6. Hukuk Dairesi 2013/6831 E. , 2014/429 K. "" MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Aile Mahkemesi TARİHİ : 22/11/2012 NUMARASI : 2011/216-2012/798 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet ve çeyiz eşyalarının iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Ma…
**6. Hukuk Dairesi 2013/6831 E. , 2014/429 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Aile Mahkemesi TARİHİ : 22/11/2012 NUMARASI : 2011/216-2012/798 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet ve çeyiz eşyalarının iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, çeyiz eşyaları yargılama sırasında teslim edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, ziynet eşyalarına ilişkin talebin ise bu eşyaların davalı kocanın tasarrufunda kaldığı hususunda yeterli delil bulunmadığından reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından ziynet eşyaları ile ilgili hükme yönelik olarak temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; müşterek haneden ayrılmak durumunda kalan müvekkiline hiçbir eşyasının verilmediğini, ayrıca düğünde takılan takıların davalı tarafından müvekkilinden rızası dışında alınarak geri iade edilmediğini belirterek dava konusu eşyaların aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise davacının ziynet eşyalarını annesinin evinde sakladığını, davacının annesinin evinden alarak kullandığını, müşterek hanede tutmadığını takıların müvekkili tarafından alınmadığını savunmuştur. Mahkemece davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile ziynet eşyalarına ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Davacı, dava dilekçesinde dava konusu edilen ziynet eşyasının davalı tarafından alınarak geri iade edilmediğini ileri sürmüş, davalı ise ziynet eşyalarını almadığını, bu eşyaların davacı tarafından kendi annesinin evinde muhafaza edildiğini savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalının zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını ve bunların davalı tarafından alındığını ispat yükü altındadır. Davacı kadın dava konusu ettiği ziynet eşyalarının davalı tarafından alıkonularak