12. Ceza Dairesi 2025/1170 E. , 2026/1649 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2409 E., 2024/1391 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı…
12. Ceza Dairesi 2025/1170 E. , 2026/1649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2409 E., 2024/1391 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun 65/1, 62, 52, 51 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; Suç işleme kastının olmadığını, herhangi bir zarar meydana gelmediği, suça konu yapıyı kaldırdığına ve eski hale getirdiğine, hakkında lehe hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, dava konusu yapının bina niteliğinde bulunmadığı, yapının yere temas eden kısımlarında tahta parçalar konularak fiziki müdahalede bulunulmadığı anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmamış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca kabul edilen Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları ile ilgili 658 nolu İlke Kararında yer alan düzenlemeler dosya kapsamındaki tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, sanık tarafından yapılan yapının II. Derece Arkeolojik Sit Alanlarına yapılabilecek yapılardan olmadığı, kaldı ki ilke kararına göre yapılması mümkün olan yapılarında ancak yetkili kurullardan izin alınarak yapılabileceği, sanık tarafından alınmış herhangi bir izin bulunmadığı, sanığın zemini düzleyip üzerine mıcır sererek profil demirden oluşturduğu iskeletin üzerini trapez sac ile kapatmak suretiyle yaptığı yapının hayvan damı niteliğinde olduğu ve kalıcı olarak yapıldığı gözetildiğinde II. Derece Arkeolojik Sit Alanına izinsiz inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğu, sanığın profil demirlerin altına 20 cm çapında ahşap takozlar koymasının yapılan müdahalenin niteliğini değiştirmeyeceği, bu nedenle sanığın eyleminin 2863 sayılı Yasanın 9.maddesi kapsamında izinsiz inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunduğu ve aynı Yasanın 65/1 maddesi ile cezai yaptırım altına alındığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin tespitinin yerinde olmadığı, sanığın müze görevlilerince yapılan incelemeden kolluk görevlilerince 16.10.2021 tarihinde ifadesinin alınması ile haberdar olduğu, çatıyı bu tarihten önce yapması nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulunun bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin sanığın beraatına ilişkin kararının kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın II. Derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmazda izinsiz zemini düzleyip, üzerine mıcır sererek profil demirden oluşturduğu iskeletin üzerini trapez sac ile kapatmak suretiyle yapı yaptığı, ilk derece mahkemesince hakkında beraat kararı verildiği, katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hakkında verilen beraat kararı kaldırılarak mahkumiyetine karar verildiği, sanığın kararı temyiz ettiği ve suça konu yapıyı kaldırdığını, eski hale getirdiğini beyan ettiği anlaşılmakla; mahkemece mahallinde yeniden keşif icra edilerek, suça konu yapının kaldırılıp kaldırılmadığı ve II. Derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmazda zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, yapının kaldırılmış ve zararın meydana gelmemiş olması halinde atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından sanığın beraatine, aksi halde mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.