4. Hukuk Dairesi 2016/7692 E. , 2018/4257 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/01/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/03/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne kara…
**4. Hukuk Dairesi 2016/7692 E. , 2018/4257 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/01/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/03/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalının İpekyol Haber Ajans Gazetecilik Dağıtım Ticaret Limited Şirketi olan adının tam olarak yazılmamış olmasının maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Davacı vekili, davalı Gazetenin 10/12/2011 tarihli nüshasında, "Vakıf Mallarını Satanlar Tutuksuz Yargılanacak" başlıklı haberin gerçeği yansıtmadığını, asılsız ve hukuka aykırı olduğunu ve davacının kişilik haklarına saldırı içerdiğini belirterek, oluşan manevi zararının davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı temsilcisi; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haberin dava dışı Doğan Haber Ajansına ait olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; düşünce ve basın hürriyetinin başkalarına hukuken kesinleşmemiş eylemlerden dolayı isnad ve ithamlarda bulunacak şekilde geniş yorumlanmasının hukuk düzeni tarafından korunamayacağı, davaya konu haberde ilgililer hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmamasına rağmen "Vakıf Mallarını Satanlar" şeklinde sanki kesin bir yargı kararı varmışcasına itham oluşturacak bir haberin basın hürriyeti ve habercilik kapsamı çerçevesinde değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. Maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış ./.. -2-