Başvuru, ödenen yargılama giderlerine ilişkin bedelin değer kaybına uğratılarak iade edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ödenen yargılama giderlerine ilişkin bedelin değer kaybına uğratılarak iade edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 28/12/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Bursa'nın Mudanya ilçesine bağlı Akıncı Abidin Mahallesi'nde bulunan 94 ada 5 parsel sayılı taşınmaz Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne (İdare) aitken 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na istinaden yapılan ihale kapsamında 23/10/1995 tarihinde başvurucuya satılmıştır. Taşınmazın tapuda devir ve tescil işlemleri 21/11/1995 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Hazine tarafından tapu kayıt maliki olan başvurucu aleyhine Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesinde müdahalenin meni, kal ve tapu iptali ile tescili istemli dava açılmıştır. Dava dilekçesinde taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı ileri sürülmüştür. Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesince 4/7/2003 tarihli kararla tapunun iptaline, başvurucunun müdahalesinin menine ve üzerindeki yapının kaline karar verilmiş, dosya içeriğinden belirlenemeyen bir tarihte hüküm bu şekilde kesinleşmiştir. Başvurucu, Hazine tarafından açılan dava ile taşınmazının mülkiyetinin devlete geçmesi üzerine uğradığı zararların giderilmesi amacıyla 19/12/2005 tarihinde İdareye başvurmuştur. İdare 6/1/2006 tarihli yazıda kusuru bulunmadığını belirterek talebi reddetmiştir. B. Başvuruya Konu Tam Yargı Davası Süreci Başvurucu, uğradığı zararın giderilmesi amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin idari işleme karşı 17/3/2006 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Başvurucu dava açarken 12,20 TL başvuru harcı, 611,90 TL karar harcı ve 2,10 TL vekâlet harcı olmak üzere toplam 626,20 TL yargılama giderini mahkeme veznesine yatırmıştır. Başvurucu; başvuru, vekâlet ve peşin karar harcına ilişkin bu tutarları mahkeme veznesine yatırdığına dair makbuzu Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Ankara İdare Mahkemesi 22/3/2006 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı Bursa İdare Mahkemesine (Mahkeme) göndermiştir. Mahkeme 24/11/2006 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, uğranıldığı öne sürülen zararın meydana gelmesinde davalı İdareyi sorumlu tutmaya hukuken olanak bulunmadığı vurgulanmıştır. Mahkeme, tazminat talebini ise oluşan zarar ile idarenin eylemi veya işlemi arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle yerinde bulmamıştır. Ayrıca kararda 599,70 TL nispi harcın ve artan posta giderinin başvurucuya iadesine hükmedilmiştir. Başvurucu, anılan kararı temyiz etmesine rağmen temyiz aşaması sonuçlanmadan 28/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Danıştay Onüçüncü Dairesi 22/12/2017 tarihli kararıyla hükmün onanmasına kesin olarak karar vermiştir. Nihai karar 6/2/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Mahkeme tarafından Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına 21/2/2018 tarihinde harç iade yazısı gönderilmiştir. Başvurucuya gönderilen aynı tarihli yazıyla 599,70 TL nispi harcın Ankara Vergi Dairesi Başkanlığından alınabileceği ifade edilmiştir. A. Mevzuat Hükümleri 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun "Kanunun şumulü" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Madde 1 – Bu kanuna göre alınacak harçlar aşağıda gösterilmiştir: Yargı harçları, ... (Değişik: 21/1/1982 - 2588/1 md.) Vergi Yargısı Harçları,..." 492 sayılı Kanun’un "Mevzuu" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Madde 2 – Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargıharçlarına tabidir. ..." 492 sayılı Kanun’un "Mükellef" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Madde 11 – Genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişiler ödemekle mükelleftir.... " 492 sayılı Kanun’un "Harç alma ölçüleri" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Madde 15 – Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır. " 492 sayılı Kanun’un "Mevzuu" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Madde 52 – (Değişik: 21/1/1982 - 2588/4 md.) Vergi yargısı işlemlerinden bu Kanuna ekli (3) sayılı tarifede yazılı olanlar, vergi yargısı harçlarına tabidir." 492 sayılı Kanun’un "Mükellef" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Madde 53 – (Değişik: 21/1/1982 - 2588/5 md.)Vergi yargısı harçları, harca mevzu olan işlemlerden dolayı Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay'a başvuranlar tarafından ödenir. " 492 sayılı Kanun’un "Harcın geri verilmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Madde 56 – (Değişik: 21/1/1982 - 2588/8 md.) Vergi Mahkemelerince verilen nihai kararlar üzerinden alınan nispi ve maktu harçlar (Başvurma harcı hariç) Bölge İdare Mahkemelerince veya Danıştayca mükellef lehine karar verilmesi halinde mükellefçe kazanılan miktar üzerinden, kesin kararın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde geri verilir veya istek üzerine vergi borcuna mahsup edilir. " 492 sayılı Kanun'a ekli I sayılı tarifede "Mahkeme harçları"nı düzenleyen bölümün ilgili kısmı şöyledir:"...III- Karar ve ilam harcı: Nispi harç: a) Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden (Binde 54)" 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlarda bulunacak hususlar” kenar başlıklı maddesinin (f) bendi şöyledir: “f) Yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiği” 2577 sayılı Kanun'un "Kararların sonuçları" kenar başlıklı maddesinin dava tarihinde yürürlükte bulunan (2) numaralı fıkrası şöyledir: " (Değişik bent: 10/06/1994 - 4001/13 md.) Tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir miktarı içerenler genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.” 2577 sayılı Kanun'un "Kararların sonuçları" kenar başlıklı maddesinin son hâlinin ilgili kısmı şöyledir:“Madde 28 – (Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)(1) (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı ile.)(2) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)(1) ancak disiplin hükümleri saklıdır.(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır.Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir....”B. Danıştay İçtihadı Danıştay Yedinci Dairesinin 1/4/2019 tarihli ve E.2018/951, K.2019/2181 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Bununla birlikte, yukarıda da yer verildiği üzere, 2577 sayılı Kanunun Maddesinin fıkrasında konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, davacının banka hesap numarasını idareye bildirdiği tarihten itibaren süresi içerinde ödenmediği takdirde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunacağı belirtilmiştir. Genel hükümler dairesinde yapılması gereken ise, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu hükümlerine göre icra müdürlüklerince yürütülen infaz ve icra yoludur.... "