Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6573 E. , 2024/856 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6573 Karar No : 2024/856 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem :
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6573 E. , 2024/856 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6573 Karar No : 2024/856 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olan davacı tarafından, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü … Polis Merkezi Amirliğinde görev yapmakta iken, "korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" eylemi nedeniyle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 ve 15 maddeleri uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, …sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali ile mahrum kaldığı derece-kademe haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının, gözetimi altındaki şüphelinin adliye binasından kaçmasında kusuru ve ihmali bulunduğu sabit olduğundan, korunması ya da gönderilmesi ile yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak fiilini işlediği anlaşılmakla, davalı idarece bir derece hafif ceza da uygulanmak suretiyle davacının "10 ay süre ile kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; tecrübesiz bir polis memuru olarak göreve başladığı karakoldaki görevi esnasında görevli polis memurlarının, şüphelilerle kendisini tek başına bırakarak, kaçan şüphelinin kesinleşmiş cezasının bulunduğunu bildirmedikleri, bu nedenle asıl sorumluluğun diğer polis memurlarına ait olduğu, dolayısıyla kusurunun bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacının ve diğer polis memurlarının, R.U. isimli şüpheli şahsa kelepçe takmadıkları, sivil araç ile adliyeye sevk ettikleri, bu sebeple şahsın adliyeden kaçmasında ihmalleri olduğu belirtilerek, davacının korunması ya da gönderilmesi ile yükümlü bulunduğu sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca, bir derece alt ceza olan ''10 ay kısa süreli durdurma cezası''nın uygulanmasına karar verilmesi üzerine dava açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde uzun süreli durdurma cezaları on iki, on altı, yirmi ve yirmi dört ay durdurma olarak düzenlenmiş, 7/D-2. maddesinde yer alan "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da da uzun süreli durdurma cezalarının süreleri aynı şekilde katagorize edilmişken, 8/5-c-2. maddesi ile "Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilinin, 20 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Uyuşmazlık konusu olayla ilgili disiplin soruşturması kapsamında alınan tanık ifadesi ile davacının ifadesi ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı "Korunması ya da gönderilmesiyle yükümlü bulunduğu, sanık ya da suçluların uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak" fiilinin sabit olduğu ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesi kapsamında bulunduğu açıktır. Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir. Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Uyuşmazlıkta, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-2. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-c-2. maddesinde belirtilen disiplin cezası ile karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanun ile uyuşmazlık konusu olayda davacı tarafından işlenen fiile öngörülen temel ceza bakımından davacı lehine bir düzenleme getirildiği görüldüğünden, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.