12. Ceza Dairesi 2015/10258 E. , 2016/6400 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 1- Kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan sanık ... dışındaki tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat, 2- İzinsiz kazı yapma suçundan tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından…
**12. Ceza Dairesi 2015/10258 E. , 2016/6400 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 1- Kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan sanık ... dışındaki tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat, 2- İzinsiz kazı yapma suçundan tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçuna yönelik olarak yürütülen soruşturma kapsamında, ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06/09/2012 tarih ve 2012/402 değişik iş; ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06/12/2012 tarih ve 2012/556 değişik iş; .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2012 tarih ve 2012/570 değişik iş sayılı kararları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın iletişimlerinin tespitine, dinlenmesine ve kayda alınmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinde düzenlenen “iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” tedbiri uygulanarak elde edilen delillerin, maddi yan delillerle desteklenmesinde zorunluluk bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09/11/2010 tarih, 2010/8-134 Esas, 2010/217 Karar ve 10/12/1990 tarih, 1990/6-257 Esas, 1990/335 Karar sayılı ilamlarında da vurgulandığı üzere, tek başına suçun nitelendirilmesine ilişkin yeterli bilgiyi içermeyen iletişimin tespiti tutanakları dışında delil elde edilememesi halinde, suçun sübuta erdiğinin kabul olunamayacağı, diğer yandan, mahkeme huzurundaki ikrarın dahi yan delillerle desteklenmediği sürece kesin kanıt olarak değerlendirilemeyeceği muhakkak iken, iletişim kayıtlarındaki ikrarın, suçun işlendiği hususunda tek başına delil olamayacağının evleviyetle kabulü gerektiği, bu bakımdan, “iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” tedbiri ile ulaşılan soyut verilerin yanı sıra, somut ve maddi delillerin varlığı halinde suçun sübut bulduğu; aksi takdirde, mahkumiyet hükmünün dayanağı olan kesin ve açık bir ispattan söz edilemeyeceğinden, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği suçun sübuta ermediği sonucuna varılacağı; Diğer yandan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135/8. maddesinin (e) bendine göre, 2863 sayılı Kanunun 68 ve 74. maddelerinde tanımlanan suçlar ile ilgili olarak “dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerini değerlendirme” tedbirinin uygulanabileceği, başka bir deyişle, 2863 sayılı Kanunun 67. maddesinde tanımlanan suçlar söz konusu olduğunda, belirtilen tedbirin uygulama alanı bulunmadığı, dolayısıyla, “dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerini değerlendirme” tedbiri ile ulaşılan delillerin, “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçu bakımından hukuka uygun delil niteliğini haiz olmadığı;