdettiği kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza koyduğunu, girişilen takipte de borcu ödediğini, davalının bu sözleşmede borçlu sıfatıyla değil, kefil sıfatıyla yer aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ...'nün 2012/26525 Esas sayılı dosyası borçlularından davalı ...'nun dosya alacaklısına borcu ödeyip kendisi alacaklı durumuna geçmekle, TBK'nın 135. maddesindeki alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesi durumunun gerçekleştiği, artık bu dosyadaki borcun sona erdiği, icra dosyasında temlik alan borçlunun mahkemede veya icra dosyasında yeni bir takip yaparak, talep açarak alacağını gerçek borçluya rücu edebileceği gerekçesiyle, davacı şirket alacağının sıra cetvelinde ilk sıraya yüksetilmesine, davalının isminin sıra cetvelinden tamamen silinmesine, sıra cetveli yapılmadan ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/5934 Esas sayılı dosyasına ödemenin yapılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.