Ceza Genel Kurulu 2015/1009 E. , 2017/167 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Köy merasına tecavüz suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nun 154/1-2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin, Hendek Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.12.2010 gün ve 289-455 sayılı karara katılan Hazine vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, Sakarya 2. Ağır Ceza M…
**Ceza Genel Kurulu 2015/1009 E. , 2017/167 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Köy merasına tecavüz suçundan sanığın 5237 sayılı TCK'nun 154/1-2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin, Hendek Asliye Ceza Mahkemesince verilen 14.12.2010 gün ve 289-455 sayılı karara katılan Hazine vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince 17.02.2011 gün ve 269 sayı ile itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Hendek Asliye Ceza Mahkemesince bu kez 13.03.2012 gün ve 289-455 sayı ile; sanığın 5237 sayılı TCK'nun 154/1-2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuş, hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 24.09.2014 gün ve 12167-20692 sayı ile; "Sanık hakkında köy merasına tecavüz ettiğinden bahisle açılan davada 14.12.2010 tarihinde CMK'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karar aleyhine Hazine temsilcisinin itirazı üzerine Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırıldığı ve mahkemece kararın açıklandığı anlaşılmakla; inceleme konusu dosyada Hazinenin 516 parsel numaralı köy merasına yönelik davaya katılma olanağı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz hakkı da bulunmadığı ve bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının geri alınamayacağı, ancak bu karar hakkında yasaya aykırılıklar yönünden kanun yararına bozma yasa yoluna gidilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 23.10.2014 gün ve 167321 sayı ile; "Kimlerin kamu davasına katılabileceği 5271 sayılı CMK'nun 237/1. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; 'Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler.' Mera, 4342 sayılı Mera Kanununun, 'Tanımlar' başlıklı 3. maddesinde; 'Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yeri ifade eder' şeklinde tanımlanmıştır. 4342 sayılı Mera Kanununun 'Mera, Yaylak ve Kışlakların Hukuki Durumu' kenar başlıklı 4. maddesinde ise meraların kullanma hakkının bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olduğu, bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu, özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, meralarda zamanaşımının uygulanmayacağı sınırlarının daraltılamayacağı, ancak kullanım hakkının kiralanabilineceği hüküm altına alınmıştır.