T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/352 - 2026/480 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/352 KARAR NO : 2026/480 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2025 NUMARASI : 2024/740 Esas 2025/801 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14/04/2026 Mahalli mahkemesince veri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/352 - 2026/480 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/352 KARAR NO : 2026/480 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2025 NUMARASI : 2024/740 Esas 2025/801 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinden yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... İş Makineleri İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına kayıtlı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 565089151 no.lu poliçe ile sigortalanmış ... plakalı aracın, 22.03.2024 tarihli kazada, davacıya ait aydınlatma direğine çarpması ile telafisi maliyetli hasar meydana geldiğini, hasar davalıya ihbar edildiği halde hasarın giderilmediğini, davalı adına 34.557,92-TL miktarlı e-arşiv faturası düzenlendiğini fatura, hasar tutanağı ve diğer belgeler davalıya bildirildiği halde davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/50512 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, davalının Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/50512 Esas sayılı dosyasında ödeme emrinde şimdilik 998,00TL asıl alacak, 1,50TL faiz ve 0,50TL KDV yönünden yazılı borca ve tüm fer'ilerine ilişkin itirazların iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zaman aşımına uğradığını, davacının başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, davacının onarım faturası olmaksızın başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kaza tespit tutanağına göre, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin havanın yağmur yağışlı, yolun ıslak olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, tutanakta sürücünün hızına dair hiçbir veri bulunmadığını, kazanın mücbir sebeple meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mücbir sebeple meydana gelen kazada idarenin kusursuz sorumluluğuna gidilebileceğini, davalı tarafça davaya konu kazanın ardından 2/7009131 numaralı hasar dosyası açıldığını, davacıya 09.08.2024 tarihinde 37.699,55 TL ödeme yapıldığını, davanın ise 06.11.2024 tarihinde açıldığını, davacının alacağına kavuşmasına rağmen haksız olarak dava açtığını, sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle maddi hasarlara ilişkin teminat limitinin 200.000,00 TL olduğunu, ödenen 37.699,55 TL'nin düşümü ile kalan poliçe limitinin 162.600,45 TL olduğunu, talep edilen tazminatla oluştuğu iddia edilen zararın uyumlu olmadığını, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, davalının KDV'den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin, aracını onarırken KDV ödediğini ispat etmesi ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanan hasar bedelini kabul etmediklerini, likit bir alacak söz konusu olmadığından icra inkar tazminatı isteminin haksız olduğunu, davacının icra takibinde dayanmadığı belgeleri delil olarak sunamayacağını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünün, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, ödeme yapılmadığı takdirde temerrüdün gerçekleşeceğinin öngörüldüğünü, davacı eksik belgeyle başvurduğundan faize hükmedilmemesi gerektiğini, avans faizi isteminin haksız olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davasını 1.000,00 TL üzerinden kısmi dava olarak ikame ettiği, 06/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 9.389,36 TL'ye yükseltmiş ise de arabuluculuk son tutanağının 10/09/2024 tarihinde imzalandığı, itirazın iptali davası açmak için gerekli 1 yıllık hak düşürücü sürenin 10/09/2025 tarihinde dolduğu, bu nedenle ıslahla artırılan miktarın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği ayrıca kısmi olarak açılan 1.000,00-TL yönünden yapılan öncelemede davacı tarafından KTK’nın 97. maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketine dava öncesi zorunlu başvurunun yapılıp başvuru evrakının tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ mazbatası basit yargılama usulüne tabi eldeki davada dava dilekçesi ile bildirilmemiş olup bu haliyle takip tarihi itibariyle davacının alacağını icra takibine konu edecek şekilde yasal şartlar yerine getirilmek suretiyle alacağın talep edilebilir hale getirilmediği, dosya kapsamı doğrultusunda davalının takip tarihi itibariyle KTK’nın 97. maddesindeki dava şartının yerine getirilmemiş olması gerekçesiyle; "Davanın reddi ile kötü niyet tazminatı talebinin reddine" dair karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından 06/05/2024 tarihinde, takip başlatılmadan önce, davalı sigorta şirketine yönelik olarak usulüne uygun şekilde başvuru yapıldığını, başvuruya ilişkin başvuru yazısının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, başvurunun e-mail yoluyla yapıldığını ve buna ilişkin ekran görüntüsünün de istinaf dilekçesi ekinde yer aldığını, dava açılmadan yahut icra takibi başlatılmadan önce başvuru yapılmasının zorunlu olduğunu ancak başvurunun yapılış usullerine dair herhangi bir düzenlemeye kanunda yer verilmediğini, e-mail yoluyla yapılan başvurunun geçersiz olduğuna dair herhangi bir emsalin de bulunmadığını, KTK 97.madde uyarınca başvuru yapılmasının bir dava şartı olarak düzenlendiğini, mahkemece sonradan