14. Hukuk Dairesi 2016/16068 E. , 2019/1975 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 21.05.2015 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A …
**14. Hukuk Dairesi 2016/16068 E. , 2019/1975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 21.05.2015 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, Türk Medeni Kanununun 729. maddesi gereğince temliken tescil isteğine ilişkindir. Davacı, davalıya ait taşımazın bir kısmına iyiniyetle, kendisine ait olduğuna inanarak ağaç diktiğini, ağaçların değerinin zeminden daha fazla olduğunu ve 20-25 yıldır zilyetliğinde olan taşınmazda ağaçların ... olduğu kısmın tapusunun iptali ile kendi adına tescilini istemiştir. Davalı, tapulama çalışmalarının yapıldığı 1971 yılında babası aynı zamanda davacının miras bırakanı amcası Ahmet Yaman'ın hayatta olduğunu, davacıya ait 1570 parsel ile kendisine ait 1569 parselin düz bir alanı kapsadığını ikisi arasında kot farkının olmadığını, taşınmazın bir bütün halinde iken, iki kardeş arasında taksim yapıldğını, taksime göre herkesin adına tapulama tespiti yapıldığını, yasal süresi içerisinde taraflarca herhangi bir itiraz yapılmadığından tapulama tespitleri kesinleşerek miras bırakan babaları adına tapuya tescil yapıldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ait 2014/63 Esas sayılı elatmanın önlenmesi talepli dava dosyasında yapılan yargılama esnasında da davacının beyanda bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 718/2. maddesine göre, arazi üzerindeki mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Türk Medeni Kanununun 729. maddesi bu kuralın istisnalarından birisini düzenlemiş, zemin ile üzerindeki bitkiler arasındaki bağlantıyı kesmiş ve aşağıdaki koşulların oluşması halinde ise bitki sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için; Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerine menkul niteliği taşımayan bitki dikilmiş olmalıdır. Bitkiyi dikenin (taşınmazı bağ ya da bahçe haline getirenin) iyi niyetli olması, diğer bir anlatımla zeminin kendisine ait olduğu ya da 05.07.1944 tarihli ve 12/26 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi gereklidir. (Sübjektif koşul) Dikilen ağaçlar ya da bağ zeminden açıkça daha fazla değer taşımalıdır. (Objektif koşul) Dikilen şeylerin üzerinde bulunduğu arazi parçası, davalıya ait taşınmazın bir kısmı üzerinde kalıyorsa, bu yerin ana taşınmazdan ifrazının mümkün olması gereklidir.