T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/818 - 2026/331 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/818 KARAR NO : 2026/331 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/04/2024 NUMARASI : 2022/810 Esas 2024/241 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 26.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27.02.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/818 - 2026/331 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/818 KARAR NO : 2026/331 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/04/2024 NUMARASI : 2022/810 Esas 2024/241 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 26.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27.02.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... İnşaat Ltd. Şti vekili ve davalı ... vekilinin tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 10.07.2020 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacının idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda davacın ağır şekilde yaralandığını, vücudunda kemik kırıkları oluştuğunu ve cerrahi operasyonlar geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, kazaya ilişkin ceza yargılamasının devam ettiğini, kaza nedeniyle davacının manevi olarak zarar gördüğünü, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İnşaat Ltd. Şti vekili, davacı tarafça arabuluculuk aşamasına davalı şirketin dahil edilmediğini, davalıya ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, davacının yaralanmasının boyutunun araştırılması gerektiğini, ceza davasının kesinleşmediğini, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davalıya ait aracın kasko sigortasında ihtiyari mali sorumluluk manevi tazminat klozu bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, iddianın aksine davacının trafik kurallarına riayet ettiğini, davacının uğradığını ileri sürdüğü manevi zararın somutlaştırılması gerektiğini, davalı hakkındaki ceza mahkemesi kararının kesinleşmediğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, kazaya karışan aracın kasko sigortasında ihtiyati mali sorumluluk manevi tazminat klozu bulunduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesi vermemiş savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kazaya ilişkin Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/725 Esas, 2022/356 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18.06.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tamamen kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği ve davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 19.03.2023 ve 21.12.2023 tarihli raporlar uyarınca davacının engel oranının % 2 olduğu, 9 ay süreyle iş göremez halde kaldığı ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği ve manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta AŞ yönünden 24.08.2022 temerrüt, diğer davalılar yönünden 10.07.2020 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... İnşaat Ltd.Şti vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının trafik kazasında yaralanması nedeniyle manevi tazminat istemiyle açılan davada, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının uğradığı zarar ve dosya kapsamına göre çok düşük olduğunu, davacının kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, telafisi güç ve imkansız acı ve elem yaşadığını, kazanın izlerini fiziken ve psikolojik olarak yaşamı boyunca taşıyacağını, davalı sünücünün asli ve tam kusurlu davranışıyla kazanın meydana geldiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini, davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilen faiz başlangıç tarihi hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, mahkemece davacı aleyhine kısmi arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiğini, takdiri indirim nedeniyle reddedilen kısım yönünden arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve hükmedilen tutarın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarı kadar vekalet ücretine hükmedildiğini ve yargılamanın temel ilkelerine aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı ... İnşaat Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde, davalı şirket yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacının talebinin ihtiyati mali sorumluluk manevi tazminat klozu kapsamında olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davalının manevi tazminat talebinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olup ihtiyari mali sorumluluk sigortası manevi tazminat klozu kapsamında olduğunu, davalının emekli olup hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ, cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını ve manevi olarak zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükme karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... İnşaat Ltd.Şti vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370) Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 10.07.2020 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı ...'in idaresindeki aracıyla yol ver levhasından dolayı ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken aksine hareketle kavşağa seyir hızıyla girerek davacının idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda kaza meydana geldiği ve davalı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 57/1.a maddesi kuralını ihlal ettiği, davacı sürücünün kural ihlali olmadığının belirtildiği, kazaya ilişkin Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/725 Esas, 2022/356 Karar sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18.06.2021 tarihli rapor ve üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 10.12.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tamamen kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği ve davalı sürücünün cezalandırılmasına karar verildiği ve karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddedilerek 28.04.2023 tarihinde kesinleştiği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olup davacının kusursuz olduğu, davacı hakkında düzenlenmiş tedavi belgeler ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.03.2023 tarihli rapora göre davacının sol tibia ve fibulada şaft kırığı meydana geldiği, ameliyat edildiği, büyük kemik parçalı kırıkları cerrahisi, kapalı IMN ile tibia intramedüller çivileme ameliyatı yapıldığı, plak vida ile fiksasyon tamamlandığı, patellar tendonun sütüre edildiği, cerrahi sonrası jones bandajı sarıldığı ve takibinin yapıldığı ve maluliyet oluştuğunun belirlendiği, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, tedavi süreci, meydana gelen zararın ağırlığı, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kaza tarihindeki (2020) paranın alım gücü toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde belirlenen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekili ve davalı ... İnşaat Ltd.Şti vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davalı ... İnşaat Ltd.Şti. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun hükmedilen manevi tazminat yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve kesinleşmiş yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davalılar ... İnşaat Ltd.Şti vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın KABULÜ İLE 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş yönünden 24/08/2022 temerrüt, diğer davalılar yönünden 10.07.2020 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 5.123,25 TL harcın peşin alınan 256,17TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.867,08 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 256,17 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 336,87 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 84,25 TL tebligat gideri, 481,00 TL müzekkere gideri ücreti, 2.980,00 TL Adli Tıp Rapor ücreti olmak üzere toplam 3.545,25 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, III- İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... İnşaat Ltd.Şti. ile davalı ...'den alınması gereken 2.049,30 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL + 512,33 TL’nin mahsubu ile kalan 1.024,64 TL’nin davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 70,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.239,40 TL yargılama giderinin davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 4-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.