T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2993 KARAR NO : 2025/3061 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2025 NUMARASI : 2025/304 E - DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2993 KARAR NO : 2025/3061 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2025 NUMARASI : 2025/304 E - DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı ihtiyati tedbir talep ettiği dava dilekçesinde özetle; müvekkil iş hanında odaları kullanan çalışanların tuvalet gibi temel ihtiyaçlarını giderebilmesi için elektrik kullanımının zaruri ve zorunluluk olduğu, müvekkil yönetimin temsilcisi, saha çalışanı olan ve elektriği kesmek için gelen davalı çalışanlarına kaçak durumunun olmadığını, faturaların gününde ödendiğini, kaç yıllık iş hanı olduğunu ancak böyle bir durumla hiç karşılaşmadığını, davalı şirketin hata yaptığını, kendisinin ve birçok insanın mağdur edileceğini söylemesine rağmen davalı şirket çalışanları elektriği kesmek için direttiği, müvekkili iş hanının elektriğinin kesilmesi, telafisi imkansız çok büyük maddi zararlarının doğurduğu ve doğurmaya devam ettiği, müvekkil yönetim, kullandığı elektriğe karşılık gelen faturalarını gününde ve otomatik banka talimatı yolu ile ödediği, müvekkilinin faturalarını hiçbir zaman geciktirmediği, davalının iddia ettiği üzere kayıp kaçak durumunun olmasının imkanı da olmadığı, keza daha önce açtığımız ve usulden reddedilen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/234 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda borçlu olunan tutarın, davalının kaçak elektrik faturalarında belirtilen tutardan çok daha düşük olduğu ortaya çıktığı, dolayısıyla kaçak elektrik faturalarında müvekkiline atfedilmeye çalışılan borç tutarı fahiş olduğu ve hakkaniyete aykırı olduğu, müvekkil iiş hanı yönetimi çok uzun zamandır, bulunduğu adreste faaliyet gösterdiği, böyle bir durum ile karşı karşıya hiç kalmadığı, yasalara uyan ve sicili temiz bir han olduğu, davalının iddia ettiği gibi bir kaçak kullanımı asla söz konusu olamayacağı, davalı çalışanları borçtan ve kaçaktan dolayı elektriği kestiği, söz konusu abone ile hanın ortak alan aydınlatılması sağlandığı, elektriğin kesilmesi durumunda tüm odalar zarar göreceği ve müvekkili yönetimin bu durum nedeniyle sorumluluğu doğacağı, müvekkili yönetim açısından ileride telafisi güç zararlara yol açacağı, bu sebeple kesilen elektriğin yeniden açılması gerektiği, mahkemece davalı şirkete, müvekkili yönetime ait yukarıda adresini verdiği Molla Gürani Mah. Muratpaşa Sk. .... Fatih / İstanbul adresindeki han ile ilgili elektrik kesme işleminin dava sonuna kadar yapılmamasına ilişkin tedbir kararı verilmesini, elektriğin dava sonuna kadar kesilme işleminin durdurulmasına tedbiren karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece,yaklaşık ispatın sağlandığı gerekçesi ile; "1-Tedbir talep eden tarafın elektriğin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; dava konusu fatura bedelleri olan 254.539,59 TL ve 148.939,57 TL'nin toplamı olan 403.479,16-TL'nin %15'i oranında (60.521,87-TL) nakdi veya gayri nakdi teminat sunulması halinde talep konusu aleyhine tedbir talep edilen dağıtım şirketi tarafından tedbir talep şirketin Molla Gürani Mah. Muratpaşa Sk. No:2 Fatih / İstanbul adresli kullanım yerinde kullanmakta olduğu elektrik enerjisinin, (dava konusu olan iki adet fatura miktarı olan 403.479,16-TL borç ile sınırlı olmak üzere) elektriğinin kesilmemesi, kesilmiş ise açılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı uygulanmasına, 2-Kararın taraflara tebliğine, masrafın dosyada mevcut talep edenin gider avansından karşılanmasına, 3-6100 sayılı 392.maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olmakla 60.521,87-TL nakdi veya gayri nakdi teminat yatırılması halinde ihtiyati tedbir kararının geçerli olduğunun işbu kararın tebliği ihtar edilmesine,- 6100 sayılı yasanın 393. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorunda olunmakla aksi durumda tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının kararın ihtarına,5-İhtiyati tedbire ilişkin yukarıda belirtilen teminat yatırıldığında aleyhine tedbir talep edilen dağıtım şirketine tedbir kararının gereği yerine getirilerek bilgi verilmesi için ayrı ayrı müzekkere yazılmasına" dair dosya üzerinde itirazı kabil olarak karar verilmiştir.İtiraz üzerine 23/10/2025 tarihli duruşmada ;"1-Davalı vekilinin tedbir kararına itirazının REDDİNE,2-Ara kararın davalı vekiline tebliğine" dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;Sözkonusu ara kararı ... vekili istinaf etmiş olup dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartlar gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulu da somut olayda gerçekleşmediği, kaçak elektriğin kullanıldığına dair delil ve kayıtlarının mevcut olduğu, kaçak elektrik kullanımı ispat olunduğu, tedbirin %20 teminat mukabilinde verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiği, ihtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediği, davalı şirketin Anayasal haklarına aykırılık oluştuğu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davalı şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göreDavada asıl talep İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır. Davacı dava dilekçesinde dava konusu kaçak elektrik faturaları nedeniyle elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin kabulüne % 15 oranında teminat alınmasına karar verilmiş, takdir olunan teminat miktarı süresi içinde mahkeme veznesine yatırılmıştır. ... vekili; elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediğini, tedbir şartlarının oluşmadığını beyanla tedbirin kaldırılmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise %100 oranında teminat alınmasını taleple karara itiraz etmiş mahkemece bu yöndeki itirazı reddedilmiş olmakla aynı nedenlerle istinafa başvurmaktadır.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu iki adet fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece takdir olunan % 15 oranındaki teminat miktarının yeterli ve somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/11/2025