14. Hukuk Dairesi 2015/2325 E. , 2015/11927 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 31.12.2013 gününde verilen dilekçe ile terekenin tasfiyesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müteveffa hissesinin Hazineye intikaline dair verilen 19.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi mirasçı Maliye Hazinesi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar ince…
**14. Hukuk Dairesi 2015/2325 E. , 2015/11927 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 31.12.2013 gününde verilen dilekçe ile terekenin tasfiyesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müteveffa hissesinin Hazineye intikaline dair verilen 19.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi mirasçı Maliye Hazinesi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Talep, terekenin TMK 612. m. hükümlerine göre tasfiyesine ilişkindir. Mahkemece, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verilerek defterin tutulmasına karar verilmiş, tasfiye memuru tayin edilmiş, neticesinde 101 ada 2, 6, 11, 12, 16, 51 parseller ile 102 ada 2 ve 8 numaralı parsel sayılı taşınmazlarda bulunan müteveffanın hissesinin Hazine'ye intikaline karar verilmiştir. Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir. Mirasbırakan ..06.09.2004 tarihinde vefat etmiş, en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından miras reddolunmuştur. TMK'nun 612. maddesi "en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini, tasfiye sonunda arta kalan bir değer varsa bunun mirasını reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceğini" öngörmektedir. Buradaki "en yakın mirasçılar" kavramıyla anlatılmak istenen, mirasbırakanın ölümünde ilk bakışta ve doğrudan doğruya mirasçı sıfatına sahip olan yasal mirasçılardır. Her ikisi de terekenin (mirasın) tasfiyesini amaçlamakla birlikte; "terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi" ve "terekenin resmen tasfiyesi" farklı kurumlardır. Her şeyden önce, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi İcra ve İflas Kanuna göre (İİK. md. 180; 208 vd); terekenin resmi tasfiyesi ise, Medeni Kanun hükümlerine göre (TMK. md. 632-635) gerçekleştirilmek durumundadır.