tamamlanabilecek nitelikteki dava şartlarının eksik olması halinde HMK m.115 uyarınca, taraflara kesin süre verilerek eksikliklerin tamamlatılmasının istenilmesi gerektiğini, mahkemece kesin süre verilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 22/03/2024 günü Şaşmaz Bulvarı üzerinde davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün karıştığı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait elektrik direğinin hasar gördüğü, davacı ... tarafından meydana geldiğini iddia ettiği 34.557,00 TL hasar bedelinin kendisine ödenmesi için davalı sigorta şirketine 06/05/2024 tarihinde başvuru yapıldığı, bu başvuru üzerine herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle, davacı ... tarafından davalı sigorta şirketi aleyhinde Ankara Üçüncü Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/50512 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 06/08/2024 tarihinde davalı/borçluya tebliğ edilmesi üzerine davalı sigorta şirketi tarafından takip dosyasına 08/08/2024 tarihinde itiraz edilmekle beraber 09/08/2024 tarihinde takibe konu asıl alacak tutarı olan 34.557,00TL’nin icra dosyasına ödendiği ve davacı tarafından eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. 1-İlk derece mahkemesi tarafından; dava dilekçesi ile talep edilen 1.000,00TL tutarındaki alacak yönünden davanın KTK’nın 97. maddesindeki başvuru şartının yerine getirilmediği, ıslahla arttırılan tutar yönünden ise, itirazın iptali davası açmak için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra talep edildiği gerekçesi ile davanın tümü ile reddine karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97'nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte başvurunun yapıldığı ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu hâllerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Eldeki dosyada da davacının, dava açılmasından önce davalı sigortaya başvuru yaptığı davacı tarafından ibraz olunan belgeler ile sabit olduğu gibi, davalı tarafın da kabulünde olduğundan, davacının sigortaya başvuru yaptığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Ne var ki; davalı/borçlunun icra takibine itiraz etmekle beraber, itirazının akabinde takibe konu asıl alacağı dava açılmadan önce icra dosyasına yatırdığı anlaşıldığından, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği 1.000,00TL alacağa ilişkin davanın bu gerekçe ile reddi yerine sigortaya başvuru koşuluna ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi doğru değildir. 2-Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi ile talep edilen alacak tutarının reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Somut olayda; davacı ... tarafından 22/03/2024 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı olduğu iddia edilen alacak ile ilgili olarak davalı sigorta şirketi aleyhinde 06/05/2024 tarihinde icra takibi başlattığı, davalının 07/08/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, davacı tarafından takibe itiraz sonrası dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın 10/09/2024 tarihinde tanzim edilmesinden sonra; eldeki itirazın iptali istemli davanın kısmi olarak 06/11/2024 tarihinde açıldığı, davacının bakiye alacak yönünden davasını 06/11/2025 tarihinde ıslah ettiği, dava dilekçesi ile harçlandırılan 1.000,00 TL yönünden kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ne var ki ıslahla artırılan miktar yönünden itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü sürenin, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği, bu sebeple ıslah ile artırılan miktar bakımından hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin ıslah ile arttırılan miktara ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Yukarıda açıklandığı üzere; itirazın iptali istemli olarak açılan davada yerel mahkemece ıslah ile artırılan tutar yönünden bir yıllık hak düşürücü süre dolduğundan bahisle; dava dilekçesi ile talep edilen tutar yönünden ise dava öncesi sigortaya başvuru koşulu gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olup, ıslah ile artırılan tutar yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru ise de; dava dilekçesi ile talep edilen tutar yönünden sigortaya başvuru koşulu gerçekleşmekle beraber, bu tutara ilişkin olarak dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi yönünde hüküm tesis edilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan, davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2. maddesi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının gerekçe itibariyle düzeltilerek yazılı gerekçelerle reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 04/12/2025 tarihli, 2024/740 Esas - 2025/801 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harç ve 144,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 571,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 160,40 TL'nin davacıya iadesine, 4-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 9.389,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 7-Davalı ... Sigorta tarafından yapılan 60,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN II-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 395,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.397,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, IV-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından varsa kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, V-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.