Başvuru, yakalama ve gıyabi tutuklama kararı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın adil bir şekilde yürütülmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; yakalama ve gıyabi tutuklama kararı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın adil bir şekilde yürütülmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/11/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12/4/2010 tarihli (Ergenekon soruşturması) dosyası kapsamında başvurucu hakkında yakalama emri düzenlenmesi talep edilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 12/4/2010 tarihli kararıyla ifadesinin alınması amacıyla başvurucu hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar verilmiştir. Ayrıca İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 12/1/2011 tarihli kararıyla da başvurucunun üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, yurt dışında kaçak olması gözönüne alınarak yokluğunda tutuklanmasına karar verilmiştir. Ergenekon ana davasına bakan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 5/8/2013 tarihli kararıyla başvurucu hakkında çıkarılan yakalama emirlerinin infaz edilememiş olması nedeniyle yargılama dosyasının tefrikine karar verildiği, dosyanın önce İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/79 sayılı esasına kaydedildiği, 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun ile İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin kaldırılması üzerine yargılama dosyasının İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/222 sayılı esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Başvurucu vekili 23/7/2014 tarihli dilekçe ile başvurucunun yargılandığı dosyada beraat kararı verilmesini, başvurucu hakkında çıkarılan yakalama emrinin başvurucunun savunmasının alınmasından sonra serbest bırakılması yönünde yakalama emrine çevrilmesini, başvurucunun savunmasının alınması amacıyla Türkiye'ye gelmesi hâlinde yargılamaya konu eylem nedeniyle tutuklanmayacağı hususunda yasal güvence verilmesini talep etmiştir. Söz konusu talepler, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 18/8/2014 tarihli müteferrik kararı ile reddedilmiştir. Başvurucu vekili, ret kararına 2/9/2014 tarihinde itiraz etmiş; bu itiraz İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 17/10/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı, başvurucu vekiline 3/11/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 27/11/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6/2/2015 tarihli duruşmada başvurucunun vekili aracılığıyla yaptığı yakalama kararının kaldırılması talebi İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiştir. Bu karara yapılan itiraz üzerine İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 18/2/2015 tarihli kararıyla yakalama emrinin ve başvurucunun yokluğunda verilen tutuklama kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucu 15/7/2015 tarihli duruşmada savunmasını yapmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 27/1/2017 tarihli kararıyla dosyanın Yargıtayın bozma kararı sonrasında İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/16 sayılı esasına kaydedilen Ergenekon ana dosyasıyla birleştirilmesine karar vermiştir. Yargılama devam etmektedir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Yakalama emri ve nedenleri" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.(2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler.(3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re'sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir.(4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir." 5271 sayılı Kanun'un "Zorlama amaçlı elkoyma ve teminat belgesi" kenar başlıklı maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:"Kaçak hakkında 100 üncü ve sonraki maddeler gereğince, sulh ceza hâkimi veya mahkeme tarafından yokluğunda tutuklama kararı verilebilir." 5271 sayılı Kanun'un "Sanığa verilecek güvence belgesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Mahkeme, gaip olan sanık hakkında duruşmaya gelmesi hâlinde tutuklanmayacağı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu güvence koşullara bağlanabilir.(2) Sanık, hapis cezası ile mahkûm olur veya kaçmak hazırlığında bulunur veya güvence belgesinin bağlı olduğu koşullara uymazsa belgenin hükmü kalmaz."