1. Hukuk Dairesi 2008/1538 E. , 2008/5664 K. "" MAHKEMESİ : PENDİK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar,miras bırakanları K. Ç.'nin dava dışı A. D.a verdiği vekaletname ile 26 sayılı parseldeki 1/4 payının vekil tarafından davalıya satıldığını,ancak miras bırakanın satıştan önce ölmüş olması nedeniyle işlemin geçersiz bulunduğunu ileri sürerek tapu iptali-tescil istemişlerdir. Davalı,işlem tarihinden 27 yıl sonra açılan dav…
**1. Hukuk Dairesi 2008/1538 E. , 2008/5664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : PENDİK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar,miras bırakanları K. Ç.'nin dava dışı A. D.a verdiği vekaletname ile 26 sayılı parseldeki 1/4 payının vekil tarafından davalıya satıldığını,ancak miras bırakanın satıştan önce ölmüş olması nedeniyle işlemin geçersiz bulunduğunu ileri sürerek tapu iptali-tescil istemişlerdir. Davalı,işlem tarihinden 27 yıl sonra açılan davanın dinlenemeyeceğini,taşınmazı iyiniyetle satın aldığını,ölümden haberi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,işin niteliği gereği vekaletnamenin ölümünden sonrasını da kapsadığı,davalının iyiniyetli bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 6.5.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat G.Ç. ile temyiz edilen vekili Avukat R.Y.geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 26 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının maliki olan davacıların miras bırakanı K.Ç.nin dava dışı 1/4 pay maliki M.K.ile birlikte 9.11.1976 tarihinde A.D.isimli kişiye satış yetkisini de içerir biçimde vekaletname verdikleri, davacıların miras bırakanının 23.3.1997’de öldüğü, vekil Ahmet’in ise gerek davacıların miras bırakanının ve gerekse dava dışı M. K.ın taşınmazdaki paylarını 5.12.1977 tarihli resmi akitle davalıya satış yoluyla devrettiği görülmektedir. Davacılar, ölümle vekalet görevinin sona erdiğini, bu nedenle davalıya yapılan temlikin geçersiz bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere, Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre vekalet sözleşmesi tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Bunun doğal sonucu olarak vekalet sözleşmesinden doğan hak ve borçlar tarafların kişiliğine sıkı surette bağlı bulunmaktadır. Vekil eden, güvenini taşıyan bir kişi seçip işin görülme biçimi hakkında talimat vermektedir. Vekil edenin ölümü,iş görmenin yapılma biçimine egemen olan iradeyi ve yararı ortadan kaldıracağından, hatta görevin devamını imkansız hale getireceğinden vekalet sözleşmesini sona erdirir.